Zafer Partisi Çanakkale İl Başkanı Ahmet Uslu, Türkiye’nin terörle mücadele konusunda kritik bir süreçten geçtiğini belirterek, kamuoyunun süreçle ilgili açık ve net şekilde bilgilendirilmesi gerektiğini savundu. Uslu, yaptığı yazılı açıklamada Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve DEM Parti yönetimine çeşitli sorular yöneltti.
Sürecin kapalı kapılar ardında yürütüldüğünü öne süren Uslu, PKK’nın silah bırakmasının herhangi bir siyasi veya anayasal tavizle ilişkilendirilmemesi gerektiğini ifade etti. Uslu, açıklamasında, “PKK silah bırakacaksa bıraksın. Kayıtsız şartsız bıraksın. Bütün silahlı yapılanmalarını tasfiye etsin. Ancak Türkiye Cumhuriyeti, bir terör örgütünün silah bırakması karşılığında siyasi veya anayasal bir bedel ödemek zorunda değildir. Çünkü silah bırakmak PKK’nın Türkiye’ye yaptığı bir iyilik değil, zaten yerine getirmesi gereken bir zorunluluktur.” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a seslenen Ahmet Uslu, kamuoyunun süreçte hangi konuların görüşüldüğünü bilmek istediğini belirtti. Uslu, anayasa değişikliği, Anayasa’nın ilk dört maddesi, 66. maddedeki vatandaşlık tanımı, yerel yönetimlerin yetkileri, terör suçlarından hüküm giymiş kişiler ve Abdullah Öcalan’ın hukuki durumuna ilişkin herhangi bir düzenlemenin gündemde olup olmadığının açıklanmasını istedi. Uslu, “Bunların hiçbiri yoksa çıkın ve Türk milletinin karşısında açıkça ‘Yoktur’ deyin. Çünkü devlet yönetmek, millete bilmece çözdürmek değildir.” dedi.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye de çağrıda bulunan Uslu, MHP’nin terör konusundaki geçmiş siyasi söylemleri ile bugün ortaya çıkan yaklaşım arasındaki değişimin gerekçesinin kamuoyuna anlatılması gerektiğini savundu. Uslu, “Türk milliyetçileri bu değişimin gerekçesini bilmek istemektedir. Dün terör örgütünün elebaşına yönelik kullanılan ifadeler ortadayken bugün gelinen noktanın siyasi izahı nedir?” ifadelerini kullandı.
Türk milliyetçiliğinin siyasi şartlara göre değişmemesi gerektiğini belirten Uslu, milliyetçiliğin Türk milletinin egemenliğini, üniter devlet yapısını ve Cumhuriyetin temel niteliklerini savunmak anlamına geldiğini söyledi.
Ahmet Uslu, açıklamasında DEM Parti yönetimine de seslenerek, demokratik siyasetin terör örgütlerinden bağımsız yürütülmesi gerektiğini ifade etti. Uslu, “Terörle demokrasi aynı cümlede yan yana gelemez. Silahla siyaset arasında mesafe değil, aşılmaz bir duvar bulunmalıdır.” diyerek, PKK’nın silah bırakmasının Türkiye Cumhuriyeti’nden siyasi taviz talebinin başlangıcı haline gelmemesi gerektiğini savundu.
Açıklamasında özellikle Çanakkale vurgusu yapan Uslu, Çanakkale’nin Türk milletinin bağımsızlık mücadelesindeki yerinin önemine dikkat çekti. Uslu, “Biz bu açıklamayı herhangi bir yerden değil, Çanakkale’den yapıyoruz. Çünkü Çanakkale’nin toprağında bu devletin bağımsızlığı için canını verenlerin emaneti vardır. Buradan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, Devlet Bahçeli’ye ve DEM Parti yönetimine açıkça söylüyoruz: Çanakkale’de kanla savunulan egemenlik, Ankara’da siyasi pazarlık konusu yapılamaz.” ifadelerini kullandı.
PKK’nın silah bırakmasına karşı olmadıklarını belirten Uslu, kendi itirazlarının silah bırakma sürecinin siyasi veya anayasal tavizlerle ilişkilendirilmesi ihtimali olduğunu söyledi. Uslu, açıklamasında, “PKK’nın silah bırakmasına kimse karşı değildir. Bizim karşı olduğumuz şey, PKK’nın silah bırakmasının Türkiye Cumhuriyeti’nden siyasi veya anayasal taviz almak için kullanılma ihtimalidir. Türk milleti bunu bilmek zorundadır.” dedi.
Zafer Partisi olarak süreci takip edeceklerini belirten Ahmet Uslu, Türkiye Cumhuriyeti’nin üniter yapısının, milli devlet niteliğinin ve egemenliğinin tartışmaya açılmasına karşı siyasi ve hukuki mücadelelerini sürdüreceklerini ifade etti.
Uslu, açıklamasının sonunda şu ifadeleri kullandı;
Uslu, açıklamasını “Kamuoyuna saygıyla duyurulur” sözleriyle tamamladı.
(HABER MERKEZİ)