İYİ Parti Çanakkale Milletvekili ve TBMM Kâtip Üyesi Rıdvan Uz, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmayla son dönemin en dikkat çekici siyasi çıkışlarından birine imza attı. Son günlerde kamuoyunda yoğun şekilde tartışılan “devlet aklı” kavramını gündemine alan Uz, iktidar sıralarına dönerek yaptığı eleştiriler ve Çanakkale’den verdiği tarihi örnekle Genel Kurul’da dikkatleri üzerine çekti.
Millet iradesi, hukuk, adalet ve liyakat vurgusunun öne çıktığı konuşma, Meclis kürsüsünden verilen güçlü mesajlar arasında yer aldı.
Konuşmasına İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun devlet aklı üzerine yaptığı değerlendirmeleri hatırlatarak başlayan Rıdvan Uz, devlet aklının ne olması gerektiğini şu sözlerle anlattı: “Bugün Sayın Genel Başkanımız Müsavat Dervişoğlu'nun devlet aklıyla ilgili yapmış olduğu Meclis konuşmasına değinmek istiyorum, o konuyla ilgili konuşmak isterim. Devlet aklı demek, merkezinde millet olan ve rızasını yani milletin rızasını barındıran, hukukun, liyakatin, adaletin tam ve kâmil bir şekilde işletilmesi demektir. Devlet aklı demek; devlet ebet müddet yani sonsuza kadar yaşayacak Türk devlet gelenek, görenek, örf ve siyaset felsefesinin millet adına işleyişi ülküsüdür. Devlet sadece bir toprak parçasından ibaret değildir; önemli olan, üzerinde yaşayacak egemen güç, millet varlığıdır. Millet var ise devlet vardır. Bu sebeple, millet olmadan devlet olmayacağı gibi millet aklından arınmış bir devlet aklı da yoktur.”
Konuşmasının devamında “devlet aklı” kavramının son yıllarda farklı amaçlarla kullanıldığına dikkat çeken Uz, sert ifadeler kullandı.
“Bugün ise devlet aklı sisli bir kavram hâline getirilmiştir, bu sisin her türlü günahın üstünü örtmek için kullanılması kabul edilemez.
Biz, nasıl ki bu meseleye sadece bir parti meselesi olarak bakmıyorsak iktidar da ömrünü uzatmak için bir aparat olarak bakmamalıdır.”
Bu sözlerin ardından doğrudan iktidar sıralarına seslenen Uz, Türkiye’de yaşandığını savunduğu sorunları tek tek sıraladı.
Meclis Genel Kurulu’nda dikkatlerin yoğunlaştığı bölümde Rıdvan Uz, iktidar milletvekillerine hitaben şu ifadeleri kullandı:
“Ben burada iktidar partisi vekillerine seslenmek istiyorum:
Bu, bir devlet aklı değildir, devlet aklından bahsedemeyiz.”
Rıdvan Uz’un bu sözleri Genel Kurul’da dikkatle takip edilirken, konuşmanın en çarpıcı bölümü ise Çanakkale örneğiyle geldi.
Konuşmasının son bölümünde Çanakkale ruhunu anlatan bir hikâyeye yer veren Uz, devletin ve milletin emanetine sahip çıkmanın ne anlama geldiğini Hafız Hasan isimli kahraman asker üzerinden anlattı.
“Bakın, Çanakkale'de savaşların cereyan ettiği bir ortamda Hafız Hasan diye bir askerimize nöbet mahallinde komutanı diyor ki:
‘İsterseniz sabaha kadar Kur'an okuyun ama ne olur burada uyumayın; bizim için çok kıymetli. Burada uyursanız, düşmana geçit verirseniz ülkemiz çok büyük sıkıntıya girer, toprakları kaybederiz; sizin uyanık olmanız lazım.’
Bunun üzerine o asker sabaha kadar uyumaz, sabah beşte İngiliz gemilerinden atılan ilk top mermisiyle orada şehit düşer.
Şehit düştüğü ortamın akabinde oradaki şehitleri ve yaralıları almak üzere gelen arkadaşları şehit Hafız Hasan'ın elinden silahını alamaz. Gözleri açıktır ve silahını teslim etmez.
Bir türlü alamadıkları için en sonunda komutanı davet ederler; komutanı gelir:
‘Evladım, vatan artık emin ellerde, silahını verebilirsin.’
der, bunun üzerine o silah teslim edilir.”
Rıdvan Uz, konuşmasını Meclis kürsüsünden verdiği güçlü mesajla tamamladı:
“Şunu söylemek istiyorum sonuç olarak:
TBMM Genel Kurulu’nda yapılan bu konuşma, devlet aklı tartışmalarının sürdüğü bir dönemde dikkat çekici mesajlar içermesi nedeniyle öne çıktı. Millet iradesi, adalet, hukuk ve liyakat vurgusunun yanı sıra, Çanakkale ruhuna yapılan göndermeler ve “Emin olmadan silahı veremeyiz” sözleri, konuşmanın en çok dikkat çeken bölümleri arasında yer aldı.
(YUSUF SONKURT)