yandexmetrikacounter
Uz’dan Devlet Aklı Çıkışı: “Millet Unutulur | Çanakkale Olay

Uz’dan Devlet Aklı Çıkışı: “Millet Unutulursa Devlet Kalmaz”

“Devlet aklı demek, merkezinde millet olan ve milletin rızasını barındıran anlayıştır” diyen Rıdvan Uz, TBMM kürsüsünden iktidara sert sözlerle yüklendi. “Yönettiğiniz bu devlette adalete güven yüzde 12’ye düşmüş” ifadelerini kullanan Uz, konuşmasını Çanakkale kahramanı Hafız Hasan’ın hikâyesiyle tamamlayarak, “Emin olmadan demokrasiden, adaletten ve cumhuriyetten vazgeçemeyiz” mesajı verdi.

126

İYİ Parti Çanakkale Milletvekili ve TBMM Kâtip Üyesi Rıdvan Uz, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmayla son dönemin en dikkat çekici siyasi çıkışlarından birine imza attı. Son günlerde kamuoyunda yoğun şekilde tartışılan “devlet aklı” kavramını gündemine alan Uz, iktidar sıralarına dönerek yaptığı eleştiriler ve Çanakkale’den verdiği tarihi örnekle Genel Kurul’da dikkatleri üzerine çekti.

Millet iradesi, hukuk, adalet ve liyakat vurgusunun öne çıktığı konuşma, Meclis kürsüsünden verilen güçlü mesajlar arasında yer aldı.

“Devlet aklı milletin rızasını esas alır”

Konuşmasına İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun devlet aklı üzerine yaptığı değerlendirmeleri hatırlatarak başlayan Rıdvan Uz, devlet aklının ne olması gerektiğini şu sözlerle anlattı: “Bugün Sayın Genel Başkanımız Müsavat Dervişoğlu'nun devlet aklıyla ilgili yapmış olduğu Meclis konuşmasına değinmek istiyorum, o konuyla ilgili konuşmak isterim. Devlet aklı demek, merkezinde millet olan ve rızasını yani milletin rızasını barındıran, hukukun, liyakatin, adaletin tam ve kâmil bir şekilde işletilmesi demektir. Devlet aklı demek; devlet ebet müddet yani sonsuza kadar yaşayacak Türk devlet gelenek, görenek, örf ve siyaset felsefesinin millet adına işleyişi ülküsüdür. Devlet sadece bir toprak parçasından ibaret değildir; önemli olan, üzerinde yaşayacak egemen güç, millet varlığıdır. Millet var ise devlet vardır. Bu sebeple, millet olmadan devlet olmayacağı gibi millet aklından arınmış bir devlet aklı da yoktur.”

“Devlet aklı adı altında her şeyin üzeri örtülemez”

Konuşmasının devamında “devlet aklı” kavramının son yıllarda farklı amaçlarla kullanıldığına dikkat çeken Uz, sert ifadeler kullandı.

“Bugün ise devlet aklı sisli bir kavram hâline getirilmiştir, bu sisin her türlü günahın üstünü örtmek için kullanılması kabul edilemez.

Biz, nasıl ki bu meseleye sadece bir parti meselesi olarak bakmıyorsak iktidar da ömrünü uzatmak için bir aparat olarak bakmamalıdır.”

Bu sözlerin ardından doğrudan iktidar sıralarına seslenen Uz, Türkiye’de yaşandığını savunduğu sorunları tek tek sıraladı.

AK Parti sıralarına dönerek konuştu: “Bu devleti siz yönetiyorsunuz”

Meclis Genel Kurulu’nda dikkatlerin yoğunlaştığı bölümde Rıdvan Uz, iktidar milletvekillerine hitaben şu ifadeleri kullandı:

“Ben burada iktidar partisi vekillerine seslenmek istiyorum:

  • Yönettiğiniz bu devlette adalete güven yüzde 12'ye düşmüş.
  • Yönettiğiniz bu devlette terör örgütü elebaşı meşru muhatap hâline getirilmiş.
  • Yönettiğiniz bu devlette sandık sonucunun geçerliliği ortadan kalkmış.
  • Yönettiğiniz bu devlette makamlar, mevkiler, koltuklar liyakat yerine eş dost ve çevrenize göre dağıtılır hâle gelmiş.
  • Yönettiğiniz bu devlette muhafazakârlık adına aile kurumu yok edilmiş.
  • Yönettiğiniz bu devlette milliyetçilik adına millet düşmanlarının değirmenine su taşınır hâle gelmiş.
  • Yönettiğiniz bu devlette dinimiz adına yola çıkıp gençlik deizm bataklığında kaybolmuş.

Bu, bir devlet aklı değildir, devlet aklından bahsedemeyiz.”

Rıdvan Uz’un bu sözleri Genel Kurul’da dikkatle takip edilirken, konuşmanın en çarpıcı bölümü ise Çanakkale örneğiyle geldi.

122608_wuciwug_5a9398ba_uz-dan-devlet-a.jpeg

Çanakkale’den gelen hikâye Meclis’i sessizliğe bürüdü

Konuşmasının son bölümünde Çanakkale ruhunu anlatan bir hikâyeye yer veren Uz, devletin ve milletin emanetine sahip çıkmanın ne anlama geldiğini Hafız Hasan isimli kahraman asker üzerinden anlattı.

“Bakın, Çanakkale'de savaşların cereyan ettiği bir ortamda Hafız Hasan diye bir askerimize nöbet mahallinde komutanı diyor ki:

‘İsterseniz sabaha kadar Kur'an okuyun ama ne olur burada uyumayın; bizim için çok kıymetli. Burada uyursanız, düşmana geçit verirseniz ülkemiz çok büyük sıkıntıya girer, toprakları kaybederiz; sizin uyanık olmanız lazım.’

Bunun üzerine o asker sabaha kadar uyumaz, sabah beşte İngiliz gemilerinden atılan ilk top mermisiyle orada şehit düşer.

Şehit düştüğü ortamın akabinde oradaki şehitleri ve yaralıları almak üzere gelen arkadaşları şehit Hafız Hasan'ın elinden silahını alamaz. Gözleri açıktır ve silahını teslim etmez.

Bir türlü alamadıkları için en sonunda komutanı davet ederler; komutanı gelir:

‘Evladım, vatan artık emin ellerde, silahını verebilirsin.’

der, bunun üzerine o silah teslim edilir.”

“Emin olmadan demokrasiden, adaletten ve cumhuriyetten vazgeçemeyiz”

Rıdvan Uz, konuşmasını Meclis kürsüsünden verdiği güçlü mesajla tamamladı:

“Şunu söylemek istiyorum sonuç olarak:

  • Emin olmadan biz silahı veremeyiz.
  • Emin olmadan demokrasiden, adaletten ve cumhuriyetten vazgeçemeyiz.
  • Emin olarak haksızlık karşısında ölsek de teslim olamayız diyor, Gazi Meclisimizi saygıyla selamlıyorum.”

Siyasi gündemin en çok konuşulan konuşmalarından biri olmaya aday

TBMM Genel Kurulu’nda yapılan bu konuşma, devlet aklı tartışmalarının sürdüğü bir dönemde dikkat çekici mesajlar içermesi nedeniyle öne çıktı. Millet iradesi, adalet, hukuk ve liyakat vurgusunun yanı sıra, Çanakkale ruhuna yapılan göndermeler ve “Emin olmadan silahı veremeyiz” sözleri, konuşmanın en çok dikkat çeken bölümleri arasında yer aldı.

(YUSUF SONKURT)
Paylaş