Küresel Astım Girişimi (GINA), 2026 yılı Dünya Astım Günü temasını “Astımı olan herkes için antiinflamatuar inhalerlere erişim – hâlâ acil bir ihtiyaç” olarak belirledi. Bu kapsamda açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Uğur Gönlügür, astımın sadece bireysel bir sağlık sorunu değil, toplumsal ve ekonomik sonuçları olan ciddi bir kronik hastalık olduğunu vurguladı.
Dünya genelinde her yıl 450 binden fazla kişinin astım nedeniyle hayatını kaybettiğini belirten Prof. Dr. Gönlügür, bu ölümlerin büyük bir kısmının doğru tedavi ve düzenli ilaç kullanımıyla önlenebileceğini ifade etti. Astım ataklarının; hava yollarının daralması, duvarların şişmesi ve balgam birikimiyle karakterize olduğunu hatırlatan uzman isim, bu sürecin nefes darlığı, öksürük ve hırıltı ile yaşamı tehdit edebileceğini belirtti.
Astım tedavisinde yapılan en büyük hatalardan birinin ilaç kullanımıyla ilgili olduğunu söyleyen Gönlügür şu teknik detaylara dikkat çekti;
Prof. Dr. Gönlügür, astıma bağlı ölümlerin %96'sının düşük ve orta gelirli ülkelerde görüldüğünü belirterek, temel ilaçlara erişimdeki küresel eşitsizliğe vurgu yaptı. Sağlık otoritelerinin ve ilaç sektörünün, bu hayat kurtarıcı tedavileri herkes için karşılanabilir kılması gerektiğini ifade etti.
Ülkemizde astım ilaçlarına erişimin genel olarak mümkün olduğunu belirten Gönlügür, asıl sorunun "tedaviye uyum" olduğunu söyledi;"İlaçların doktor önerisi olmadan bırakılması, hastalığın kontrolsüz hale gelmesine yol açar. Hastaların inhaler cihazlarını doğru teknikle kullanmayı öğrenmeleri ve sigara dumanından uzak durmaları hayati önem taşır" dedi.
Doğru tedavi edilen astımın bir engel olmadığını hatırlatan Prof. Dr. Uğur Gönlügür, astımı iyi kontrol edilen bireylerin günlük yaşamlarına devam edebileceğini, hatta profesyonel spor bile yapabileceğini belirterek sözlerini şöyle tamamladı: "Astımda doğru tedaviye erişim bir ayrıcalık değil, temel bir haktır" ifadelerine yer verdi.
(ERHAN TAYLAN)