Çanakkale’nin tanınmış terzilerinden Truva Terzi’nin deneyimli çalışanı Yücel Türkoğlu, tekstil sektörünün güncel durumuna, karşılaşılan yapısal zorluklara ve piyasa koşullarına dair önemli açıklamalarda bulundu. Sektöre giriş süreçlerinden dijitalleşmenin getirdiği rekabet koşullarına, iş gücü maliyetlerinden çıraklık kültürünün yok oluşuna kadar pek çok konuya değinen Türkoğlu, küçük esnafın ayakta kalabilmesi için devlet desteğinin ve yapılandırmaların şart olduğunu vurguladı.
Mesleğe başlama süreçlerini aktaran Yücel Türkoğlu, asıl mesleklerinin dericilik olduğunu ve İstanbul ile Çanakkale’de bu alanda çalıştıklarını belirtti. 2010 yılında deri piyasasındaki gerileme ve Çanakkale’deki iş elbisesi açığı üzerine bu sektöre yöneldiklerini ifade eden Türkoğlu, süreci şu sözlerle özetledi; "2010’da geçtik. İstanbul’a gidip gelmekten dolayı, sezonluktu deri çalıştığımız atölyeler. Deri piyasası Türkiye genelinde bozulunca mecburen biz de... Bir de Çanakkale’de bu boşluğu gördük iş elbiselerinde. [...] Elimizden de geldiği için kendimizi biraz daha geliştirerek bu mesleğe yöneldik" şeklinde ifade ederken, Çanakkale piyasasında promosyon, reklam ve tişört talebinin o dönem yeni hareketlendiğini belirten Türkoğlu, işletmeye üç ortak olarak başladıklarını ancak şu an iki ortak olarak faaliyetlerine devam ettiklerini aktardı.
Sosyal medyadan ve iş dünyasından takip ettiği gelişmeler doğrultusunda, içinde bulunulan 2026 yılının tekstil sektörü için son derece zorlu geçeceğinin daha önceden öngörüldüğünü belirten Türkoğlu, artan maliyetlere dikkat çekti;"Geçen yıl da 2026’nın çok zor geçeceğini söylüyorlardı; işte bu maliyetlerden, tekstilde özellikle kiraların artışından... Bir iş yeri için kira ve işçi maliyetleri yüksek" olduğundan bahseden Türkoğlu, yerel piyasada sınırlı bir iş potansiyeliyle çalıştıklarını ifade ederek, Çanakkale’nin küçük bir il olması nedeniyle sürümün az olduğunu ve büyük işletmelerin gösterilecek kadar az bulunmadığını ifade etti.
İnternet üzerinden yapılan satışların kayıt dışı istihdam ve düşük maliyetler nedeniyle haksız rekabete yol açtığını savunan Türkoğlu, kendi işletmelerindeki tüm çalışanların sigortalı olduğunu vurgulayarak, "İnternetle biz yarışıyoruz diyebilirim. Çünkü neden? Biz kaçak eleman çalıştıramıyoruz. İşletmemizde görev yapan 9 personelin tamamı sigortalı. Ancak maalesef İstanbul'da, Konya'da ve diğer büyükşehirlerde merdiven altı üretim yapan işletmeler kayıt dışı personel çalıştırabiliyor. Bu da maliyetleri ciddi anlamda düşürüyor ve bizim gibi kurallara uygun çalışan işletmeleri dezavantajlı duruma getiriyor" ifadelerini kullandı.
Büyükşehirlerdeki bazı üreticilerin satış mağazası dahi bulunmadığını, kapalı atölyelerde üretim yaparak ürünlerini yalnızca internet üzerinden daha düşük fiyatlarla satışa sunduklarını belirten Türkoğlu, bu nedenle oluşan maliyet farklarının sektördeki en büyük sorunlardan biri olduğunu dile getirdi.
İstanbul gibi büyükşehirler ile Çanakkale arasındaki iş gücü sürekliliğini karşılaştıran Türkoğlu, Çanakkale’de iş potansiyelinin düşük olması sebebiyle personeli yılın tamamında tutmak zorunda kaldıklarını açıkladı; "Burada iş potansiyeli çok olmadığı için eleman, iş olsa da olmasa da biz elemana 12 ay bakmak zorundayız. En büyük maliyetimiz bu. Ama İstanbul’daki adam ne yapıyor? Bugün iş varsa seni çalıştırıyor, iş bitti bir hafta veya bir ay, ondan sonra 'iş bitti' diyor, gönderiyor. Ama ilan astığı zaman ertesi gün veya aynı saatte eleman bulabiliyor. Bizim burada bulma şansımız o kadar, hazır eleman bulma şansımız yok" ifade etti.
Kurumlar ve belediyelerle tamamen faturalı çalıştıklarını, kayıt dışı hiçbir faaliyetlerinin bulunmadığını belirten Yücel Türkoğlu, büyük firmaların çeşitli vergi avantajlarından yararlanabildiğini, buna karşın küçük esnafın artan vergi yükü altında ayakta kalmaya çalıştığını söyledi. Kamudan alacaklarını çoğu zaman zamanında tahsil edemediklerini dile getiren Türkoğlu, buna rağmen vergi ödemelerinde herhangi bir esneklik tanınmadığını belirterek, "Yaptığımız işin parasını ay sonunda hemen alamıyoruz. Devlet ise vergiyi günü geldiğinde istiyor. Ödeyemediğiniz zaman da faiz işletiliyor. Biz de 'Ödememiz gecikti çünkü alacağımızı geç aldık' deme şansına sahip olamıyoruz. Devlet geç ödeme yaptığında bunun faizini soramıyoruz" ifadelerini kullandı.
Türkoğlu, açıklamasının devamında küçük esnafın ayakta kalabilmesi için vergi, stopaj ve yapılandırma uygulamalarında daha fazla kolaylık sağlanması gerektiğini vurgulayarak, bu yönde atılacak adımların üretimi ve istihdamı da olumlu etkileyeceğini dile getirdi.
İnternette yapılan hazır stoklu satışlardan farklı olarak tamamen siparişe dayalı butik üretim gerçekleştirdiklerini belirten Yücel Türkoğlu, müşterilerin farklı renk, beden ve model taleplerini karşılayabilmek için oldukça geniş bir ürün yelpazesiyle çalıştıklarını söyledi. Üretim süreçlerinin tamamen müşteri taleplerine göre şekillendiğini ifade eden Türkoğlu, "Biz sipariş üzerine çalışıyoruz. Bizde stok yok. Müşterinin hangi rengi isteyeceğini önceden bilemeyiz. Sadece bir ürün grubunda 52 farklı renk seçeneğimiz var. Bunu Small'dan 3XL'a kadar 6 farklı bedenle çarptığınızda tek bir model için 312 farklı ürün ortaya çıkıyor. Bunların tamamını stokta bulundurmak mümkün değil" ifadelerini kullandı.
İnternet üzerinden satış yapan birçok üreticinin belirli standart kalıplarda pantolon ve tişört üretimi gerçekleştirdiğini belirten Türkoğlu, kendi işletmelerinde ise müşterilerin ihtiyaçlarına göre tüm iş elbiselerini özenle hazırladıklarını dile getirdi. Üretimde pamuklu kumaş ve reflektör gibi kaliteli malzemeler kullandıklarını vurgulayan Türkoğlu, özellikle Çanakkale gibi daha küçük şehirlerde kalite ve güvene dayalı müşteri ilişkilerinin işletmeler için en önemli unsur olduğunu ifade etti.
Tüketicilerin internet alışverişlerinde fiyatı sorgulamadan satın alma yaptığını, ancak aynı ürünü yerel esnaftan alırken indirim talep ettiğini belirten Yücel Türkoğlu, bu yaklaşımın küçük işletmeleri zor durumda bıraktığını söyledi. Bu durumu örneklerle anlatan Türkoğlu, "İnternetten alıyorlar, pazarlık yok, bir şey yok, fiyat neyse alıyor. Ama buraya geliyor, aynı malı aynı fiyata söylüyorsun, 'Abi bize iskonto yok mu, bize ne olur?' diye soruyor. Ben de 'Kaç tane alacaksın?' diyorum. 'Bir tane alacağım' cevabını veriyor. Şimdi bir tane ürünün iskontosu olur mu?" ifadelerini kullandı.
Büyük fabrika satış mağazalarında, zincir marketlerde ya da internet alışverişlerinde pazarlık yapılmadığına dikkat çeken Türkoğlu, buna rağmen yerel esnaftan sürekli indirim beklenmesinin hem ticari sürdürülebilirliği zorlaştırdığını hem de küçük işletmeler üzerinde ilave bir baskı oluşturduğunu dile getirdi.
Sektörün en büyük yapısal sorununun alttan eleman yetişmemesi olduğunu vurgulayan Türkoğlu, gençlerin artık terzilik mesleğini tercih etmediğini, kuaförlük, oto tamiri veya berberlik gibi alanlara yöneldiğini söyledi. Kendi dönemlerindeki çıraklık ilişkisi ile günümüz beklentilerini karşılaştırdı; "Bizim zamanımızda çıraklığımızda şu vardı; babamız götürüyordu, 'eti senin kemiği benim' derdi. Sen 'ne haftalık alacağım' veya 'ne maaş alacağım, sigorta şu' yoktu. Ama buraya adam geliyor veya getiriyor; 'Ne vereceksin? Sigorta yapacak mısın? Yemek verecek misin? Servisiniz var mı?' [...] Ben ustamın yanında 8 yıl çalıştım, bir gün sigortam olmadı. [...] Ama oradaki öğrendiğim meslekle, tecrübeyle şimdi burada ekmek yiyorum" dedi.
Gençlerin bir mesleği öğrenmek için öncelikle sabırlı olması ve fedakarlık yapması gerektiğini belirten Türkoğlu, iş öğrenme sürecinin başında sadece maddi şartların sorgulanmasının sektörel gelişimi tıkadığını ifade etti.
Teknolojik gelişmeleri yakından takip ettiklerini ve Çanakkale'de en gelişmiş makine parkurlarından birine sahip atölyeler arasında yer aldıklarını belirten Yücel Türkoğlu, yeni iş kurmayı planlayan gençlere sabırlı olmaları yönünde tavsiyelerde bulundu. Başarının kısa sürede elde edilemeyeceğine dikkat çeken Türkoğlu, "Sabırlı olmak lazım. Sabırlı olursanız bir yerlere gelebilirsiniz. Yeni bir işi açtığınız zaman hemen para kazanacaksınız diye bir şey yok. En az bir yıl hiçbir beklentiye girmemek gerekiyor. İlk yıl çoğu zaman işletme sadece kendi giderlerini karşılayabilir. Müşteri potansiyeli zamanla oluşur, bu süreç bir anda gerçekleşmez" ifadelerini kullandı.
Yaklaşık 16 yıldır iş kıyafetleri üretimi yaptıklarını hatırlatan Türkoğlu, kaliteli üretim anlayışından taviz vermeden, teknolojik yatırımlarını sürdürerek ve müşterileriyle güvene dayalı güçlü ilişkiler kurarak bugünlere ulaştıklarını vurguladı.
Haber ve Fotraflar: Zehra Demirdöven
(HABER MERKEZİ)