6 Mart 2026 tarihinde 8 Mart Kadın Platformu tarafından halka el ilanı dağıtımı gerçekleştirildi. Halk, kadınların sesini duyurabilmek adına 8 Mart Pazar günü saat 14.00’te eski salı pazarında toplanarak iskele meydanına doğru gerçekleştirilecek yürüyüşe davet edildi.
8 Mart Kadın Platformu, 12.00 – 16.00 saatleri arasında cuma pazarında gerçekleştirilen faaliyette stant açılış konuşmasını gerçekleştirirken geçmişten bugüne, emek, eşitlik ve özgürlük mücadelesi uğruna hayatını kaybeden kadınların mücadelesini selamladıklarını dile getirdi. Daha sonrasında açılış konuşmalarına şu sözlerle devam etti: “Şiddete, eşitsizliğe, sömürüye, baskılara, savaşlara, otoriterliğe karşı sesimizi yükseltiyor; dünden aldığımız güçle tüm kadınları örgütlü mücadeleye çağırıyoruz. Her yıl olduğu gibi bu yılda kadınlar talepleriyle alanlarda olacaklar.
İstanbul Sözleşmesi ve 6284 Sayılı Yasa'nın etkin bir şekilde uygulanması, kadına yönelik şiddetin önlenmesi için ALANLARDAYIZ!
Güvenceli iş, güvenli gelecek demek için, insanca yaşamaya yetecek ücret için ALANLARDAYIZ!
Kadın yoksulluğunu derinleştiren politikalara son verilmesi, kadın istihdamını artıracak sosyal politikaların hayata geçirilmesi için ALANLARDAYIZ!
Çalışma hayatında kadına yönelik her türlü ayrımcılığın son bulması, esnek çalışma biçimlerine, cinsiyetçi iş bölümüne, ücret eşitsizliğine karşı sözümüzü örgütlemek için ALANLARDAYIZ!
Yetki ve karar mekanizmalarında eşit temsiliyet sağlanması için ALANLARDAYIZ!
Kadın istihdamının önündeki engellerden olan çocuk, hasta, yaşlı, engelli bakımının kamusal hizmet olarak sunulması, ev işlerini kadının üstünden alacak sosyal politikaların yapılması ve hayata geçirilmesi için ALANLARDAYIZ!
Tam zamanlı, ücretsiz, nitelikli ve anadilinde hizmet veren kamu kreşlerinin açılması için ALANLARDAYIZ!
8 Mart'ın kadınlar için ücretli izin günü sayılması için ALANLARDAYIZ!
Kadınlar ve LGBTİ+'lara yönelik her türlü ayrımcılığı ve şiddeti önleyen yasal düzenlemeler yapılması için, Kadın Bakanlığı kurulması, toplumsal cinsiyet eşitliği politikalarının yapılması ve hayata geçirilmesi için ALANLARDAYIZ!
Eşit ve özgür olduğumuz, sömürünün baskının ortadan kaldırıldığı bir gelecek için ALANLARDAYIZ!
Hayatlarımıza sahip çıkmak için ALANLARDAYIZ!
Savaş ve işgal politikalarına geçit vermemek için, barış içinde bir arada yaşamak için ALANLARDAYIZ!
Demokratik ve laik bir ülke için ALANLARDAYIZ!
Doğamıza ve yaşam alanlarımıza sahip çıkmak için ALANLARDAYIZ!
Tüm kadınları, gökkuşağı gibi tüm renklerimizle bir arada olmaya, haklarımıza ve yaşamlarımıza sahip çıkmaya çağırıyoruz.”
8 Mart Kadın Platformu; yoksulluk, işsizlik, kadın işsizliği ve esnek çalışma saatleri gibi konulara da değinerek şu açıklamalarda bulundu: “Yoksulluk derinleştikçe, şiddet artıyor. Evde, sokakta, iş yerinde kadınları hedef alıyor. Bu şiddet nafaka gaspından 6284’ün uygulanmamasına, cezasızlık politikalarından kadınların yaşam alanlarının daraltılmasına kadar uzanıyor. Barınacak ev bulamayacak geçim sıkıntısı içinde olması şiddet dolu evliliğe daha çok mahkûm ediyor, eğitimini parasız sürdürememesi ailesinin şiddetine mahkûm bırakıyor. Bu yüzden yoksulluk, kadınlar için doğrudan bir şiddet meselesi. Her gün yoksulluğu yeniden üreten, kadınların emeğini ucuzlatan, çocukların bedenlerini çürüten bu düzene itirazımız var.”
“Aile on yılı adı altında kadınları esnek, ucuz, emeklilik haklarından yoksun bırakacak güvencesiz çalışma yaygınlaştırılıyor. Kadınlar için iş bulmak zorlaşıyor, bu da kötü çalışma koşullarına daha çok razı olmayı getiriyor. Esnek çalışma, kadınlara “kolaylık” diye sunulurken, gerçekte daha düşük ücret, daha uzun mesai ve daha fazla denetim anlamına geliyor.
Belediyelere ait kreş hizmetleri hedef alınıyor. Çocuk bakımı kamunun değil ailenin, ailede de kadının sırtına yıkılıyor. Sonuç ise çocuğunun üzerine kapıyı kilitleyip çıkan anneler, evde yalnız kaldığı için yanarak ölen çocuklar, kadınların tam zamanlı istihdamdan zorunlu kopuşu oluyor.”
Fiziksel, psikolojik, cinsel ve ekonomik şiddete, kadın cinayetlerine karşı etkin önlemlerin alınmasını talep eden Platform, bu konuyla alakalı taleplerini de şu sözlerle ifade etti: “7/24 çalışacak etkin bir Alo Şiddet Hattı, her 100 bin nüfusa en az bir sığınak, her 200 bin nüfusa en az bir cinsel şiddet kriz merkezi açılarak şiddetle ilgili ulusal mücadele ağı bir an önce kurulmasını istiyoruz.
Fiziksel, psikolojik, cinsel ve ekonomik şiddete, kadın cinayetlerine karşı etkin önlemlerin alınmasını istiyoruz.
İstanbul Sözleşmesi’nin feshinin iptal edilmesini, 6284 sayılı yasanın etkin uygulanmasını, kazanımlarımızı hedef alan nafakanın kaldırılmasını, “boşanma arabuluculuğu” saldırılarının son bulmasını istiyoruz. İstanbul Sözleşmesi yaşatır.”
Kaynak: Eylül Koçak
(YUSUF SONKURT)