Çanakkale emlak piyasası, değişen mevzuatlar ve ekonomik gelişmelerin etkisiyle yeni bir döneme girdi. Rookz Türkyapı Gayrimenkul Uzmanı Mustafa Alptuğ Akkoca, kentte yatırımcıların yöneldiği bölgelerden konut fiyatlarına, kiralık piyasasından yatırım tavsiyelerine kadar emlak sektöründeki son tabloyu gazetemiz Çanakkale Olay okurları için değerlendirdi.
“Yatırımcı konuta yöneldi”
Son dönemde tarım arazilerinde bağ evi ve tiny house yapımına ilişkin düzenlemelerin yatırım tercihlerini değiştirdiğini belirten Akkoca, konut talebinde belirgin bir artış yaşandığını söyledi. Akkoca “Daha önce tiny house veya bağ evi yapma niyetiyle tarla, arazi, arsa alan kişiler bu tercihlerinden vazgeçerek konut, müstakil konut gibi yönelimlere döndüler. Bu da zaten hâlihazırda konut yatırımcısının olmasıyla beraber konut taleplerinin daha artmasına sebebiyet verdi. Tarla, arsa, arazi satışları azalırken konut satışları eskisinden daha iyi halde şu an.” diye konuştu.
“Her yatırımcı farklı bölgeyi tercih ediyor”
Çanakkale’nin farklı beklentilere hitap eden zengin bir coğrafyaya sahip olduğunu ifade eden Akkoca, tatil amacıyla yatırım yapanların Assos, Geyikli, Tavaklı, Dalyan ve adaları tercih ettiğini; doğayla iç içe yaşam isteyenlerin ise Bayramiç’e yöneldiğini söyledi.
Sanayi bölgelerine yakın olmak isteyenlerin Biga, Karabiga ve Gelibolu’nun güneyindeki yerleşim alanlarını tercih ettiğini belirten Akkoca, daha uygun fiyatlı yatırım arayanlar için Çan’ın da öne çıktığını dile getirerek; Gökçeada’nın son yıllarda ilgi gördüğünü, Bozcaada’nın ise metrekare fiyatlarında Türkiye’nin en yüksek seviyelerine ulaştığını ifade etti.
“Yatay mimari tercih edilmeli”
Çınarlı ve Karacaören başta olmak üzere gelişen bölgelerde imar hareketliliğinin sürdüğünün altını çizen Akkoca, yeni yapılaşmanın yatay mimari anlayışıyla ilerlemesi gerektiğini söyledi. Akkoca ““Belki o bölgedeki imar devam edecekse eğer, yatay mimariyle devam etmesi durumunda yine bölgede talebi karşılayacak konutların yapılmasını da sağlayacaktır. Buraya gelen insanlar beton yığınları değil de daha yatay mimari olan yerler görmelerinin de ben emlak sektörü için de faydalı olacağını düşünüyorum.” dedi.
Akkoca, Sarıcaeli, Saraycık, Karacaören sırtları, Kepez, Özbek, Musaköy ile Çınarlı bölgesindeki Yağcılar ve Kalabaklı köylerinin gelecekte değer kazanabilecek bölgeler arasında yer aldığını söyledi.
“Altın yükseldi, konut avantajını korudu”
Konut fiyatlarının nominal olarak artsa da reel anlamda durağanlaştığını ifade eden Akkoca, bunun en dikkat çekici örneğinin altınla yapılan karşılaştırma olduğunu belirterek, şunları söyledi:
“2016 yılında Çanakkale merkezde 2+1 100 metrekare ortalama bir daire almak için gramı 130 lira olan dönemde 1,5 kiloya yakın bir altın harcamak gerekiyordu. Bugüne geldiğimizde, 10 yıllık sürecin sonunda, 2026’ya baktığımızda altının bu kadar yükselmesine rağmen bugün hala konut almak avantajlı. Çünkü bugün aynı daireyi Çanakkale’de merkezde 6 milyon liraya alabiliriz. Bugün baktığımızda altının gramı 6 bin lira ortalama. Yani 1 kilo altınla bugün vatandaşlarımız 100 metrekare bir daire alabiliyorlar. Bu da fiyatların reel değerde durağanlaştığını gösteriyor.”
“İmkânı olan aileler 1+1 daire alsın”
Kiralık konut piyasasının dönemsel olarak değiştiğini söyleyen Akkoca, “Ocak, Şubat ve Haziran aylarında ev bulmak daha kolay. Ağustos ve Eylül aylarında ise daha zor. Asker ve memurlar ağırlıklı olarak Esenler ve Karacaören mahallelerini tercih ediyor. Öğrenciler ise Tekzen bölgesi, Hamidiye Mahallesi, Barbaros Mahallesi ile adliye ve üniversite çevresindeki 1+1 dairelere yöneliyor.” dedi.
Akkoca, Çanakkale’de üniversite eğitimi görecek öğrencilerin ailelerine de önemli bir tavsiyede bulunarak, imkânı olanların kira ödemek yerine 1+1 daire satın almalarının daha doğru bir yatırım olacağını söyledi. Akkoca böylelikle eğitim sürecinin sonunda satılabilecek bu dairelerin hem kira yükünü ortadan kaldıracağını hem de aileler için mantıklı bir yatırım olacağını dile getirdi.
Haber-Fotoğraf: Simay Yıldırım
(HADİYE AYŞE İRİM)