Yeni bir koltuk takımı bakmaya başlayınca ilk durak çoğu zaman fiyat sayfası oluyor. Aynı renkte, hatta birbirine oldukça yakın görünen iki takım arasında beklenenden büyük bir fark çıkabiliyor. Bunun sebebi yalnızca tasarım değil. Kumaşın türü, iskelet, sünger, takımın parça sayısı ve açılır mekanizma gibi ayrıntılar rakamı değiştiriyor. Koltuk takımı fiyatları incelenirken etikete bakıp geçmek bu yüzden pek işe yaramıyor. Ödenen tutarın karşılığında evde ne kullanılacağına bakmak gerekiyor.
Fiyat Farkını Oluşturan Ayrıntılar
Koltuğun pahalı ya da ucuz görünmesine yol açan bazı detaylar mağazada hemen anlaşılmıyor. Minder ilk oturuşta rahat gelebilir, fakat birkaç ay sonra formunu koruyup korumadığı kullanılan malzemeyle ilgili. Kumaş için de durum benzer. Silmesi kolay bir yüzey ile lekeyi çabuk içine alan bir kumaş, günlük kullanımda epey farklı deneyim bırakıyor.
Takımın içinde nelerin bulunduğu da fiyatı değiştiriyor. İki üçlü ve bir berjerden oluşan setle üçlü, ikili ve berjerli başka bir seti aynı kefeye koymak doğru değil. Yatak olabilen koltuk, sandık ya da hareketli başlık gibi özellikler de maliyete ekleniyor. Evde gerçekten işe yarayacaksa sorun yok. Hiç kullanılmayacak bir özellik için bütçeyi yükseltmek ise gereksiz.
Ölçü konusu genellikle model beğenildikten sonra akla geliyor. Oysa geniş kolçaklı bir koltuk küçük salonda beklenenden fazla yer kaplayabiliyor. Berjer pencere önüne sıkışabiliyor, üçlü koltuk kapı geçişini daraltabiliyor. Ürün sayfasındaki toplam genişlik kadar derinlik ve oturum alanına da bakmak lazım. Teslimat günü kapıdan geçmeyen bir koltukla karşılaşmak, fiyat avantajını bir anda anlamsız hale getirebilir.
Bütçeyi Evin Kullanımına Göre Kurmak
Her ev aynı koltuğu istemiyor. Küçük çocuk varsa kolay silinen kumaş daha değerli hale geliyor. Evcil hayvan bulunan evlerde tüyü çok belli etmeyen yüzeyler tercih sebebi olabiliyor. Salon yalnızca misafir geldiğinde kullanılıyorsa öncelik tamamen değişiyor. Burada bütçeyi belirleyen şey moda değil, evdeki günlük düzen olmalı.
Renk için de yalnızca katalog fotoğrafına güvenmemek iyi olur. Mağaza ışığında sıcak duran bir ton, eve geldiğinde daha gri ya da daha koyu görünebilir. Kumaş kartelasını gün ışığında incelemek bu yüzden işe yarar. Halı, perde ve ahşap mobilyalar değişmeyecekse koltuğu onlardan bağımsız düşünmek de sonradan uyum sorunu çıkarabilir.
Oturum rahatlığı ise ekrandan anlaşılmıyor. Sert sünger seven biriyle yumuşak oturumu seven kişinin aynı modelde rahat etmesi beklenmez. Fırsat varsa koltuğa oturup sırt yüksekliğine, minder yapısına ve oturum derinliğine bakmak daha doğru fikir verir. Akşamları uzun süre salonda oturulan evlerde birkaç santimetrelik fark bile zamanla hissediliyor.
Kampanyalı bir ürün her zaman bütçeye en uygun ürün anlamına gelmiyor. Salona büyük gelen veya kumaşı evin kullanımına uymayan bir takım, indirimli olsa da iyi bir alışveriş olmayabilir. Asıl tasarruf, sırf fiyatı düşük diye alınan ürünü kısa süre sonra değiştirmek zorunda kalmamaktır.
Özellikle benzer fiyatlı iki model arasında kalındığında, birkaç dakika ayırıp ölçü ve özellik satırlarını karşılaştırmak sonradan yaşanacak pişmanlığın önüne geçebilir ve seçimi de daha hızlı netleştirebilir.
Gündoğdu Mobilya’da Modelleri İnceleyin
Gündoğdu Mobilya’da farklı ölçülere, takım içeriklerine ve tasarım çizgilerine sahip koltuk seçenekleri bir arada görülebilir. Model bakarken fiyatın yanına ölçüyü, kumaşı ve takım içeriğini de koymak karar vermeyi kolaylaştırır. Salonun gerçek ölçüsüne ve evdeki kullanım düzenine uyan seçenekleri ayırdıktan sonra bütçeye uygun modeli bulmak çok daha kolaylaşır.
(BÜLTEN)