İYİ Parti Çanakkale İl Genel Meclis Üyesi Murat Çağlayan’ın 30 Ocak 2026 tarihinde yaptığı “yağmur suyu artık boşa akmamalı” çağrısı, kısa süre sonra gelen yeni düzenlemeyle somut karşılık buldu. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yayımlanan yönetmelik değişikliğiyle büyük ölçekli özel ve kamu binalarında yağmur suyu hasadı ve gri su sistemleri 1 Ocak 2026 itibarıyla zorunlu hale getirildi.
Uzmanların ve yerel yöneticilerin uzun süredir dikkat çektiği su yönetimi meselesinde “aklın yolu bir” dedirten gelişme, hem yerelde yapılan uyarıların hem de merkezi idarenin attığı adımların aynı noktada buluştuğunu gösterdi.
Çanakkale’de etkili olan yağışların ardından açıklama yapan Murat Çağlayan, suyun doğru planlanması gerektiğine dikkat çekmişti. Kuraklık tehdidinin kapıda olduğunu vurgulayan Çağlayan, dere ve çaylardaki taşkınların aslında suyun verimli yönetilemediğinin göstergesi olduğunu ifade etmişti.
Çağlayan açıklamasında,
gerektiğini net bir şekilde dile getirmişti. “Bugün boşa akan su, yarın hayati öneme sahip olabilir” sözleriyle yaptığı uyarı, yeni düzenlemeyle birlikte daha da anlam kazandı.
Bakanlık tarafından Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği’nde 11 Mart’ta yapılan değişiklikle birlikte önemli bir adım atıldı. Yeni düzenlemeye göre:
yağmur suyu toplama sistemi kurulması zorunlu olacak.
Bakanlık açıklamasında, bu uygulama sayesinde yıllık ortalama 6,2 milyon metreküp su tasarrufu sağlanmasının hedeflendiği belirtildi. Toplanan ve arıtılan yağmur sularının bahçe sulamasında ve tuvalet rezervuarlarında kullanılacağı kaydedildi.
Bu adım, Murat Çağlayan’ın “Bir damla su bile boşa akmamalıdır” çağrısını destekler nitelikte değerlendirildi.
Düzenlemenin en dikkat çeken başlıklarından biri de gri su sistemleri oldu.
Yeni uygulamaya göre:
Duş, küvet ve lavabolardan elde edilen gri suyun arıtılarak yalnızca tuvalet rezervuarlarında kullanılacağı belirtilirken, bu uygulamayla yıllık yaklaşık 4 milyon metreküp su tasarrufu hedefleniyor.
Uzmanlara göre bu karar, özellikle su stresi yaşayan bölgelerde önemli bir kazanım sağlayacak.
Çanakkale, son yıllarda hem iklim değişikliğinin etkileri hem de artan nüfus ve tarımsal faaliyetler nedeniyle su kaynakları açısından hassas bir süreçten geçiyor. Özellikle yaz aylarında yaşanan kuraklık riski, suyun planlı kullanımını zorunlu kılıyor.
Murat Çağlayan’ın kapalı sulama sistemleri ve modern tarımsal sulama yöntemleri konusundaki çağrısı da bu noktada dikkat çekiyor. Açık kanallarla yapılan sulamada ciddi su kayıpları yaşandığını belirten Çağlayan, denize ulaşan tatlı suyun büyük bir israf olduğunu ifade etmişti.
Yeni yönetmelik her ne kadar bina ölçeğinde düzenleme getirse de, suyun bir bütün olarak ele alınması gerektiği gerçeğini bir kez daha ortaya koyuyor.
Uzmanlar, yağmur suyu hasadı ve gri su kullanımının yaygınlaşmasının Türkiye genelinde su tasarrufuna ciddi katkı sağlayacağını belirtiyor. Merkezi idarenin attığı bu adım, yerel yönetimlerin ve meclis üyelerinin yaptığı uyarılarla örtüşüyor.
Bu gelişme, Murat Çağlayan’ın sözlerini adeta teyit eder nitelikte: “Bugün taşan su, yarın aranacak su olabilir.”
Geldiğimiz noktada hem yerel hem merkezi düzeyde aynı bilinçle hareket edilmesi, su yönetiminde yeni bir dönemin başladığını gösteriyor.
Su kaynaklarının korunması artık bir tercih değil zorunluluk. İklim krizi, kuraklık ve artan tüketim alışkanlıkları karşısında atılan her adım hayati önem taşıyor.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın yeni düzenlemesi, Murat Çağlayan’ın daha önce yaptığı uyarının ne kadar yerinde olduğunu ortaya koydu.
(YUSUF SONKURT)