yandexmetrikacounter
Rıdvan Uz’dan TBMM’de gaziler için sert söz | Çanakkale Olay

Rıdvan Uz’dan TBMM’de gaziler için sert sözler: “Gazi devlete yük değildir, onlar bu devletin alacaklısıdır”

İYİ Parti Çanakkale Milletvekili ve TBMM Katip Üyesi Rıdvan Uz, TBMM Genel Kurulu’nda şehit yakınları ve gazilerin haklarına ilişkin düzenlemeyi eleştirdi. Uz, gazilerin taleplerinin bütüncül ve kalıcı bir yasal güvenceye kavuşturulması gerektiğini belirterek, “Gazi devlete yük değildir, şehit ailesi bütçe açığı değildir, onlar bu devletin alacaklısıdırlar” dedi.

209

İYİ Parti Grubu adına TBMM Genel Kurulu’nda söz alan Çanakkale Milletvekili ve TBMM Katip Üyesi Rıdvan Uz, şehit yakınları, gaziler ve vazife malullerinin haklarına ilişkin düzenleme üzerinden iktidara yönelik eleştirilerde bulundu. Uz, dört farklı kanunda değişiklik öngören ve toplam 9 maddeden oluşan teklifin hazırlanış sürecinin yeterince şeffaf yürütülmediğini savundu. Şehit aileleri, gaziler ve ilgili derneklerin komisyon çalışmalarında yeterince dinlenmediğini öne süren Uz, düzenlemenin kapsamı, bütçe etkisi ve kaç kişinin yararlanacağı gibi konularda daha açık bir çalışma yapılması gerektiğini söyledi.

“Gaziyi komisyon kapısında bekleten düzenleme vicdan sınavını kaybetmiştir”

Şehit yakınları ve gazilerin Türkiye Cumhuriyeti için büyük fedakârlıklarda bulunduğunu vurgulayan Rıdvan Uz, TBMM Genel Kurulu’ndaki konuşmasında şu ifadeleri kullandı; “Gaziler, vazife malulleri, terörle mücadele gazileri, 15 Temmuz gazileri, şehit aileleri ve ilgili dernekler ayrı ayrı dinlenmesi gerekirken kapının dışında bırakılmışlardır. Eksik kolları, bacakları, uzuvları olan gazileri, kalbi yanık şehit ailelerini adına ‘Gazi Meclis’ dediğimiz Türkiye Büyük Millet Meclisine sokmamaya kalktınız.”

Uz, gazilerin komisyon kapısında bekletilmesine de tepki göstererek, “Gaziyi Komisyon kapısında bekleten bir düzenleme daha ilk anlamda bir vicdan sınavını kaybetmiş demektir. İnsanlar sevdiklerini kapıda bekletmez; insan olan, gazimizi bırakın kapıda bekletmeyi, omzunda taşır.” dedi.

Anayasa’nın 61. maddesine dikkat çekti

Konuşmasında Anayasa’nın 61’inci maddesine de atıfta bulunan Uz, devletin harp ve vazife şehitleri ile malul ve gazileri korumasının anayasal bir sorumluluk olduğunu belirtti. Uz, “Bu, doğrudan anayasal sorumluluktur yani gazimize verilen hak sadaka değildir. Türk milleti, şehit ailesini kapıda bekletmez, karşısında önünü ilikler, yüreğinin acısını birlikte paylaşır.” ifadelerini kullandı.

“Aynı kurşun farklı aylık bağlamamalı”

Gazilerin aylıkları arasındaki farklılıklara da değinen Uz, farklı kanunlara göre bağlanan aylıkların en yüksek emsal tutar üzerinden eşitlenmesi gerektiğini savundu. Uz, aynı operasyonda yaralanan veya aynı olayda gazi olan kişiler arasında statü ve eğitim durumuna göre farklılık oluşmasının adil olmadığını belirterek, “Kurşun diploma sormuyor, mayın patlamadan önce mezuniyet belgesi aramıyor, şarapnel askerin omzundaki rütbeyi okuyup ona göre saplanmıyor, terörist tetiğe basarken karşısındaki Mehmetçik'in derece ve kademesini hesaplamıyor.” dedi.

Eğitim, barınma ve istihdam çağrısı

Düzenlemenin gazilerin hayatını kolaylaştıracak sosyal haklar bakımından yetersiz kaldığını savunan Uz; eğitim, barınma, istihdam, ulaşım ve araç edinimi gibi alanlarda daha kapsamlı haklar verilmesi çağrısında bulundu. Uz, İYİ Parti olarak TOKİ konutu, kira desteği, kamu istihdamı hakkının genişletilmesi ve ÖTV istisnası gibi başlıkların da düzenlemeye dahil edilmesini istediklerini söyledi. Şehit çocuklarının eğitim haklarına da değinen Uz, şehit evlatlarının devlet, vakıf veya özel eğitim kurumlarında ücretsiz eğitim imkanlarından yararlanabilmesi gerektiğini ifade etti.

“Aynı yara, aynı fedakârlık; takvim yaprağı farklı sonuç doğurmamalı”

Kanun teklifinde belirli tarihler ve şartlar üzerinden hak sahipliği oluşturulmasına da tepki gösteren Uz, görev sırasında meydana gelen yaralanmalarda hak sahiplerinin korunması gerektiğini söyledi.

Uz, konuşmasında şu değerlendirmeyi yaptı; “Kanunun yürürlüğe girmesinden bir gün önce yaralanan hak sahibi olacak, bir gün sonra yaralanırsa olamayacak. Aynı mayın, aynı yara, aynı fedakârlık fakat takvim yaprağı farklı sonuçlar doğuruyor.”

Gazilik kavramının yalnızca gözle görülebilen fiziksel yaralanmalarla sınırlı tutulmaması gerektiğini belirten Uz, görev kaynaklı psikolojik rahatsızlıkların da dikkate alınmasını istedi.

“55 yaş sınırı neden getiriliyor?”

Teklifte yer alan 55 yaş sınırını da eleştiren Rıdvan Uz, görev kaynaklı hastalıkların belirli bir yaşta ortaya çıkmadığını belirterek, tıbbi illiyet kurulabildiği sürece yeniden muayene hakkının yaş sınırına bağlanmaması gerektiğini söyledi. Uz ayrıca 15 Temmuz gazileri, terörle mücadele gazileri ve farklı statülerde bulunan gaziler arasında hak ve ödeme bakımından ayrım yapılmaması gerektiğini savundu.

“Şehit ve gazilerin hakkı siyasi sürecin parçası olmamalı”

Konuşmasının ilerleyen bölümünde şehit yakınları ve gazilerin haklarının başka siyasi süreçlerle ilişkilendirilmemesi gerektiğini dile getiren Uz, iktidarın terörle ilgili düzenlemelerde hızlı hareket ederken gazilerin taleplerinin yıllarca bekletildiğini ileri sürdü. Uz, “Şehit ailesinin hakkını başka bir siyasi sürecin vicdan örtüsü yapmayın. Gazinin yarasını teröristle ilgili hazırladığınız düzenlemelere toplumsal meşruiyet üretmek için lütfen kullanmayın.” ifadelerini kullandı.

İYİ Parti olarak şehit yakınları ve gazilerin taleplerinin bütüncül, eşitlikçi ve kalıcı bir yasal güvenceye kavuşturulmasını istediklerini belirten Uz, gazilerin devlet açısından bir yük olarak görülmemesi gerektiğini vurguladı.

“Gaziyi seçimden seçime hatırlanan fotoğraf karesinden çıkarın”

Rıdvan Uz, konuşmasının sonunda gazilerin yalnızca törenlerde ve özel günlerde hatırlanmaması gerektiğini belirterek, “Gaziyi seçimden seçime hatırlanan fotoğraf karesinden lütfen artık çıkarın. Şehit ailesini protokolün dekoru olmaktan kurtarın. Gazilerimize de iyi ki varsınız diyor, Gazi Meclisi ve büyük necip Türk milletini saygıyla selamlıyorum.” ifadelerini kullandı.

(HABER MERKEZİ)
Paylaş