Emekli Meclisleri Sendikası Çanakkale Şubesi, Tüm Emeklilerin Sendikası Çanakkale Şubesi ve Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Dev Emekli-Sen Çanakkale Şubesi üyesi emeklilerin Prof. Dr. Türkan Saylan Sosyal Tesislerindeki “insanca yaşam nöbeti” devam ediyor.
Eylemin bugünkü oturumunda emekliler hem kurdukları kürsüden sorunlarını ve taleplerini dile getirdi hem de türkü ve şiirler eşliğinde seslerini duyurmaya devam etti.
Bugün ayrıca tüm Türkiye’de olduğu gibi Çanakkale’de de Devrimci Emekliler Sendikası tarafından bir basın açıklaması gerçekleştirildi. Sendika üyesi Nihat Eroğlu tarafından okunan açıklamada şu sözler yer aldı:
“Sarayın sefalet bütçesini kabul etmiyoruz!”
Emekliye sadaka değil, insanca yaşam hakkı!
Yeni bir yıla, yeni umutlarla girmek isterdik. Ancak 2026'nın ilk haftalarında gördük ki; takvim yaprakları değişse de iktidarın emekçiye, emekliye ve yoksul halka bakışı değişmemiştir. Bu coğrafyanın "Noel Babası" yine sadece zenginlerin bacasından girmiş; sermayeye, yandaşa ve patronlara hediye dağıtırken, halkın payına yine yoksulluk, yine sefalet düşmüştür.
Açlık sınırının 30 bin TL'ye, yoksulluk sınırının 100 bin TL'ye dayandığı bir ülkede, bizlere dayatılan bu sefalet tablosuna sessiz kalmak, sadece kendimize değil, çocuklarımızın geleceğine ve bu halka ihanettir!
"KAYNAK YOK" YALANI ARTIK TUTMUYOR! BU BİR TERCİHTİR, BU BİR SINIFSAL SALDIRIDIR!
Bize yıllardır "Bütçede kaynak yok", "Kemer sıkın" masallarını anlatanlara sesleniyoruz: Yalan söylüyorsunuz!
Kaynak var, ama bu kaynak emekliye değil, bir avuç ranta ve faiz lobisine akıtılıyor. Rakamlar ortadadır ve bu rakamlar iktidarın utanç vesikasıdır:
2026 Bütçesinden faiz lobisine ayrılan pay tam 2 Trilyon 742 Milyar TL (%14,5) iken; Bu ülkenin emektarı 16,5 milyon emeklinin aylığı ve sağlığı için ayrılan pay sadece 1 Trilyon 872 Milyar TL (%9,9)'dir!
En düşük emekli aylığını Hazine desteğiyle 20 bin TL'ye tamamlamak için ayrılan kaynak ise sadece 69 Milyar TL'dir. Yani faiz lobisine aktardığınızın zekâtı bile değildir!
SERMAYEYE VERGİ AFFI, EMEKLİYE SEFALET ZAMMI!
Hafızamız diri, öfkemiz tazedir. 2013-2025 yılları arasındaki 11 yılda; yandaş şirketlerin, sermaye gruplarının tam 8 Milyar 900 Milyon TL tutarındaki vergi borcunu ve cezasını bir kalemde sildiniz! Zengine gelince "Affettim" diyenler, iş emekliye gelince "Kasada para yok" diyemez!
15 OCAK GÜNÜ PLANLANAN "SADAKA TİYATROSUNU" REDDEDİYORUZ!
AKP iktidarı, 15 Ocak 2026 Perşembe günü Plan ve Bütçe Komisyonu'nda, emekliye reva gördüğü 1.062 TL'lik utanç zammını, bir "müjde" gibi sunmaya hazırlanmaktadır.
Şimdiden ilan ediyoruz: Bu 1.062 TL'lik artış bir zam değil, emeklinin aklıyla alay etmektir!
Meclis'te "Dediğim dedik, çaldığım düdük" anlayışıyla el kaldırıp indirecek vekillere sesleniyoruz: O elleriniz, milyonlarca emeklinin açlığına onay vermek için kalkacaktır! Bizler, Cumhuriyet Halk Partisi milletvekillerinin, emekli aylıklarının sefalet ücretine dönüşmesine karşı Meclis'te başlattığı nöbet eylemini, Devrimci Emekliler Sendikası olarak tüm şubelerimizde destekliyor ve selamlıyoruz. Ancak sadece Meclis'te değil, sokakta da bu ateşi harlayacağız!
BİZDEN ÇALINANLARI GERİ İSTİYORUZ!
Sarayın iddia edilen günlük 58 milyon liralık harcaması, geçiş garantili köprüler, uçak inmeyen hayalet havalimanları, ballı ihaleler ve "Beşli Çete"lerin kursağına giden milyarlar halkın cebinde kalsa; bugün hiç kimse çöpten ekmek toplayacak hale gelmezdi.
Çalışma Bakanı çıkmış, "Emekliye aylığını gününde ödüyoruz" diye övünüyor. Sayın Bakan! Biz sizden lütuf beklemiyoruz, sadaka istemiyoruz. Biz, yıllarca maaşımızdan peşin peşin kesilen primlerin, döktüğümüz alın terinin karşılığını istiyoruz. Halkın parasının halka dönmesini istiyoruz!
En düşük emekli maaşına harçlık verir gibi 1.000 TL zam yaparak mutfaktaki bu yangını söndüremezsiniz. O yangın sizi de yakar!
TALEPLERİMİZ NETTİR, PAZARLIĞA KAPALIDIR:
En düşük emekli maaşı derhal asgari ücret seviyesine yükseltilmeli ve asgari ücret açlık sınırının altında olmamalıdır.
Tüm emeklilere acilen, kayıplarını telafi edecek seyyanen zam yapılmalıdır.
Aylık Bağlama Oranları ve katsayılar derhal 2008 öncesi sisteme döndürülmelidir. Sağlıkta "katkı payı" adı altında yapılan soygun durdurulmalı, sağlık tamamen ücretsiz olmalıdır.
Bayram ikramiyeleri sembolik değil, en az bir asgari ücret tutarında olmalıdır.
Evi olmayan kiracı emeklilere acilen kira ve yakacak yardımı bağlanmalıdır.
Kısacası; emekliler, insan onuruna yakışır bir yaşam standardına kavuşmalıdır.
Sevgili dostlar, mücadele arkadaşlarımız;
Bizler bir kilo peynirin hesabını yaparken, "Size müze ve ören yerlerini bedava yaptık" diyerek bizimle dalga geçenlerden hesap soracağız.
Halkın bütçesini sermayeye peşkeş çekenlerden hesap soracağız.
Kamu adına görev yaparken, aldığı maaşın binlerce katı servet edinen, kaynağı belirsiz zenginleşen siyasilere ve bürokratlardan hesap soracağız.
Bizim gençlerimiz işsizlikten kırılırken, liyakatsiz yandaşlarını, 3-5 yerden maaşa bağlayanlardan hesap soracağız.
Sanmasınlar ki susacağız!
Emekliyi, emekçiyi açlığa ve sefalete mahkûm eden bu kara düzene, AKP iktidarının yarattığı bu enkaz düzenine karşı, o "sürüngen kölelik" zincirlerini tek tek, halka halka kıracağız!
"Elmanın sapı, üzümün çöpü" deme vakti geçmiştir.
Gün; yan yana gelme, omuz omuza durma günüdür.
Duymayan kulaklara, görmeyen gözlere emeklilerin üretimden gelen ve sokağa taşan gücünü göstermek zorundayız.
Açlık, sefalet emeklinin kaderi değildir! Bu hesabı soracağız!
Buradan ülkeyi yönetenlere net bir mesaj veriyoruz: Emeklinin sabrını acizlik sanmayın! Bizleri; köşesine çekilmiş, sesini çıkaramayan, üç kuruşa tamah edecek kitleler olarak görenler, tarihin en büyük yanılgısını yaşayacaklardır. Bu ülkenin her karışında emeği, her tuğlasında harcı olan bizler; hakkımız olanı lütuf gibi sunmanıza artık izin vermeyeceğiz. O masalarda hakkımızı teslim etmezseniz, biz o hakkı örgütlü gücümüzle, meydanlarda almasını biliriz!
15 Ocak'ta o Meclis'ten yine sefalet kararı çıkarsa, sanmayın ki susup evimize döneceğiz. Aksine, o meydanları emeklinin haklı öfkesiyle dolduracağız.
Bu ses sadece bir uyarı değil, yaklaşan fırtınanın ayak sesleridir.
Hodri meydan!”
Eroğlu’nun açıklamasının ardından bir diğer açıklamayı da Çanakkale Emekliler Platformu adınaise Gülay Tatlıdil okudu. Emeklilerin son zamlardan sonra gösterdikleri tepkilerinin yalnızca toplumla kurdukları bağdan değil; siyasi partiler, demokratik kitle örgütleri ve diğer kurumlarla yürütülen görüşmeler ve kurulan dayanışma ilişkisi sayesinde somut bir siyasal karşılık bulunduğunun altının çizildiği açıklamada şu ifadeler yer aldı:
“Bugün gelinen noktada milletvekillerinin emekliler lehine düzenleme yapılana kadar Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni terk etmeme kararı alması mücadelenin yeni bir safhaya taşındığının açık göstergesidir. Bu gelişme bir kez daha göstermiştir ki meclis kürsülerine sıkıştırılmış bir siyaset anlayışı iflas etmiştir. Meclis ancak sokakta halkın örgütlü ve güçlü desteğiyle birleştiğinde anlam kazanır.
Bu nedenle Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde başlatılan oturma eylemini destekliyoruz. Bu desteği yalnızca sözle değil, her gün sokakta, alanlarda fiili ve meşru mücadeleyle büyüteceğimizi ilan ediyoruz. Buradan çağrımızdır. Bu mücadele yalnızca emeklilerin mücadelesi değildir.
Tüm emekçileri, tüm yoksulları, açlıkla ve sefaletle boğuşan herkesi, demokratik itli örgütlerini ve emekten yana tüm güçleri, Türkiye Büyük Millet Meclisi'ndeki direnişe ve sokaktaki mücadeleye omuz vermeye Çağırıyoruz. Emekliler olarak açıkça söylüyoruz. Bu aylıklarla geçinmek mümkün değildir. Taleplerimiz nettir.
Her emeklinin aylığına acil olarak 20.000 Türk lirası ek zam yapılmalıdır. En düşük emekli aylığı en düşük memur maaşına eşitlenmelidir. Emeklilerin sendika kurma hakkı hiçbir tereddüde yer bırakmadan Güvence altına alınmalıdır. Bizler sadaka değil, haklarımızı istiyoruz.
Bu ülkenin tüm değerlerini yaratan emekliler yoksulluğa ve yok sayılmaya mahkûm edilemez. Gerçek biziz, çare biziz. Çare dayanışmamız.”
Basın açıklamasının ardından emekliler tarafından aldıkları maaş ile ancak kuru soğan-ekmek yiyebileceklerini sembolize etmek için getirilen soğanlar kırıldı, ekmek arasına konularak eyleme katılanlara dağıtıldı.
(HADİYE AYŞE İRİM)