Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası’nın 2026 yılı Şubat Ayı Olağan Meclis Toplantısı, ÇTSO Kongre Fuar Merkezi’nde gerçekleştirildi. Toplantıda küresel ekonomik gelişmeler, yeşil dönüşüm süreci, yerel kalkınma başlıkları ile Çanakkale’nin yatırım, imar ve turizm potansiyeline ilişkin değerlendirmeler yapıldı. Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası’nın 2026 Yılı Şubat Ayı Olağan Meclis Toplantısı, Meclis Başkanı Osman Okyay’ın açılış konuşmasıyla başladı. Toplantıda küresel ekonomik gelişmelere ve Türkiye’nin değişen dünya düzenindeki konumuna dikkat çeken Okyay, toplantı öncesinde düzenlenen “Değişen Dünyada Türkiye” paneline ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Meclis Başkanı Osman Okyay konuşmasında şu ifadeleri kullandı; “Sayın Başkan, Kıymetli Meclis Üyeleri, değerli konuklar, sevgili basın mensupları, hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum. Bugün Kepez Belediye Başkanımız Sayın Birol Arslan’ı meclisimizde ağırlamaktan büyük memnuniyet duyuyoruz. Katılımları dolayısıyla kendilerine teşekkür ediyorum. Meclis toplantımız öncesinde düzenlediğimiz ‘Değişen Dünyada Türkiye’ paneli, içinde bulunduğumuz sürecin yalnızca zorluklarını değil, beraberinde sunduğu önemli fırsatları da ortaya koymuştur. Panelde gerçekleştirdiği kapsamlı ve ufuk açıcı sunum nedeniyle Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomi ve Finans Bölüm Başkanı Sayın Prof. Dr. İbrahim Ünalmış hocamıza teşekkür ediyorum. Günümüzde dünya; belirsizliklerin arttığı, dönüşümlerin hız kazandığı ve yeni denge arayışlarının öne çıktığı kritik bir ekonomik ve stratejik dönemden geçmektedir. Alışılmış ticaret yolları değişmekte, üretim modelleri dijitalleşme ile yeniden şekillenmekte ve küresel güç dengeleri çok kutuplu bir yapıya doğru ilerlemektedir. Dijitalleşme, yeşil dönüşüm, tedarik zincirlerinin yeniden yapılandırılması ve jeopolitik gelişmeler küresel ölçekte kalıcı gündem maddeleri haline gelmiştir. Bu yeni düzende ayakta kalabilmek için mevcut yapılarla ilerlemek yeterli olmamaktadır. Yeniden konumlanmak, stratejik alanlara odaklanmak ve bu alanlarda yatırımları artırmak büyük önem taşımaktadır. Bu nedenle panelde sunulan değerlendirmeler, yalnızca bugünü doğru okumak açısından değil, geleceği sağlıklı şekilde inşa edebilmek adına da oldukça kıymetlidir. Bu değerli katkılarda emeği geçen herkese bir kez daha teşekkür ediyorum” şeklinde ifadelere yer verdi.
Meclis Başkanı Osman Okyay, konuşmasının devamında Türkiye’nin küresel dönüşüm sürecindeki konumuna dikkat çekerek, uzun vadeli ve kararlı bir kalkınma yaklaşımının önemini vurguladı. Meclis Başkanı Osman Okyay şu ifadeleri kullandı; “Değerli üyeler, bugün karşı karşıya olduğumuz bu büyük dönüşüm sürecinde Türkiye’nin nerede durduğunu iyi analiz etmemiz gerekiyor. Hiç kuşkusuz ülkemiz, bu stratejik dönüşüm sürecinin tam merkezinde yer almaktadır. Coğrafi konumumuz, üretim kapasitemiz, girişimci yapımız ve genç nüfusumuz Türkiye’ye önemli avantajlar sunmaktadır. Ancak bu avantajların tek başına yeterli olmadığını da görmek zorundayız. Bu potansiyeli doğru politikalarla, sürdürülebilir yatırımlarla ve güçlü iş birlikleriyle desteklemek büyük önem taşımaktadır. Türkiye açısından asıl mesele, kısa vadeli dalgalanmalara odaklanmak yerine orta ve uzun vadeli bir kalkınma vizyonunu kararlılıkla hayata geçirmektir. Sanayide verimliliğin artırılması, ihracatta katma değerin yükseltilmesi, enerjide dönüşümün sağlanması ve dijital altyapının güçlendirilmesi bu kalkınma hikayesinin temel unsurlarını oluşturmaktadır” dedi.
Meclis Başkanı Osman Okyay, konuşmasının bu bölümünde Türkiye ekonomisinin mevcut görünümünü değerlendirerek, fiyat istikrarı, büyüme dengesi ve yeşil dönüşüm sürecine ilişkin önemli mesajlar verdi. Meclis Başkanı Osman Okyay konuşmasında şu ifadelere yer verdi; “Değerli üyeler, Türkiye ekonomisi içinde bulunduğumuz bu zorlu dönemde dayanıklılığını korumaya devam etmektedir. TÜİK tarafından açıklanan resmî verilere göre, Ocak 2026 itibarıyla enflasyon yıllık bazda hâlen yüksek seviyelerde seyretmekle birlikte, sınırlı da olsa bir gerileme eğilimi göstermektedir. Dezenflasyon sürecinin daha belirgin hale gelmesi ve Merkez Bankası’nın faiz indirim sürecine girmiş olması, yatırım iştahının yeniden canlanması açısından önemli bir eşik oluşturmaktadır. Büyüme cephesinde ise uluslararası kuruluşların öngörüleri, Türkiye ekonomisinin 2025 yılında yaklaşık yüzde 3 seviyesinde bir büyümeyi koruyacağını göstermektedir. 2026 yılı için yapılan tahminler ise yüzde 3,4 ile 4,2 aralığında değişmektedir. Bazı uluslararası kuruluşların bu beklentileri yukarı yönlü revize etmesi, ekonomik aktivitenin devam edeceğine yönelik güvenin bir göstergesidir. Bu tablo bize şunu göstermektedir: Yakın dönemde fiyat istikrarına yönelik çabalar sürerken, büyüme performansının da sürdürülebilir bir zeminde devam etmesi beklenmektedir. Bu hassas dengenin korunması hem politika yapıcılar hem de iş dünyası açısından büyük önem taşımaktadır. Öte yandan, 2026 yılında ülkemizin COP31’e ev sahipliği yapacak olması, sanayimiz açısından yeşil dönüşüm sürecinin ertelenemez bir zorunluluk olduğunu bir kez daha ortaya koymaktadır. Sınırda Karbon Düzenlemesi’ni bir risk olarak görmekten ziyade, doğru şekilde yönetilmesi gereken bir rekabet avantajı olarak ele almalıyız. Bu kapsamda Emisyon Ticaret Sistemi ve Sınırda Karbon Düzenlemesi, önümüzdeki dönemde gündemimizin en üst sıralarında yer almalıdır” dedi.
Meclis Başkanı Osman Okyay, kalkınma hedeflerinin yerelde karşılık bulmasının önemine dikkat çekerek Çanakkale’nin stratejik ve ekonomik gücüne vurgu yaptı. Okyay, kentin sahip olduğu potansiyelin somut ve sürdürülebilir adımlarla değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Meclis Başkanı Osman Okyay konuşmasında şu ifadeleri kullandı; “Değerli üyeler, Türkiye ekonomisine ilişkin genel tabloyu ve makro hedefleri değerlendirirken, gerçek başarının bu hedeflerin yerelde ne ölçüde hayata geçirildiğiyle ölçüldüğünü düşünüyorum. Bu nedenle odağımızı kendi şehrimize, Çanakkale’ye çevirmeliyiz. Çanakkale; iki kıtayı birleştiren stratejik konumu, güçlü tarım altyapısı, gelişen sanayisi ve ticaret hacmi ile turizmdeki çeşitlilik potansiyeli sayesinde ülkemizin öncü kentleri arasında yer almaktadır. Ancak bugün sormamız gereken temel soru şudur: Bu muazzam potansiyeli, yalnızca kâğıt üzerinde kalan bir avantaj olmaktan nasıl çıkarır ve sürdürülebilir bir ekonomik performansa nasıl dönüştürürüz? Tarımda verimliliği artırmalı, yüksek katma değerli üretime geçmeliyiz. Sanayide teknoloji odaklı büyümeyi sağlamalı, lojistik ve dijital altyapı yatırımlarını güçlendirmeliyiz. Bu adımlar yalnızca Çanakkale’nin yerel refahını artırmakla kalmayacak, aynı zamanda Türkiye ekonomisinin küresel rekabet gücüne de önemli katkılar sunacaktır” şeklinde ifade ederek . Çanakkale; iki kıtayı birleştiren stratejik konumu, güçlü tarım altyapısı, gelişen sanayisi ve ticaret hacmi ile turizmdeki çeşitlilik potansiyeli sayesinde ülkemizin öncü kentleri arasında yer aldığına değindi.
Meclis Başkanı Osman Okyay, Türkiye ekonomisindeki makro hedeflerin yerelde karşılık bulmasının önemine dikkat çekerek Çanakkale’nin stratejik konumu ve ekonomik potansiyeline vurgu yaptı. Okyay, kentin sahip olduğu avantajların somut adımlarla sürdürülebilir büyümeye dönüştürülmesi gerektiğini söyledi.
Okyay konuşmasında şu ifadeleri kullandı; “Değerli üyeler, Türkiye ekonomisindeki genel tabloyu ve makro hedefleri değerlendirirken asıl başarının, bu hedeflerin yerelde ne ölçüde hayata geçirildiğiyle ölçüleceğine inanıyorum. Bu nedenle odağımızı kendi evimize, yani Çanakkale’ye çevirmeliyiz. Çanakkale; iki kıtayı birleştiren eşsiz coğrafi konumu, güçlü tarım potansiyeli, gelişen sanayisi ve ticareti ile turizmdeki çeşitlenme fırsatları sayesinde ülkemizin öncü kentlerinden biridir. Ancak bugün önümüzde duran temel soru şudur: Bu muazzam potansiyeli, yalnızca kâğıt üzerinde kalan bir avantaj olmaktan nasıl çıkarır ve sürdürülebilir bir ekonomik performansa nasıl dönüştürürüz? Tarımda verimliliği artırmalı ve yüksek katma değerli ürün üretimine yönelmeliyiz. Sanayide teknoloji odaklı büyümeyi sağlamalı, lojistik ve dijital altyapı yatırımlarını güçlendirmeliyiz. Bu adımlar yalnızca Çanakkale’nin yerel refahını artırmakla kalmayacak, aynı zamanda Türkiye ekonomisinin küresel rekabet gücüne de güçlü katkı sunacaktır” dedi.
Üretim kadar ticaretin de kalkınma sürecinin lokomotifi olması gerektiğini belirten Okyay, dijitalleşme vurgusu yaptı. “Üretim kapasitemizi artırırken ticareti de bu sürecin lokomotifi haline getirmeliyiz. Sadece üretmek yeterli değildir. Dijital kanalları etkin şekilde kullanarak dünyaya açılmalı ve Çanakkale’nin ticari marka değerini yükseltmeliyiz. Türkiye’nin kalkınma hikâyesi, Çanakkale gibi potansiyeli yüksek şehirlerin bu sürece ne kadar güçlü dahil olduğuyla yazılacaktır” ifadelerine yer verdi.
Küresel değişime dikkat çeken Okyay, ortak akıl ve iş birliği mesajı verdi. “Değerli üyeler, değişen dünya bize bir kez daha gösteriyor ki; beklemek değil hazırlıklı olmak, tepki vermek değil öngörmek başarıyı getirir. İş dünyamız, yerel yönetimlerimiz, sivil toplum kuruluşlarımız ve akademik camiamızla birlikte hem Türkiye’nin hem de Çanakkale’nin ekonomik gücünü büyütmeye kararlılıkla devam edeceğiz diyerek sözlerini tamamladı.
Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası (ÇTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Semizoğlu, Şubat ayı Meclis toplantısında yaptığı konuşmada birlik, istişare ve ortak akıl vurgusu yaptı. Toplantının Oda üyeleri ve kent adına verimli geçmesini temenni eden Semizoğlu, gündemin yoğunluğu nedeniyle konuşmasını kısa tutacağını belirtti.
Semizoğlu konuşmasında şu ifadeleri kullandı; “Sayın Meclis Başkanım, komitelerimizin, kadın ve genç girişimcilerimizin değerli üyeleri, kıymetli basın mensupları; sizleri şahsım ve Yönetim Kurulumuz adına saygıyla selamlıyorum. Şubat ayı Meclis toplantımızın Odamız, üyelerimiz ve şehrimiz için hayırlı olmasını, geleceğimize ışık tutacak görüş ve önerilerle katkı sunacağumuz verimli bir toplantı olmasını diliyorum. Biraz önce Prof. Dr. Sayın İbrahim Ünalmış hocamızı dinledik. Değişen dünyada Türkiye’ye ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Bizleri değerli hocamızla buluşturan Meclis Başkanımız Osman Bey’e teşekkür ediyorum. Ayrıca kıymetli sunumu için İbrahim Bey’e şükranlarımı sunuyorum. Konuyu o kadar kapsamlı ve detaylı anlattı ki soracak soru bulmakta zorlandık. Bugün aramızda Kepez Belediye Başkanımız, değerli dostum Birol Bey ve kıymetli hanımefendi de bulunuyor. Kendilerine hoş geldiniz diyorum. Gündemimiz oldukça yoğun olduğu için konuşmamı kısa tutmayı tercih ediyorum” dedi.
ÇTSO Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Semizoğlu, üretim vurgusu yaparak finansman, iş gücü ve motivasyon başlıklarına dikkat çekti. Çanakkale’nin ekonomik göstergelerini paylaşan Semizoğlu, sürdürülebilir büyüme için kararlılık mesajı verdi.
Semizoğlu konuşmasında şu ifadeleri kullandı; “Hocamızın söylediklerinin özetini Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk yıllar önce söylemiş; ‘Üretmeye mecburuz’ diye. Biz de bu yazıyı Odamızın cephesine yazdık. Evet, üretmeye mecburuz. Çünkü üretmeden tüketen toplumların sonu belli. Ama nasıl üreteceğiz? Veriler başka, göstergeler başka. Bugün Yönetim Kurulu toplantımızda bütün komitelerimizin kararlarını detaylı bir şekilde inceledik. Finansmana erişim, iş gücüne erişim gibi konular çok büyük sorunlar. Ama motivasyonumuzu güçlü tutacağız. Sayın Meclis Üyeleri, Çanakkalemizin sosyal dinamikleri hakkında önemli ipuçları veren birkaç istatistiki veri paylaşmak istiyorum. 2025 yılında ilimizde konut satışı bir önceki yıla göre yüzde 11 artış göstererek 14 bin 68 adet olarak gerçekleşmiş. Bunların 5 bin 246 adedi ilk konut satışı. Yıllık 14 bin konutun el değiştirmesi, yatırım için de olsa yerleşim için de olsa ilimize olan talebin ve güvenin devam ettiğinin bir göstergesidir” şeklinde ifade eden Semizoğlu motivasyonumuzu güçlü tutacağız mesajı verdi.
Pandemi sonrası artan talebe dikkat çeken Semizoğlu, planlı büyüme çağrısında bulundu. Semizoğlu; “Pandemi Çanakkale’yi, Türkiye’yi ve tüm dünyayı olumsuz etkiledi. Ama bir yerde Çanakkale hem doğasıyla hem boğazıyla hem de köprü yatırımıyla pozitif ayrıştı. Çanakkale’ye talep arttı. Müteahhit arkadaşlarımız diyor ki biz Bağdat Caddesi’nde ev yapmıyoruz, kat karşılığı oranları yüzde 44-45’lerde. Burası Karadeniz değil. Dağ bitip deniz başlamıyor. Yeni ve yüzyıla yakışır konut alanları, gıda alanları yapılmalı. Gıdacı üyelerimiz gıda sitesi yapalım diyor. Yer var ama izin yok. Beraber yol yürüyebiliriz. Bu konuda hep birlikte çalışmaya hazırız. Kepez’in nüfusu 40 bine yaklaşmıştır. Türkiye’de 922 ilçenin birçoğundan daha büyük bir belde. Hazır kendini korurken Çanakkale’ye yakışır bir yeri inşa etmek hepimizin elinde” diyerek kentin dokusunu koruyarak, Çanakkale’ye yakışır bir yaşam alanını inşa etmek için çalışmalar yapılması gerektiğini vurguladı.
Artan araç sayısına dikkat çeken Semizoğlu, şehir içi yoğunluğun planlama gerektirdiğini söyledi. Semizoğlu; “TÜİK tarafından açıklanan 2025 Motorlu Kara Taşıtları verilerine göre Çanakkale’de trafiğe kayıtlı taşıt sayısı Aralık ayı sonu itibarıyla 339 bin 418. Bu rakamın 128 bin 422’si otomobil. 2025 yılı Ocak ayında motorlu kara taşıtı 317 bin seviyesindeyken bir yıl içinde artan araç sayısı 22 bin 418. Bu yoğunluk gerginliğe sebep oluyor. Çanakkale’ye gelen bürokratlardan emekli olanların yüzde 60-70’i ilimize yerleşiyor. İnsanlar iş yapmak için Çanakkale’ye gelmek istiyor. Gelecekler de, çünkü bu coğrafyayı kimse kimseye bırakmaz. Buna hazırlıklı olmamız lazım. Maalesef dünyanın en pahalı otoparkı Çanakkale’de. Yolları otopark olarak kullanıyoruz” dedi.
Deprem konusuna da değinen Semizoğlu şöyle konuştu;“6 Şubat asrın felaketinin üçüncü yıldönümünde herkes ‘unutmadık, unutmayacağız’ dedi. Biz üç yıldır gündemimizden düşürmüyoruz. Depreme ne kadar hazırlıklıyız? Bu konu ile ilgili ne yaptık, ne yapmamız gerekiyor? Biz Oda olarak hangi çalışma yapılacaksa hazırız” şeklinde ifade etti.
Turizm, ruhsat süreçleri ve yatırım ortamına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Semizoğlu, Çanakkale’nin turizm altyapısının güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı. “Çanakkale’de toplam kaliteli otel yatak sayısı ortalama bir kruvaziyer gemisinden daha az. Yani biz turizm kenti değiliz, turizm kenti adayıyız. Eğer buraya turist çekmek istiyorsak hizmet sektörünü güçlendirmeliyiz. Restoranımız, otelcimiz, esnafımız kazanmalı. Ruhsatı verelim, sonra cezayı keselim; böyle bir şey olmaz. Mevzuat değişiklikleri yatırımcıyı zorluyor. Fiziken uygulanması mümkün olmayan düzenlemeler var. Bu yatırımcı binayı mı yıkacak? Yıksa da izin verilmiyor. Süreçleri çözmemiz gerekiyor. Üreteceğiz, ürettiğimizi satacağız. Bu şehri kötü imajla gösteren yaklaşımlardan uzak durmalıyız. Yeni alanlar açmamız lazım. Yeni yerler açıldıkça kiralar düşer, şehir rahatlar, misafirlerimizi daha uygun şartlarda ağırlarız” dedi.
Kepez Belediye Başkanı Birol Arslan ise su sorununun öncelikli gündem olduğunu belirtti. Konuşmasında Semizoğlu; “Kepez’in en temel ve öncelikli sorunu su meselesidir. Bu sorun yalnızca günlük yaşamı değil; hastanemizi, üniversitemizi, kamu kurumlarımızı ve iş yerlerimizi doğrudan etkilemektedir. Yaz aylarına kadar kalıcı çözüm hedefliyoruz. Su sorununu çözdükten sonra imar çalışmalarımıza hızla başlayacağız. Otopark ve park alanlarını planlayacağız. Yat limanı ve İzmir yolu aksında ticari merkez projeleriyle Kepez’i yatırım çeken bir cazibe merkezine dönüştürmek istiyoruz. Kepez güçlenirse Çanakkale güçlenir. Çanakkale güçlenirse Türkiye güçlenir” diyerek konuşmasını tamamladı.
(ERHAN TAYLAN)