erhantaylan17@hotmail.com
Her sabah güneş aynı yerden doğuyor belki…
Ama insan, hiçbir sabaha aynı kişi olarak uyanmıyor.
Hayatın en sessiz, en derin gerçeği belki de tam burada saklı. Takvim yaprakları değişmese bile insanın iç dünyası durmaksızın değişiyor. Bir gün önce kurduğun cümle, ertesi gün sana yabancı gelebiliyor. Dün seni kıran bir olay, bugün anlamını yitirirken; bazen de önemsiz sandığın bir an, ruhunda kalıcı izler bırakabiliyor.
Her sabah evden çıkarken aynı sokaklardan geçiyoruz. Aynı kaldırımlara basıyor, aynı çayı içiyor, aynı insanlara selam veriyoruz. Dışarıdan bakıldığında hayat sanki hep aynı düzen içinde akıyormuş gibi görünüyor. Ama aslında o “sen”, artık dünkü sen olmuyorsun. Çünkü insanı değiştiren yalnızca yıllar değil; bazen bir günün içine sığan küçük olaylar bile insanın iç dünyasında büyük dönüşümlere neden olabiliyor.
Bir dostunla yapılan kısa bir telefon konuşması…
Aileden gelen bir haber…
Yarım kalmış bir dostluk…
İçine attığın bir kırgınlık…
Sessizce edilen bir dua ya da umutla beklenen bir haber…
Bunların her biri insanın içine görünmeyen izler bırakıyor. Bazen bir kaybın ağırlığı büyüyor kalbinde. Bazen bir hayal kırıklığı seni olduğundan daha güçlü biri haline getiriyor. Bazen de en çok sustuğun günlerde değişiyorsun; farkına varmadan başka bir kişiliğe, başka bir bakış açısına bürünüyorsun.
Aslında bu dünyada kimse aynı kalmıyor.
Kimi insan zamanla daha sabırlı oluyor. Kimi daha mesafeli… Kimi kalabalıkların ortasında yalnızlaşırken, kimi yalnızlığın içinde kendi sesini buluyor. Kimileri hayatın yükünü omuzlarında taşırken sessizleşiyor, kimileri ise acılarını gülümseyerek saklamayı öğreniyor.
Belki de bu yüzden hayat, dışarıdan bakıldığında tekrar eden bir döngü gibi görünse de insanın içinde her gün yeni bir hikaye yazıyor. Her sabah başka bir düşünceyle uyanıyor, başka bir duyguyla güne başlıyoruz. Bazen umutla, bazen yorgunlukla, bazen de adını koyamadığımız bir eksiklikle…
İnsan en çok da bunu geç fark ediyor.
Zaman yalnızca dünyayı döndürmüyor; insanın içini de usul usul değiştiriyor.
Yaşadığımız bu acımasız ama bir o kadar öğretici dünya, her gün bize yeni bir şey anlatıyor. Sabretmeyi, kaybetmeyi, yeniden başlamayı… Bazen vazgeçmeyi, bazen de tüm yorgunluğa rağmen yola devam etmeyi öğretiyor.
Ve günün sonunda anlıyoruz ki…
Güneş hep aynı yerden doğsa da, insan her doğan güne biraz daha başka biri olarak bakıyor. Çünkü değişim çoğu zaman büyük fırtınalarla değil; sessiz sabahlarla, söylenmeyen sözlerle, içimizde büyüyen düşüncelerle geliyor.
Aynı güneşin altında yaşıyoruz belki…
Ama her birimiz, her gün biraz daha değişen insanlar olarak yolumuza devam etmeye devam ediyoruz.