Çanakkale'de Tacettin Arslan Camisi önünde cuma namazı çıkışı
toplanan onlarca kişi, Filistin ve Türk bayraklarıyla, Küresel
Sumud Filosu'na İsrail güçleri tarafından uluslararası sularda
yapılan saldırıyı protesto etti.
Filistin'e Destek Platformu tarafından yapılan açıklamada, "7
Ekim'den bu yana Gazze'de yaşananlar, insanlığın ortak
hafızasında derin bir yara olarak durmaya devam etmektedir. Bu
süreçten itibaren ortaya çıkan tablo, temel insani değerlerin
ağır şekilde ihlal edildiği bir duruma dönüşmüştür. Sivillerin
hedef haline geldiği, yaşam alanlarının daraldığı ve insani
yardımın dahi tartışma konusu yapıldığı bir ortamdan söz
ediyoruz. Bugün burada dile getirdiğimiz konu, bu sürecin yeni
bir halkasıdır. Gazze'ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola
çıkan Küresel Sumud Filosu'na İsrail güçleri tarafından
uluslararası sularda yapılan saldırı, açık biçimde kabul edilemez
bir müdahaledir. Gece saatlerinde insansız hava araçları ve
çeşitli elektronik sinyal kesme faaliyetleriyle, insani yardım
taşıyan sivil girişimin güvenliğinin olumsuz etkilendiği ve
katılımcıların baskı ve yönlendirmeye maruz kaldığı yönünde
bilgiler kamuoyuna yansımıştır. Uluslararası sularda seyrüsefer
özgürlüğü, tüm devletlerin ve sivil girişimlerin ortak güvencesi
altındadır. Bu ilkenin ihlal edilmesi, uluslararası düzenin
temelini zedeleyen bir yaklaşımdır. Küresel Sumud Filosu,
Gazze'de yaşanan insani felakete dikkat çekmek ve bölgeye temel
insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkmıştır. Bu tür
girişimlerin hedef alınması, insani yardım faaliyetlerini suç
gibi gösteren bir anlayışın ortaya çıktığını göstermektedir. Bu
durum, kabul edilmesi mümkün olmayan bir noktadır. Buradan açık
şekilde ifade ediyoruz: Bu hukuk tanımaz eyleme karşı
uluslararası toplum sessiz kalmamalıdır. Ortak bir tutum
alınması, uluslararası sistemin tutarlılığı açısından bir
zorunluluktur. Filoda yer alan vatandaşlarımızın ve diğer
yolcuların durumu yakından takip edilmektedir. Sürecin her
aşaması dikkatle izlenmekte ve gerekli adımlar atılmaktadır.
Bugün burada ortaya konan duruş, daha geniş bir çerçevede, insan
onurunu, adaleti ve temel hakları savunan bir yaklaşımın
ifadesidir. Gazze'de yaşanan insani krizin derinleşmesine seyirci
kalınmaması gerektiği açıktır. Bu tür gelişmeler karşısında
uluslararası toplumun sorumluluk üstlenmesi, insani değerlerin
korunması açısından hayati önemdedir" ifadelerine yer verildi.