Çanakkale Mehmet Akif Ersoy Devlet Hastanesi’nde bulunan tek radyoterapi cihazının yaklaşık 20 gündür hizmet veremediği iddiası, kentte sağlık hizmetlerinin yönetimine yönelik sert eleştirileri beraberinde getirdi. Kanser hastalarının hayati öneme sahip tedavilere erişememesi ise tepkilerin odağında.
Vatandaşlar, “İnsan hayatı bu kadar mı değersiz?” diyerek duruma isyan ederken, radyoterapi gibi zamanla yarışılan bir tedavinin haftalarca aksamasının kabul edilemez olduğunu ifade ediyor.
Hasta ve hasta yakınlarının aktardığına göre süreç boyunca net ve tutarlı bir bilgilendirme yapılmadığı iddia ediliyor. Önce “parça bekleniyor” denildiği, ardından parçanın geldiği ancak sorunun devam ettiği yönünde açıklamalar yapıldığı öne sürülüyor.
Bu çelişkili süreç, hastaların güvenini zedelerken, tedavi planlarının da belirsizliğe sürüklenmesine neden oldu. Kanser tedavisinde kritik olan sürekliliğin bozulması, sağlık sistemine yönelik eleştirileri daha da artırdı.
Kentte radyoterapi hizmetinin yalnızca tek cihaz üzerinden yürütülmesi, sağlık altyapısındaki planlama eksikliğini yeniden gündeme taşıdı. Olası arızalarda tüm tedavi sürecinin durma noktasına gelmesi, “önceden öngörülebilir bir risk nasıl göz ardı edildi?” sorusunu gündeme getirdi.
İlçe ve köylerden gelen hastaların uzun yollar kat ederek hastaneye ulaşıp tedavi alamadan geri dönmek zorunda kalması ise tepkiyi büyüten bir diğer unsur oldu.
Yaşanan aksama, sadece teknik bir arıza olarak değil, sağlık yönetimindeki ciddi bir planlama sorunu olarak değerlendiriliyor. Vatandaşlar, Çanakkale gibi geniş bir bölgeye hizmet veren bir hastanenin neden tek radyoterapi cihazına bağlı bırakıldığını sorguluyor.
Cihazın arızalanmasıyla birlikte yüzlerce hastanın tedavisinin sekteye uğraması, sistemdeki kırılgan yapıyı gözler önüne serdi.
Cihazın yeniden çalışması halinde bile oluşacak yoğunluk nedeniyle tedavilerin nasıl planlanacağı belirsizliğini koruyor. Zaten gecikmiş olan seansların daha da ötelenmesi ihtimali, hastalar arasında endişeyi artırıyor.
Uzmanlar, radyoterapi tedavisinde her gecikmenin ciddi risk oluşturduğunu vurgularken, mevcut durumun hastaların sağlık sürecini doğrudan tehdit ettiği ifade ediliyor.
Çanakkale İl Sağlık Müdürlüğü ve hastane yönetiminin sürece ilişkin henüz net ve kapsamlı bir açıklama yapmaması da eleştirilen bir diğer nokta. Kamuoyu, “20 gündür neden kalıcı bir çözüm üretilemedi?” sorusuna yanıt bekliyor.
Şeffaflık eksikliği ve geciken müdahale iddiaları, sağlık hizmetlerinin yönetimi konusunda ciddi soru işaretlerine yol açmış durumda.
Yaşanan kriz, kentte sağlık hizmetlerinin yeterliliğine dair tartışmaları daha da derinleştirdi. Vatandaşlar, hayati bir tedavinin haftalarca aksamasını “ihmal” olarak değerlendirirken, “Çanakkale sahipsiz mi?” sorusu kamuoyunda daha yüksek sesle dile getirilmeye başlandı.
Gözler şimdi yetkililerden gelecek açıklamaya ve krizin nasıl çözüleceğine çevrilmiş durumda.
(YUSUF SONKURT)