yandexmetrikacounter
"Gittiler, Geçemediler, Geçemeyecekler": Ce | Çanakkale Olay

"Gittiler, Geçemediler, Geçemeyecekler": Cevat Paşa’nın Mirası Yaşatılıyor

18 Mart 1915'te kurduğu savunma düzeniyle düşman donanmasının Çanakkale Boğazı'nı geçmesini engelleyen, Müstahkem Mevki Komutanı Mirliva Cevat Paşa, vefatının 88. yıl dönümünde Cevat Paşa Parkı’nda düzenlenen tören ile anıldı. Törende konuşan Çanakkale Valisi Doç. Dr. Ömer Toraman "Onun '18 Mart'ta gittiler, geçemediler, geçemeyecekler' sözü Çanakkale'nin geçilmez olduğunu tarihin sayfalarına kazımıştır." dedi.

142

Çanakkale Muharebelerinde üstün hizmetleri bulunan, 18 Mart 1915'te Çanakkale Boğazı'nın savunmasını yöneten, kurduğu savunma düzeniyle düşman donanmasını, boğazı geçmesini engelleyen, müstahkem mevki komutanı olarak görev yapan Mirliva Cevat Paşa, vefatının 88. yıl dönümünde Cevat Paşa Parkı’nda düzenlenen tören ile anıldı.

119680_wuciwug_9731b1e3_gittiler-geceme.jpeg

Anma programı saygı duruşu ve İstiklâl Marşının hep bir ağızdan okunması ile başladı. Törende ilk konuşmayı Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı Tarihçisi Aslıhan Kervan yaptı. Cevat Çobanlı Paşa’nın imparatorluktan cumhuriyete uzanan çalkantı bir dönemde, savaş meydanlarında, işgal günlerinde ve diplomasi masasında devlet sorumluluğu üstlenmiş bir asker olduğunu belirten Kervan şunları söyledi:

“18 Mart 1915 zaferinin mimarlarından Çanakkale Müstahkem Mevki Kumandanı Cevat Paşa'yı vefatının yıl dönümünde rahmet, minnet ve saygı ile anıyoruz. 1871 yılında İstanbul'da doğan Cevat Paşa, köklü bir askeri eğitim geleneğinin içinde yetişmiştir.

Harp Okulu ve Harp Akademisindeki başarısının ardından Berlin Harp Akademisinde eğitim görmüş bir kurmay subaydır. 10 Ağustos 1914'te Çanakkale'ye müstahkem mevki komutanlığına atandığında, karşısında iki gerçek vardır. Çanakkale, İstanbul'un kapısıydı ve imkânlar sınırlıydı.

Boğaz Savunmasının planını hazırlarken, Alman meslektaşlarının aksine savunma hattını girişte değil, Çanakkale Kilitbahir dar geçidinde yoğunlaştırdı. Ana savunma unsurlarını kıyı bataryaları ve mayın hatları olarak belirledi. Erenköy Koyu'nun önemini kavrayarak; bu bölgeyi düşman gemileri için güvenli bir manevra alanı olmaktan çıkardı.

Cevat Paşa, müttefikimiz subayların tüm eleştirilerine karşı kadro dışı bırakılmış bataryaları yeniden işler hale getirerek; eldeki eski mühimmatı dâhi savunmaya kazandırdı. Onun bu yaklaşımı zor yıllar geçiren milletin bir ferdi olarak eldeki tüm imkânı kullanma çabasıydı.

Türk askeri geleneğinde inisiyatif yalnız cesaret değil, şartları doğru okuma ve zamanında karar verme kabiliyetidir. 8 Mart 1915 sabahı Nusret mayın gemisinin Erenköy hattına kıyıya paralel döşediği 26 mayın bu kabiliyetin ürünüdür. 18 Mart'ta İtilaf donanmasının uğradığı ağır kayıplar bu öngörünün doğruluğunu göstermiştir.

Ancak Cevat Paşa'yı yalnız Çanakkale'yle sınırlamak eksik olur. Galiçya cephesinde 15. Kolordu Komutanı olarak görev yapmış; Sina Filistin cephesinde ordu komutanlığı üstlenmiş ve savaşın en zor safhalarında görev almıştır. Mütareke döneminde Genel Kurmay Başkanlığı ve Harbiye Nazırlığı görevlerinde bulunmuş; işgal altındaki İstanbul'da devletin askeri haysiyetini koruma mücadelesi vermiştir.

İngiliz baskıları karşısında görevinden ayrılmak zorunda kalmış olsa da Milli Mücadele'nin teşkilatlanma sürecinde aktif rol oynamış; Mustafa Kemal Paşa'ya ve Anadolu'daki direnişe destek vermiştir. Bu desteğinin sonucunu Malta sürgünüyle ödemiştir. Cumhuriyetin ilanından sonra 3. Ordu Müfettişliği görevini yürütmüş ve milletvekilliği yapmıştır.

1924 yılında askerlik ile milletvekilliğini birlikte yürütmemek adına milletvekilliğinden istifa etmesi onun askerlik mesleğine bağlılığını göstermektedir. 1925 Musul meselesinin Milletler Cemiyeti'nde görüşülmesi esnasında oluşturulan komisyonda Türkiye'yi temsilen komisyon başkanı olarak görev almıştır.

İngiliz işgali altındaki Musul'da yürütülen temas ve müzakereler ciddi güvenlik riskleri barındırıyordu. Heyetin geri çekilmesi yönünde baskılar yapılmasına rağmen Cevat Paşa görevini sürdürme kararlılığını ortaya koymuştur.

Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne gönderdiği telgrafta “Milletimizin verdiği yüzbinlerce şehide beş kişinin daha katılmasında bir mahsur görmüyoruz” ifadelerini kullanması onun Musul'daki vazifesini sıradan bir diplomatik temsil görevi olarak değil İstiklal Harbi'ndeki ölüm kalın mücadelesinin devamı olarak gördüğünü açıkça göstermektedir.

Orgeneral Cevat Çobanlı, imparatorluktan cumhuriyete uzanan çalkantı bir dönemde, savaş meydanlarında, işgal günlerinde ve diplomasisi masasında devlet sorumluluğu üstlenmiş bir askerdir. Çanakkale Muharebeleri onun askeri yeteneğinin en görünür sahnesidir. Ancak başarısı yalnız 18 Mart'tan ibaret değildir.

Cumhuriyetin tesis edildiğini, vatanın bütünlüğünün yeniden sağlandığını görmüş bir kumandan olarak hayata veda etmiştir. Cevat Paşa hatıralarını yazmamıştır. Fakat onun mirası resmi belgelerde sevk ve idare planlarında ve bu toprakların hafızasında yaşamaktadır.

O ve silah arkadaşları imparatorluğun çözülüşüne, işgale, direnişe ve yeniden doğuşa tanıklık eden bir nesil olarak başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün öncülüğünde bir milletin kaderini değiştirmiştir. Cevat Paşa da o kutlu kuşağın, bu fedakâr kuşağın vakarını, direncini ve askeri ciddiyetini temsil eden seçkin simalardan biridir.

Başta Çanakkaleliler olmak üzere bu vatanın evlatları olarak kendisine minnettarız. Ruhu şad olsun.”

119680_wuciwug_95010a4e_gittiler-geceme.jpeg

Kervan’ın ardından kürsüye gelen Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkan Vekili Yusuf Kartal ise Cevat Paşa’nın Çanakkaleliler için yalnızca tarihi bir kahraman olmadığını; kentlilerin ruhuna sinmiş vatan sevgisinin sembollerinden biri olduğunun altını çizdi. Kartal “Bugün burada Çanakkale Savunmasının kahramanlarından Çanakkale Müstahkem Mevki Komutanı Cevat Paşa'yı aramızdan ayrılışının 88. yıldönümünde rahmet, minnet ve saygıyla anmak üzere bir araya gelmiş bulunuyoruz.

Unutmayalım ki Çanakkale bir milletin kaderinin yazıldığı fedakârlığın, inancın ve vatan sevgisinin destana dönüştüğü büyük bir dönüm noktasıdır. İşte bu destanın kahramanlarından biri de askeri dehası sarsılmaz iradesiyle tarihe yön veren isimlerden biri olan Cevat Paşa'dır.

1915 yılında dünyanın en güçlü donanmaları Çanakkale Boğazı'nda geçerek İstanbul'a ulaşmayı hedeflemekteydiler. Cevat Paşa'nın ileri görüşlülüğü, kararlı sevk ve idaresi, stratejik zekâsı, bu planların tarihi derinliklerine gömmüş ve bizlere Çanakkale geçilmez kavramını tarihi altın harfle yazılmasına neden olmuştur.

Bugün Çanakkaleliler için Cevat Paşa sadece tarihi bir kahraman değildir. Çanakkalelilerin ruhuna sinmiş vatan sevgisinin sembollerinden bir tanesidir. Cevat Paşa'nın mirası yalnızca askeri bir başarı da değildir. Bu miras vatan sevgisinin, görev bilincinin ve millete adanmış bir hayatın en güçlü sembollerinden birisidir.

Bugün bizlere düşen en büyük sorumluluk ise bu büyük miras korumak, anlamak ve gelecek nesillere aynı bilinci aktarmaktır. Bu anlamlı günde başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere Cevat Paşa'yı ve bu toprakları bizlere vatan kılan tüm aziz şehitlerimizi ve kahraman gazilerimizi rahmet ve minnet duygularıyla anıyorum. Ruhları şad, mekânları cennet olsun.” dedi.

Çanakkale Belediyesi Başkan Vekili İrfan Dehmen de konuşmasında törenin yapıldığı Cevat Paşa Parkı’nın; Çanakkale Kahramanı unvanıyla onurlandırılan Cevat Paşa’nın aziz hatırasını yaşatmak ve bu kahramanlara duyulan büyük vefanın küçük bir sembolü olarak adını bu büyük komutandan aldığını söyledi.

Dehmen konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

“Çanakkale, dünya tarihinin akışını değiştiren çok önemli bir coğrafyadır. Asırlar boyunca medeniyetlerin geçiş noktası olan bu boğaz, stratejik konumu nedeniyle tarih boyunca büyük mücadelelere sahne olmuştur.

Ancak hiç şüphesiz ki bu topraklarda yazılan en büyük destan 1915 yılında Çanakkale'de verilen o eşsiz mücadeledir. I. Dünya Savaşı'nın en kritik anlarında dünyanın en güçlü donanmaları Çanakkale Boğazı'nı geçmeyi hedeflemiş fakat karşılarında yalnızca bir orduyu değil; vatanı söz konusu olduğunda tek yürek olmuş aziz bir milleti oluşturmuştur.

Burada kazanılan yalnızca askeri bir zafer değil. Aynı zamanda bir milletin bağımsızlık iradesinin azminin ve vatan sevgisinin en güçlü ifadesi inancın ve kararlılığın sonucudur.

O gün verilen mücadele tüm dünyaya Çanakkale'ye geçilmez sözünü kabul ettirmiştir. Milletimizin kaderini değiştiren o büyük destanın mimarlarından biri de şüphesiz ki Çanakkale Müstahkem Mevki Kaptanı Mirliva Cevat Paşa'dır.

Askeri öngörüsü, idari yeteneği ve üstün stratejik zekâsı sayesinde Çanakkale Savunmasının en kritik anlarında belirleyici rol oynamıştır.

Cevat Paşa, 10 Ağustos 1914’te Çanakkale Müstahkem Mevki Komutanlığı görevine atanmasının ardından Boğaz Savunmasını büyük bir dikkatle hazırlamış, tabyaların güçlendirilmesinden savunma planlarının oluşturulmasına kadar birçok önemli düzenlemeyi hayata geçirmiştir. Özellikle Boğaz'ın iç kesimlerinde bir savunma hattı kurulması gerektiğine dair öngörüsü savaşın seyrini belirleyen önemli kararlardan biri olmuştur.

Onun emriyle gerçekleştirilen ve Nusret gemisinin Erenköy koyuna döşediği mayınlar ise 18 Mart günü saldırıya geçen düşman donanmasının ağır kayıplar vermesine neden olmuş ve savaşın kaderini değiştiren tarihi bir hamle olarak askeri tarihte yerini almıştır.

Değerli katılımcılar, içerisinde bulunduğumuz Cevatpaşa Parkı da bu büyük vefanın küçük bir sembolüdür.

Kent merkezimizde yer alan bu park Çanakkale Kahramanı unvanıyla onurlandırılan Cevat Paşa'nın aziz hatırasını yaşatmak ve gelecek nesillere aktarmak amacıyla adını bu büyük komutanımızdan almaktadır. Bizlere düşen görev; bu toprakları bizlere vatan kılan kahramanlarımızın hatırasını yaşatmak, onların emanetine sahip çıkmak ve Çanakkale ruhunu gelecek uşaklara aktarmaktır.

Bu duygu ve düşüncelerle başta ulu önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm aziz şehitleri Ve kahraman gazilerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyor; Çanakkale Deniz Zaferi'nin önemli kahramanlarından Cevat Çobanlı'yı aramızdan ayrılışının 88. yıldönümünde saygıyla yâd ediyoruz.”

119680_wuciwug_3402251a_gittiler-geceme.jpeg

Anma programında son olarak Çanakkale Valisi Doç. Dr. Ömer Toraman bir konuşma yaptı. Söz konusu vatan savunması olduğunda Cevat Paşa ve onun gibi nice komutanların rütbe ya da mevki mefhumu gözetmeksizin kendilerine verilen görevi en iyi şekilde yaptıklarını belirten Vali Toraman konuşmasında şu sözlere yer verdi:

“Cevat Paşa’nın son derece başarılı bir askeri eğitimi ve askeri kariyeri var. Harp Akademisi'ni birincilikle bitiriyor. Bu arada Alman Harp Akademisi'nde eğitim görmüş. Bu kadro oluşumu Balkan Harbi ile başlıyor; 1. Dünya Savaşı'nda devam ediyor. İstiklal Harbi'yle sonuçlanan 10 yıllık kesintisiz bir muharebe döneminin subay kadrosudur. Bu çok istisnai bir durumdur. Bu kadar uzun süre harp etmek her ordu için, her millet için üstesinden gelinebilecek bir durum değildir.

Hamdolsun Türk milleti ve Türk ordusu bunu başarmıştır. Cevat Paşa savaş başlamadan önce buraya görevlendirilmiş. Müstahkem mevki komutanı olarak görevlendirilmiş. Müstahkem demek istihkâmdan geliyor; sağlamlaştırılmış demek.

Bu sorumluluğunu en iyi şekilde yerine getirerek 18 Mart 1915'te düşman donanmasının bertaraf edilmesinde büyük katkı sağlamıştır.

Onun “18 Mart'ta gittiler, geçemediler, geçemeyecekler” sözü Çanakkale'nin geçilmez olduğunu tarihin sayfalarına kazımıştır.

Cevat Paşa Malte'ya sürgün gönderildi diyoruz ama yine o seçkin kadroyla beraber Malta’da esaret altında tutuldu. Yaklaşık 2 yıl süreyle. Bu kuşağın örnek alınacak vasıflarından birisinin tezahür olarak da Malta'dan döndüğünde derhal Anadolu'ya geçti.

Ve rütbesine, kıdemine bakmaksızın kendisine ne vazife verildiyse onun sorumluluğunu üstlendi. Diyarbakır'a gitti ve orada cephe komutanlığı yaptı Güney Cephesinde. Cevat Paşa bu tavrı sergileyen tek subay değildi.

Mustafa Kemal'in başkomutanlığı emri altında ondan daha kıdemli, daha rütbesi yüksek pek çok paşa ve subay Mustafa Kemal'in emrinde ne görev verildiyse onu hakkıyla yerine getirdi.

Çünkü burada söz konusu olan vatan savunmasıydı. Dolayısıyla rütbeler, makamlar teferruattır.

Biz bugün Çanakkale’de Cevat Çobanlı Paşa’ya, onun hatırasına saygı göstermek için toplandık. Bu vesileyle büyük kahraman Cevat Paşa'ya Allah'tan rahmet diliyorum. Tüm aziz şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyorum. Mekânları cennet olsun.”

Cevat Çobanlı Paşa’yı anma programı Necip Paşa Camii İmam Hatibi Ersin Eren tarafından Kur'an-ı Kerim tilaveti ve Çanakkale İl Müftüsü Mevlüt Topçu tarafından dua edilmesinin ardından Cevat Paşa büstüne karanfil bırakılması ile sona erdi.

Anma programına Çanakkale Valisi Doç. Dr. Ömer Toraman’ın yanı sıra Çanakkale Belediye Başkan Vekili İrfan Dehmen, Amfibi Kolordu Komutanı Tümamiral Hüseyin Tığlı, Çanakkale Boğaz ve Garnizon Komutanı Tuğamiral Mustafa Biçen, İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Cemalettin Akyüz, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkan Vekili Yusuf Kartal, Çanakkale Baro Başkanı Av. Ardahan Dikme, Cevatpaşa Mahallesi Muhtarı Evren Kızoğlu, askeri ve mülki erkân ile Cevat Paşa Orta Okulu öğrencileri katıldı.

Fotoğraflar: Eylül Koçak

(HADİYE AYŞE İRİM)
Paylaş