yandexmetrikacounter
Gökçeada’da 2 bin 400 yıllık gizem | Çanakkale Olay

Gökçeada’da 2 bin 400 yıllık gizem

Çanakkale’nin Gökçeada ilçesinde, devasa bir kayaya oyularak yapılan yaklaşık 2 bin 400 yıllık ikiz lahit mezar, eşsiz mimarisi ve tarihi geçmişiyle dikkat çekiyor. Imbros Antik Kenti sınırlarında, Ege Denizi’ne bakan yamaçta bulunan tarihi mezar, adanın önemli kültürel mirasları arasında gösteriliyor.

174

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümü Dekanı ve Öğretim Üyesi Prof. Dr. Reyhan Körpe, Gökçeada’da bulunan ve geçmişten günümüze ulaşan önemli tarihi kalıntılar arasında yer alan ikiz lahit mezar hakkında değerlendirmelerde bulundu.

126005_wuciwug_89002f13_gokceada-da-2-b.jpeg

Imbros’tan Kaleköy’e uzanan binlerce yıllık tarih

Gökçeada’nın antik dönemlerdeki adının “Imbros” olduğunu belirten Prof. Dr. Reyhan Körpe, adadaki yerleşim tarihinin günümüzden yaklaşık 8 bin yıl öncesine, Neolitik Çağ’a kadar uzandığını söyledi. Imbros’un aynı zamanda adadaki en önemli antik kentin adı olduğunu ifade eden Körpe, bu antik kentin günümüzde Kaleköy’ün bulunduğu alanda yer aldığını belirterek, “Bu antik kent günümüzde Gökçeada’daki Kaleköy’ün bulunduğu yerdir. Yani aslında Kaleköy, milattan önce 7. ve 6. yüzyıldan Bizans dönemine kadar kesintisiz kullanılmış oldukça önemli bir antik yerleşim alanıdır.” dedi.

126005_wuciwug_aeaea92b_gokceada-da-2-b.jpeg

Kayaya oyuldu, ikiz yapısıyla benzerlerinden ayrıldı

Gökçeada çevresinde geçmiş dönemlere ait çok sayıda dikkat çekici kalıntının bulunduğunu aktaran Prof. Dr. Reyhan Körpe, adanın güneyinde, Ege Denizi’ne bakan yamaçta bulunan ikiz mezarın da bunlar arasında özel bir yere sahip olduğunu söyledi. Körpe, doğal kayaya oyularak oluşturulan mezarın bir nekropolün parçası olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı; “Özellikle adanın güneyindeki, yani Ege Denizi’ne bakan yamaç üzerinde bulunan 'ikiz mezar' veya 'ikiz lahit' diyebileceğimiz taş mezar anıtı, Imbros’taki en önemli kalıntılardan biridir. Buradaki lahit aslında doğal kayaya oyularak yapılmıştır. Burada bulunan ikiz mezar, nekropolün bir parçası olup son derece ilgi çekici bir yapı sunmaktadır. Muhtemelen milattan önce 4. yüzyıl ile milattan önce 3. yüzyıl arasına tarihlendirebileceğimiz bu mezar, bölgemizde bulunan pek çok taş mezara benzerlik gösterse de ikiz yapısıyla ayrışmaktadır" dedi.

126005_wuciwug_98d75fff_gokceada-da-2-b.jpeg

Lahitlerin tekneleri günümüze kadar ulaştı

Yaklaşık 2 bin 400 yıllık geçmişe sahip olduğu değerlendirilen mezarın Bizans döneminde soyulduğunu belirten Prof. Dr. Körpe, lahitlerin kapaklarının da inşaat malzemesi olarak kullanılmak üzere götürüldüğünü ifade etti. Körpe, “Lahit muhtemelen Bizans döneminde soyulmuş; taş olan kapağı ise inşaat malzemesi olarak kullanılmak üzere yine Bizans döneminde alınıp götürülmüştür. Ancak lahitlerin tekneleri orada bırakılmış ve tahrip edilmeden günümüze kadar ulaşmayı başarmıştır.” diye konuştu. Doğal kayaya işlenmiş ikiz yapısı, bulunduğu konum ve binlerce yıllık geçmişiyle dikkat çeken tarihi mezarın, günümüzde Gökçeada’nın önemli sembollerinden biri olmayı sürdürdüğü belirtildi.

(ERHAN TAYLAN)
Paylaş