SABAH - Kerim CENGİL’in haberine göre;
HSK Birinci Dairesi'nin verdiği inceleme ve soruşturma izni sonrası dosyada HSK Başmüfettişi Nevzat Cahit Toprak görevlendirildi. Başmüfettişlik tarafından yürütülen süreçte HTS kayıtları, dijital materyaller, kamera görüntüleri, telefon trafiği, para hareketleri ve adliye-lojman bağlantılarının incelemeye alındığı öğrenildi. HSK kulislerinde dosyanın sıradan bir disiplin soruşturması olarak görülmediği, olayın tüm boyutlarıyla araştırıldığı belirtiliyor.
Açığa alınan kadın başkanın HSK'ya sunduğu kapsamlı dilekçede, son derece ağır iddialarda bulunduğu öğrenildi. Kadın başkanın, kendisine yönelik sürecin tesadüfi gelişmediğini, belirli kişi ve çevrelerin koordineli hareket ettiğini, bazı yargı mensupları ve etkili isimlerin süreç içerisinde rol oynadığını öne sürdüğü belirtiliyor. Dilekçede, soruşturma bilgilerinin önceden bazı kişilere ulaştığı, belirli isimlerin süreçten haberdar görüntüsü verdiği ve olayların organize şekilde geliştiği iddialarına da yer verildiği öğrenildi.
Kadın başkanın dilekçesinde en dikkat çeken bölümün, kendisinin görev yaptığı mahkemeden uzaklaştırılmasına yönelik organize bir plan bulunduğu yönündeki değerlendirmeler olduğu belirtiliyor. Kadın başkanın, uyuşturucu dosyaların da hukuka aykırı taleplere boyun eğmediği için hedef seçildiğini, bazı çevrelerin istediği kararları vermediği için tasfiye edilmek istendiğini öne sürdüğü öğrenildi. HSK müfettişlerinin bu iddiaların tamamını araştıracağı ifade ediliyor.
HSK kulislerinde konuşulan en dikkat çekici başlıklardan biri de kadın başkanın mahkemesinde görülen önemli bir uyuşturucu dosyası oldu. İddialara göre, Çanakkale'de uyuşturucu ticaretiyle bağlantılı olduğu öne sürülen bir ismin kardeşinin yargılandığı dava sürecinde kadın başkana tahliye yönünde taksici Kadir üzerinden çeşitli girişimlerde bulunulduğu, Kadın başkanın bu talepleri kabul etmediği ve sonrasında olaylar zincirinin başladığı iddia edildi. Dilekçede bu sürecin detaylı şekilde anlatıldığı ve HSK'dan tüm bağlantıların araştırılmasının istendiği öğrenildi.
Kadın başkanın HSK'ya sunduğu dilekçede yalnızca adli soruşturma sürecine değil, olayın tamamına itiraz ettiği öğrenildi. Dilekçede meçhul avukat olarak anılan kişinin süreçteki rolü, telefon trafiği, para hareketleri, soruşturma öncesi temaslar ve dosyada adı geçen kişiler arasındaki ilişkilerin araştırılması talep edildi. Kadın başkanın HSK müfettişlerinden bu incelemeyi yalnızca uyuşturucu soruşturmasıyla sınırlı tutmaması gerektiğini, olayın arka planındaki tüm bağlantıların her yönüyle mercek altına alınmasını istediği öğrenildi.
Kadın başkanın HSK'ya sunduğu dilekçede adli tıp raporlarına da sert şekilde itiraz ettiği öğrenildi. Dilekçede, saç örneklerinde kokain tespit edildiği yönündeki raporun güvenilirliğinin araştırılması, analiz edilen saç örneklerinin gerçekten kendisine ait olup olmadığının ortaya çıkarılması ve mevcut numune ile yeniden alınacak örnekler arasında DNA karşılaştırması yapılması talep edildi. Kadın başkanın ayrıca saç örneklerinde tespit edildiği belirtilen bazı ilaç etken maddelerini hayatı boyunca kullanmadığını belirterek bu durumun da araştırılmasını istediği öğrenildi.
Soruşturma dosyasında dikkat çeken başlıklardan biri de hem kamuoyunda "Taksici Kadir" olarak bilinen Kadir Demirdelen'de hem de kadın başkandan alınan örneklerde kokain bulgularına rastlanması oldu. Dosyada kadın başkandan alınan saç örneklerinde kokain tespit edildiği belirtilirken, Kadir Demirdelen hakkında yürütülen soruşturmada da kokain ve amfetamin bulgularına ulaşıldığı öğrenildi. HSK müfettişlerinin iki isim arasındaki ilişkiyi, HTS kayıtlarını, lojman görüşmelerini ve uyuşturucu trafiği iddialarını detaylı şekilde inceleyeceği belirtiliyor.
(https://www.sabah.com.tr)