Dün saat 16.00’da İskeledeki Saat Kulesi’nin önünde Kadın Dayanışma Komiteleri tarafından 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında bir eylem gerçekleştirildi.
Komite, yaptığı basın açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Bugün 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar günü, bizim günümüz. Bugün sizleri mesai yapmak zorunda olduğu için; hasta, yaşlı ve çocuk bakımı sırtına yüklendiğinden evden çıkamadığı için, yaşamak istiyorum çığlıklarına rağmen sesi duyulmayıp yaşamdan koparıldığı için burada olamayan tüm kardeşlerimiz adına da selamlıyoruz. Onların bize verdiği mücadele gücünü tüm kalbimizde hissediyoruz.”
“Esas Çağrımız Yolları Ayırmak”
“Esas çağrımız ise yolları ayırmak. Kadınlar kiminle yolları ayıracak ve ayırmak zorunda? Her 8 Mart’ta süslü püslü reklamlarıyla, bugüne özel indirimleriyle boy gösteren ama o pırıltılarının arkasındaki emek sömürüsüyle, mobbingle, tacizle bu düzenin sürmesini
Sağlayan holdinglerle yolları ayırmak zorundayız. İşte bugün tam da bu yüzden memleketin dört bir yanında TÜSİAD’n, MÜSİAD’ın, ticaret odasının, bu sermayedar sürüsünün olduğu yerlerin kapısına dayandık. Bugün kadın cinayetlerini konuşuyorsak buna öfkeleniyorsak işte geldik en büyük katillerin kapısına dayandık dostlar. Hayatımız için bu emek düşmanlarıyla hesaplaşmak zorundayız. Ölen her kadının, her çocuğun, toplu katliamlarla öldürdükleri her emekçinin kanı ellerinde bu asalakların. Öyleyse buradan da ilan ediyoruz bizim de iki elimiz onların yakasında.”
“Siz Tek Biz Hepimiz”
“Doğayı mı katlediyorsunuz en önde ağaca sarılan biziz, çocukları tarikat yurtlarına mı kapatıyorsunuz o yurdun kapısına mührü ilk vuran biziz, güzel ülkemizin fabrikasını, madenini, suyunu mu özelleştiriyor, satıyorsunuz o sözleşmeleri imzalayan ellerinizi kırmak için kapınıza dikilen biziz, savaş sevdanızla ülkemizi karanlığa mı sürüklüyorsunuz kapıları açtığınız o NATO’nun karşısına ilk dikilecek biziz biz. Bizi içine soktukları karanlıkla güya terbiye edeceklerini sananlar, kadınlar bunca cinayetle, tacizle, tecavüzle uğraşırken ben gemimi yürütürüm diyenler, daha çok dinci-gericilikle, kadın bedeni üzerindeki daha büyük tahakkümlerle, cezasızlık politikaları ve yasalarıyla besledikleri çetelerle bizi nefessiz bırakacağını sananlara sesleniyoruz. Biz kadınların nefesi tükenir mi sanıyorsunuz. Tükenmez kardeşler bizim nefesimiz de tükenmez, gücümüz de bitmez. Ama düzen bekçilerinin nefesi tükenir. Şimdi onlara kötü bir haberimiz var: Biz kadınlar siz asalakların aldığı her nefeste burnunuzun dibindeyiz. Hodri meydan! Siz tek biz hepimiz!
Mutlaka biz kazanacağız!
Eşit, laik, bağımsız ve insanca yaşayacağımız sosyalist ülkeyi mutlaka kuracağız!
Yaşasın 8 Mart!
Yaşasın Emekçi Kadınlar!
Yaşasın Mücadelemiz!”
Haber-Fotoğraf: Eylül Koçak
(HADİYE AYŞE İRİM)