Ayvacık, doğal güzellikleri, yüksek oksijen oranı ve tarihi dokusuyla Kuzey Ege’nin dikkat çeken turizm merkezleri arasında yer alırken, son yıllarda bölgenin şifa kaynağı olarak gösterilen doğal ballarıyla da adından söz ettiriyor. Kazdağları’nın zengin florasında üretim yapan arıcılar, Mayıs ayıyla birlikte yoğun bir sezon temposuna girerken, tüketicilerin doğal bala ilgisi de her geçen yıl artıyor. Bölgenin deneyimli üreticilerinden Arya’dan Arı ve Arı Ürünleri arılığının sahibi Uğur Tunca, Ayvacık balının doğallığını, üretim sürecini ve yeni sezon beklentilerini anlatarak Kazdağları’nın eşsiz bitki örtüsünün bala kattığı değere dikkat çekti.
Uğur Tunca; “Baharın gelişiyle birlikte arılıklarımızda gerçekten yoğun ve hareketli bir dönem başladı. Kış aylarını geride bırakan arılarımız havaların ısınmasıyla birlikte yeniden aktif hale geldi. Biz de sezon hazırlıklarımızı erken dönemde tamamladık. Özellikle nisan ayıyla birlikte kolonilerimizi detaylı şekilde kontrol etmeye başladık. Ana arı kontrolleri, çerçeve düzenlemeleri, besleme süreçleri ve kovan bakımları bu dönemde çok büyük önem taşıyor. 24 Nisan’da ilk oğulumuzu aldık ve bu bizim için sezonun resmen başladığını gösterdi. Şu an kolonilerimiz oldukça güçlü bir seviyeye ulaştı. Arılar doğadan yoğun şekilde polen ve nektar taşımaya başladı. Özellikle Kazdağları’nın zengin florası sayesinde arılarımız çok verimli çalışıyor.
Şu sıralar arılıklarda günün büyük bölümü kovan kontrolleriyle geçiyor. Çünkü oğul sezonu arıcılığın en dikkat isteyen dönemlerinden biridir. Eğer süreci doğru yönetemezseniz hem koloni kaybı yaşayabilirsiniz hem de bal verimi düşebilir. Bu yıl iklim şartlarının şu ana kadar olumlu gitmesi bizi sevindiriyor. Bahar yağmurları doğadaki bitki çeşitliliğini artırdı. Bu da bal üretimi açısından oldukça umut verici bir tablo ortaya çıkardı. Şu anda hem bahar çiçek balı üretimi hem de kolonilerin güçlenme süreci yoğun şekilde devam ediyor. Biz de doğal ve katkısız üretim anlayışımızdan ödün vermeden yeni sezon için hazırlıklarımızı sürdürüyoruz” dedi.
Uğur Tunca; “Oğul dönemi, arıcılıkta doğanın en kritik ve en hassas süreçlerinden biridir. Bu dönem aslında arı kolonilerinin tamamen doğal içgüdüleriyle çoğalma sürecini ifade eder. Koloni büyüdükçe, güçlendikçe ve iç yapısı belirli bir seviyeye ulaştıkça arılar yeni koloniler oluşturmak için oğul verme eğilimine girer. Bu da hem doğanın döngüsü hem de arıcılık açısından oldukça önemli bir aşamadır. Arıcı için ise bu dönem yılın en yoğun çalışma gerektiren zamanlarından biridir. Çünkü kolonilerin sürekli kontrol altında tutulması, kovan içi düzenin doğru yönetilmesi ve olası oğul kaçışlarının önlenmesi gerekir.
Bu süreçte yapılan her doğru müdahale, sezonun genel verimini doğrudan etkiler. Eğer oğul dönemi iyi yönetilirse, koloniler zayıflamak yerine daha da güçlenir ve sezona yüksek performansla girer. Bu da hem bal verimini artırır hem de arıcının üretim kalitesine doğrudan yansır. Ancak kontrolsüz bir süreç yaşanırsa koloni kayıpları ve üretim düşüşleri kaçınılmaz olabilir. Bu nedenle oğul sezonu, arıcılıkta hem dikkat hem de tecrübe gerektiren en kritik dönemlerden biri olarak kabul edilir” ifade ederek oğul sezonunun önemine dikkat çekti.
Uğur Tunca; “Ayvacık balını özel ve değerli kılan en temel unsur tamamen coğrafi avantajlarımızdır. Bizim üretim yaptığımız bölge, Kazdağları’nın eteklerinde yer alan, son derece temiz bir doğaya sahip bir alan. Burada hava kirliliğinin olmaması, yüksek oksijen oranı ve doğal yaşamın korunmuş olması arılarımız için büyük bir avantaj sağlıyor. En önemli faktör ise bölgenin zengin bitki örtüsüdür. Kazdağları’nın sunduğu florada yer alan 32 endemik bitki türü, arılarımızın çok kaliteli ve çeşitlilik açısından zengin nektar toplamasını sağlıyor. Bu da doğrudan balın aromasına, kokusuna ve besin değerine yansıyor. Bu nedenle Ayvacık balı sadece bir gıda ürünü değil, aynı zamanda tamamen doğal koşullarda üretilen, katkısız ve şifalı bir ürün olarak öne çıkıyor. Bölgenin bu eşsiz doğası, balımızın karakterini belirleyen en önemli unsur diyebilirim” dedi.
Uğur Tunca; “Şu anda arılıklarımızda bahar çiçek balı üretimi aktif olarak devam ediyor. Baharın etkisiyle birlikte doğada çiçek çeşitliliği oldukça arttı ve arılarımız yoğun bir şekilde nektar toplamaya başladı. Bu dönem, bal üretiminin en verimli ve en dinamik süreçlerinden biri. Önümüzdeki yaklaşık 15 günlük süreçte ise bölgemizde çok sevilen ve arıcılar arasında önemli bir yere sahip olan çaltı balı dönemine geçeceğiz. Halk arasında “karaçalı balı” olarak da bilinen bu dönem, arılar için oldukça değerli bir nektar kaynağı sunuyor ve balın aromatik yapısını da zenginleştiriyor. Bunun ardından ise yaz dönemine doğru ilerledikçe çam balı üretim sürecimiz başlayacak. Çam balı, bölgenin en önemli ürünlerinden biri olduğu için bu döneme de ayrı bir hazırlık yapıyoruz. Tüm süreç boyunca hem kolonilerin sağlığını hem de doğallığı ön planda tutarak üretimimizi sürdürüyoruz” diyen Tuca, Karaçalı Balının aromatik yapısından bahsetmeden geçmedi.
Uğur Tunca; “Hava şartlarının bu şekilde uygun ve stabil devam etmesi halinde Mayıs ayının sonuna doğru ilk hasadı, yani ilk sağımı yapmayı planlıyoruz. Şu an arılıklarda bunun hazırlığı ve heyecanı yoğun şekilde yaşanıyor. Kolonilerin güçlü olması ve doğanın verimli bir dönemden geçmesi bizim için oldukça önemli. Her sezon olduğu gibi bu yıl da en büyük önceliğimiz hem arı sağlığını korumak hem de tamamen doğal, katkısız ve kaliteli bir ürün elde etmek. Bu nedenle hasat sürecini aceleye getirmeden, doğanın ritmine uygun şekilde ilerlemeye çalışıyoruz. Şimdiden büyük bir heyecan içerisindeyiz ve verimli bir sezon olmasını umut ediyoruz” şeklinde ifade etti.
Uğur Tunca: "Evet, şu anda doğal bala yönelik oldukça yoğun bir talep söz konusu. Özellikle son yıllarda tüketiciler daha bilinçli hale geldi ve rafine ürünler yerine doğallığı ön planda olan, katkısız ve güvenilir ürünleri tercih etmeye başladı. Bizim ürünlerimizin doğallığını ve üretim sürecini bilen vatandaşlar, daha bal henüz kovandan çıkmadan bizimle iletişime geçerek siparişlerini ayırtmaya başladı. Bu durum hem üretici olarak bizi memnun ediyor hem de doğru yolda olduğumuzu gösteriyor. Çünkü insanlar artık ne yediğini bilmek, güvenilir ve doğal ürüne ulaşmak istiyor. Bu ilgi de bizim motivasyonumuzu daha da artırıyor."
Uğur Tunca; “Tüm tüketicilerimize doğal, sağlıklı ve şifa dolu ürünler sunmaya devam edeceğiz. Bizim için en önemli konu, doğallıktan ödün vermemek ve üretimin her aşamasında kaliteyi korumaktır. Arılarımızın ürettiği her damla bal, tamamen Kazdağları’nın eşsiz florasından gelen bir armağandır. Bu süreçte, bizim gibi küçük ölçekli üreticilere ve yerel işletmelere sizler tarafından verilen destek, bizim için büyük bir motivasyon kaynağıdır. Öncelikle şahsım ve işletmem adına, Çanakkale Olay ailesine ve bu röportajı gerçekleştiren Erhan Taylan’a teşekkür ediyorum. Verdiğiniz destek, emeklerimizin karşılığını bulduğunu gösteriyor ve bizleri daha kaliteli üretim yapmaya teşvik ediyor. Herkese Kazdağları’ndan sağlık, şifa ve bereket dolu günler diliyorum. Sağım döneminde yeniden görüşmek üzere” diyerek işletmesinin doğallıktan ödün vermeyeceğini söyleyerek sözlerini tamamladı.