63. Uluslararası Troya Festivali etkinlikleri kapsamında Çanakkale Barış Kafe’de düzenlenen “Anadolu’da Destan Geleneği ve Homeros Destanları” başlıklı söyleşi, edebiyat ve tarih meraklılarını bir araya getirdi. Çanakkalelilerin yoğun ilgi gösterdiği etkinlikte; ünlü polisiye ve tarih romanı yazarı Ahmet Ümit ile Troya Ören Yeri Kazı Başkanı Prof. Dr. Rüstem Aslan, Anadolu topraklarının dünya edebiyatı ve anlatı kültüründeki merkezî rolünü değerlendirdi.
"Anadolu, Dünya Anlatı Geleneğinin Başlangıç Noktasıdır"
Söyleşide ilk olarak söz alan Prof. Dr. Rüstem Aslan, Klasik Batı anlayışının Homeros destanlarını izole bir Avrupa kültürü gibi sunma çabasını eleştirdi. Aslan, Mezopotamya ve Anadolu kaynaklı Gılgamış Destanı’nın Hitit versiyonlarından Homeros’a uzanan tarihsel silsileye dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
"19. yüzyılda Batı’da yapay bir tarih yazımı oluşturuldu. Homeros metinleri Doğu etkisinden tamamen soyutlanarak sunulmak istendi. Oysa Anadolu; anlatı, destan ve imparatorluk tarihlerinin destanlaşma geleneğinin asıl başlangıç noktasıdır. Bu hikâyeler bizim kendi hikâyemizdir ve onlara yine bizlerin farklı sanat disiplinleriyle sahip çıkması gerekir."
"Kendi Mirasımıza Sahip Çıkmazsak Başkaları Alıp Götürür"
Kültürel miras bilincine ve tarihsel eserlerin korunmasına
değinen yazar Ahmet Ümit ise geçmişte Anadolu coğrafyasından yurt
dışına kaçırılan ya da satılan tarihi değerleri hatırlattı.
Bergama Sunağı (Pergamon) ve Parthenon mermerleri örneklerini
veren Ümit, emperyal güçlerin arkeolojik ve kültürel birikimi
nasıl kendi müzelerine taşıdığına vurgu yaptı.
Mirasın sadece topraktan çıkarmakla değil, edebiyat ve sanatla
işlenerek sahiplenilebileceğini söyleyen Ümit, "İğneyle kuyu
kazar gibi büyük bir emekle tarihi gün yüzüne çıkaran arkeologlar
benim yeryüzündeki en büyük kahramanlarımdır. Ancak biz bu
hikâyeleri romanla, sinemayla, tiyatroyla işleyip
içselleştirmezsek başkaları anlatır ve bizim değerlerimiz
başkalarının olur" şeklinde konuştu.
Troya Savaşı ile Çanakkale Savaşları Arasındaki Tarihsel Bağ
Söyleşinin en dikkat çekici başlıklarından biri de Troya Savaşı ile Çanakkale Savaşları arasındaki ruhsal ve coğrafi paralellikler oldu. Prof. Dr. Rüstem Aslan, Çanakkale Cephesi'nde savaşan Türk ve yabancı subayların günlüklerinde kendilerini Troya kahramanlarıyla özdeşleştirdiklerini belirterek, bu toprakların savunma ruhunun yüzyıllar boyunca kesintisiz sürdüğünü ifade etti.
Ahmet Ümit ise bu tarihsel bağdan ilham alarak gelecekte Troya Savaşı ile Çanakkale Savaşları'nı paralel bir kurgu içinde ele alacağı yeni bir roman kaleme alma arzusunda olduğunu müjdeledi.
Etkinlik, dinleyicilerin yönelttiği soruların yanıtlanması ve gerçekleştirilen imza/fotoğraf çekiminin ardından sona erdi.
Haber-Fotoğraf: Azize Yalçın-Simay Yıldırım
(HABER MERKEZİ)