Araplar Boğazı olarak bilinen, mitolojik ismi Skamander Vadisi olan ve içinden İlyada’da Skamandros olarak tarif edilen Karamenderes nehrinin geçtiği alanda taş ocaklarının sayısı giderek artıyor… 14 Temmuz tarihinde Halkın Katılım Toplantısını (ÇED toplantısı) gerçekleştirerek ocaklar arasında yerini alacak olan kalker ocağı bölgeye yönelik yeni bir tehdit oluşturuluyor. Patlatma yöntemi ile faaliyete geçecek olan ve yılda bir milyon 920 bin ton malzeme çıkarılması planlanan ocak, diğerleri gibi bölgenin binlerce yılda oluşturduğu mitolojik değerleri, flora ve faunayı tehdit ediyor. Gazetemiz Çanakkale OLAY’ın dünkü sayısında gündeme getirdiğimiz konuyla ilgili İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü tarafından hazırlanan, Güney Marmara Kalkınma Ajansı’nın desteklediği, Araplar Boğazı’nı kurtaracak önemli bir proje olduğu ortaya çıktı. “Troia`nın Arka Bahçesi’nde Kuş Gözlemciliği” ismi verilen projede yaklaşık iki yıldır devam eden çalışmalar ile kuş türleri belgeleniyor. Projenin bir devamı olarak kurulan http://www.troiabirds.com/isimli internet sitesi de buradaki çalışmalara yer veriliyor.
Schliemann’a göre eski Troia!
“Troia`nın Arka Bahçesi’nde Kuş Gözlemciliği” projesi hakkında verilen bilgilerde Araplar Boğazı’nın önemine değiniliyor. Konuyla ilgili; “İda Dağı içlerinden doğan Karamenderes (Skamandros) nehrinin içinden geçtiği Araplar Boğazı hem iki ova arasında, hem de güney ve kuzey Troas arasındaki tek geçiş noktasıdır. Troas’ın bu kısmındaki en stratejik nokta olan Araplar Boğazı’nın her iki yanında da 11 yerleşim yeri saptanmıştır. Boğaz içerisinde I. derece doğal sit alanının kuzeyinde Ballıdağ (Ballık) ve Asarlık (Eski Hisarlık) Tepe adlarıyla anılan iki antik yerleşim bulunmaktadır (Körpe, 2010). 19. Yüzyılın sonlarına kadar tahkim duvarlarının büyük kısmı mükemmel bir şekilde ayakta duran Ballı Dağ bu nedenden dolayı uzun süre Troia olarak düşünülmüştür. (Höhfeld vd. 2009) İ.Ö. 19. yüzyılın başlarında Troia olduğu kabul edilen Ballıdağ ve onun hemen karşısındaki Eski Hisarlık, araştırmacıların ilk uğrak yerlerindendi (Arslan vd. 2011). Ballıdağ, bölgedeki ilk araştırmalarda bulunmuş olup, F. Calvert ve H. Schliemann tarafından Troia’dan daha önce kazılmıştır. Burasının eski Troia olduğunu düşünen Schliemann, bazı kazı ve sondajlar yapmıştır” ifadelerine yer veriliyor.
Troiali kahramanların Tümülüsleri var
“Antik yerleşimin batısında bulunan Tümülüsler 18. yüzyıldan bu yana bilinmektedirler” denilen proje hakkında; “Buradaki tümülüsler Priamos, Hektor, Paris gibi Troia’lı kahramanlara atfedilmiştir. Tümülüslerden üçü zaman içinde Lubbock, Schliemann tarafından kazılmış, fakat içlerinden kayda değer buluntu çıkmamıştır. Rancklin tarafından (Paris’in mezarı) olarak adlandırılan dördüncü tümülüs ise yörede Çoban Tepe olarak biliniyordu. Bu tümülüs 1887 yılında köylülerce kazılmış ancak daha sonra yakalanmışlar ve buldukları eserler de İstanbul Arkeoloji Müzelerine gönderilmiştir. Asarlık Ballık’ın tam karşısında, boğazın sağ yakasında 165 metre yüksekliğinde, üçgen biçiminde kayalık dik bir tepedir. Burası da Ballık gibi gezgin ve araştırmacıların dikkatini çekmiştir. Burada da Ballık’taki gibi Troia VI yerleşmesini işaret eden çanak çömlekler bulunmuştur (Aslan 2000)” bilgilerine de yer veriliyor.
Homeros İlyada’da Skamandros’tan bahsediyor
İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü tarafından hazırlanan proje bilgilendirmesinde, Homeros’un İlyada’sında Skamandros’tan bahsedildiği de ifade edilerek; “Yapılan araştırmalarda bulunan yüzey seramiklerinin büyük çoğunluğu gri monokrom Arkaik parçalardır. Bunların yanında, bazı klasik parçalar da bulunmuştur. Tepede yapılan kazı ve araştırmaların da gösterdiği gibi, arkaik dönemde kurulmuş olan yerleşimin Hellenistik dönem öncesinde terk edildiği anlaşılmaktadır. Kara Menderes Nehrinin adına Homeros’un ünlü destanı İlyada’da da rastlanmaktadır. Destan da Tanrısal Skamandros olarak bahsedilen bu nehir için kullanılan ifadeler Troia savaşlarında nehrin ve lokasyonunun önemini ispat eder niteliktedir. ‘Poseidon’la Apollon işte o zaman düşündü taşındı/Üstüne ırmakları salalım, yıkalım, dediler/İda Dağları’ndan denize akan nehirleri getirdiler/Pesos’la Heptaporos’u, Karesos’la Rodios’u getirdiler/Gsenikos’u, Aisepos’u getirdiler/tanrısal Skamandros’u Simoeis’i getirdiler/Kıyılarında kalkanlar, tolgalar düşmüştü toz toprak içine/Yarı tanrı soy soy insanlar düşmüştü. (12. Bölüm) (Homeros Çev.Erhat 2004)” deniyor.
Skamandros, Troialılar için dile geliyor
Proje tanıtımının devamında ise, “Destanda 20. bölümde ise Skamandros ırmağı dile gelip Akhilleus’la konuşuyor. Gözü dönmüş bir şekilde insanları öldüren Akhilleus’u engellemeye çalışıyor ve destanın bu bölümü şu şekilde cereyan ediyor: Derin anaforlu ırmak, benzetip sesini insan sesine/Derin anaforların altında öfkeyle dile gelmeseydi/Hızlı Akhilleus daha bir sürü Paionialı öldürürdü: Hey Akhilleus, tekmil insanlardan üstünsün güçte/Kötü işlerde de geçersin hepsini/Bütün tanrılar yardım ederler sana/ Bütün Troyalıları öldürmen için Kronosoğlu izin vermişse/Bu korkunç işleri benden uzakta yap bari/ Sür onların hepsini ovaya/Güzel sularım dolup taşıyor ölülerle/Tanrısal denize akıtamıyorum sularımı/Öldürdüğün insanlarla tıkadın beni/Boyuna da kesip biçiyorsun hiç acımadan/Bıktım senden Kronosoğlu, yeter artık. Ayağıtez Akhilleus karşılık verdi dedi ki: Tanrısal Skamandros, buyurduğun gibi olsun, ama taşkın Troyalılara hiç aman vermem sürmeden onları kentin önüne, Hektor’la karşılaşmadan…” ifadeleri ile mitolojide bölgeye atfedilen önem vurgulanıyor.
Ulusal Park genişletilmeli
Avrupa Doğa Mirası Vakfı (Euronatur)’dan Ornitholog Lothar Gerner ve Onsekiz Mart Üniversitesi’nden Prof. Dr. Mehmet Serez tarafından hazırlanan ‘Troia Tarihi Ulusal Parkı Kuş Türleri ve Habitatlarını Tehdit Eden Faktörlere Karşı Alınması Gereken Önlemler’ adlı rapora da yer verilen proje tanıtımında doğal güzelliklerinden ve barındırılan kuş türlerinden bahsediliyor. Proje tanıtımında, “Troia ve çevresinde 192 kuş türünün saptandığı belirtilirken, nesli tehlikede olan, korunması gereken kuş türleri sayılırken ulusal Parkın genişletilmesi için önerilen alanlar sıralanmıştır, bu alanlardan biri de Araplar Boğazı mevkiidir. Kara Menderes nehri boyunca en fazla kuş türü Araplar Boğazı’nda (86) görülmüştür. Araplar Boğazı alanlarında 14 rastlantıda 86 kuş türü tespit edilmiştir. Bu alanda 86 türden 47’si kuluçka olan ve dokuzuda muhtemelen kuluçka kuş türü olarak kaydedilmiştir. Bunlardan 35 tür göçmen kuş türü kışlayanlar olduğu kaydedilmiştir. Potansiyel olarak kuluçka olan 51 kuş türünden 39 tür BERN: Avrupa’nın Yaban Hayatı ve Yaşama Ortamlarını Koruma Sözleşmesi, Ek II’ye (Ek II: Mutlak koruma altında olan türlerdir) göre kesin koruma ve 11 türde ek III’e (Ek III: Koruma altında olan türlerdir) göre koruma altındadır. Bu sırada IBA (Important Word Areas) önemli kuş alanları koruma kriterlerine göre dünyada tehlike altında bulunan şah kartalı (Eastern Imperial Eeagle- Aquila heliaca) kuluçkası tespit edilmiştir. Avrupa’da tehlike altında tür olarak kara leylek (Black stork - Ciconia Nigra) büyük bir tahminle bu alanda kuluçka olmaktadır. Saz tavuğu ökse ardıcı, çizgili ödleğen ve arı kuşunun kuluçka oldukları saptanmıştır. Göçmen kışlayan 35 kuş türünün tümü Bern Konv. Kesin koruma veya koruma altında bulunmaktadır. Özellikle erguvani balıkçıl ovalarda hiç rastlanmamış olmasına rağmen bu alanda ilkbaharda 15 bireyle göze çarpmakta sıkça bulunmaktadır. Geç yazda baskın olarak bulunana diğer balıkçıl türleri küçük akbalıkçıl (Little Egret - Egretta Garzetta), gri balıkçıldır (Grey Heron - Ardea Cinarea). Geç yazda hiçbir çıvgın olmamasına rağmen ilkbaharda çıvgın(Chiffchaff- Phylloscopus Collybita) göçünde 20 birey görülmüştür. Ayrıca yeşil söğüt bülbülü( Greenish Warbler -Phylloscopus Trochiloides) ve benekli sinekkapanda ( Spotted Flycatcher - Musicicapa Striata) görülmüştür. Gerner ve Serez’in çalışmasının ardından yürütülen bir diğer çalışma da ‘Araplar Boğazı Çevresinde Yerleşik ve Göçmen Kuş Popülâsyonları Üzerine Gözlemler’dir’” ifadeleri dikkat çektiyor.
İşte o kuşlar
Araplar Boğazı olarak adlandırılan ve biyolojik çeşitlilik açısından çok önemli bir habitat oluşturan bölgede 2005 Nisan - 2006 Nisan tarihleri arasında İnanç Sevim ve Ahmet Gönüz tarafından kuş gözlemleri gerçekleştiriyor. Yörede 10 ordo ve 30 familyaya ait 96 farklı kuş türü belirlenmiş, çalışma alanı için 38 tür yaz göçmeni, 15 tür kış göçmeni, 34 tür yerli ve 9 tür ise transit. (Sevim, Gönüz 2006). 2014 GMKA destekli “Troia’nın Arka Bahçesi’nde Kuş Gözlemciliği” projesi kapsamında Araplar Boğazı alanında yapılan 15 rastlantıda Gri balıkçıl (Ardea Cinerea - Grey Heron), Alaca balıkçıl (Ardeola Ralloides - Squacco Heron), Tepeli toygar (Galerida cristata - Crested lark), Balaban (Botaurus Stellaris - Eurasian Bittern), Boğmaklı ardıç (Turdus Torquatus - Ring Ouzel), Kuzgun (Corvus Corax - Common Raven) gibi Bern Konv. Ek III’e göre koruma altındaki türler ile Kaya kartalı (Aquila Chrysaetos -Golden Eagle), Şahin (Buteo Buteo - Common Buzzard), Kara leylek (Ciconia Nigra-Black Stork), Kaya kekliği (Alectoris Graeca - Rock Partridge), Kır kırlangıcı (Hirundo Rustica-Barn Swallow), Benekli sinekkapan (Muscicapa striata-Spotted flycacher), Dağ incirkuşu (Anthus spinoletta-Water pipit), Kızıl sırtlı örümcek kuşu (Lanius Collurio - Red - Backed Shrike), Kızıl kuyruklu örümcek kuşu (Lanius İsabellinus - Isabelline Shrike), Kızıl başlı örümcek kuşu (Lanius Senatör - Woodchat Shrike) Ek II’ye göre mutlak koruma altında olan türler tespit edildiği ifade ediliyor.