Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından hazırlanan 'Şu Boğaz Harbi: Tarihî Belgelerle Çanakkale Destanı' eseri kapsamında tanıtım ve panel programı düzenlendi. Program saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başladı. Ardından şehitlerin ruhuna dua okundu. Programa, Çanakkale Valisi Doç. Dr. Ömer Toraman, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkan Yardımcısı İlhami Giray Şahin, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, Çanakkale protokolü, davetliler, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.
Açılış konuşmasını yapan Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, "Çanakkale ruhuna sahip çıktığımız sürece bu topraklarda kıyamete kadar inşallah beraber yaşayacağız. Çanakkale ruhuna sahip çıktığımız sürece de aşamayacağımız engel, çözemeyeceğimiz problem kalmayacaktır. Zaten özellikle son dönemde Çanakkale'nin kıymeti daha da anlaşılmaya başlandı. Cumhurbaşkanımızın her konuşmasında mutlaka Çanakkale'ye bir atıf vardır. Herkesin Çanakkale'si bizim ortak değermiz, ortak paydamızdır. Çanakkale dendiği zaman Türk milletinin kalbi başka atmaya başlar. Çanakkale dendiği zaman Türkiye'de akan sular durur. Biz de Tarihi Alan Başkanlığı olarak bu müstesna toprakların hizmetinde olan bir kurumuz. Çanakkale neredeyse biz oradayız. Bizim bir ilkemiz var; al bayrağın dalgalandığı her yer Çanakkale'dir" dedi.
Eserin "Son nefesimize kadar Çanakkale ruhuna sahip çıkacağız" anlayışıyla hazırlandığını vurgulayan Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkan Yardımcısı İlhami Giray Şahin, "Tarih sahnesinde silinmek tehdidiyle karşı karşıya kalan aziz milletimiz 'din ü devlet, mülk ü millet' için Çanakkale'de kazanılan zaferiyle tarih sahnesine yeniden dönmüş, dünya tarihinin de seyrini değiştirmiştir. 1915 yılında dönemin en güçlü ordularına karşı verilen bir mücadele, 'Çanakkale Geçilmez' sözünün tarihe altın harflerle yazıldığı tarihi bir alan, mekan, destan olmuştur. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı olarak Çanakkale zaferinin yıl dönümüne armağan olarak hazırladığımız 'Şu Boğaz Harbi: Tarihî Belgelerle Çanakkale Destanı' adlı eseri Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın ifade ettiği gibi son nefesimize kadar Çanakkale ruhuna sahip çıkacağız anlayışıyla hazırladık. Eserimizde milletimizin imanı, inancı, fedakarlığı, vatanı ve bayrağı, ayrıca bağımsızlığı uğruna sergilediği eşsiz kahramanlığın birlik ve beraberliğin nişanesi olarak Çanakkale zaferini görsel bir kitapla destansı hikayeyi anlatan vesikalarla kayıt altına aldık" diye konuştu.
Eserin Çanakkale Zaferi için önemli bir kaynak olduğunu kaydeden
İletişim Başkan Yardımcısı Şahin, şunları söyledi:
"Çanakkale Zaferi'nin resmi belgeleri, fotoğraflar, arşiv
kayıtları kapsamlı bir çalışma olarak sunduğumuz bu eserde 14
bölüm, 512 sayfadan oluşan kıymetli, arşivlerde yer alması değil,
aynı zamanda dünya tarihinde kaynak olarak gösterilmesini gaye
edindiğimiz bir esere dönüştü. Hazırlık aşamalarında günlük
yaşama, savaşın zorluklarına, kazanılan zaferin coşkusuna ve Türk
basını, ayrıca uluslararası basının da gazete haberlerine yer
verdik. Türk askerlerinin yanı sıra İtilaf Devletlerinin
askerlerinin ve ailelerinin yazdıkları mektupları da ihtiva eden
eserde, Fransızlara esir düşüp ailesinden haber almak isteyen
askerin eşini, kardeşini, oğlunu arayan acılı bir yakınını bulma
muradıyla hareket ettiği daha nice mektuplar bulmak mümkün.
Ayrıca dönemin de problemi olan dezenformasyonla mücadele etmek
adına İtilaf Devletlerinin kara propagandasını etkisiz kılmak ve
doğru bilgiyi kamuoyuna ulaştırmak için nasıl çabalar sarf
edildiğini de bu eserde görmek mümkün. Bu doğrultuda uluslararası
basında alınan güvenilir haberlerin tercümelerinin de gazetelerde
yer bulduğunu da müşahede ediyoruz. Nitekim bu durumun
örneklerinde esere açıkça rastlamak mümkün. İletişim faaliyetleri
ve doğru bilgiye ulaşmak geçmişten günümüze savaşta da barışta da
önemini her zaman korumuştur. Toplumların sağlıklı kararlar
alabilmesi ve doğru yönlendirilebilmesi için güvenilir bilginin
zamanında ve eksiksiz biçimde aktarılması elzemdir. Birinci Dünya
Savaşı yıllarında yaşanan tecrübeler de bunu açıkça ortaya
koymaktadır."
Açılış konuşmalarının ardından program panel konuşmaları ile
devam etti.