4 Nisan 2026 tarihinde yürürlüğe girdiği belirtilen yeni yönetmelik, tarım arazilerinde yapılaşmaya ilişkin kuralları yeniden gündeme taşıdı. Avukat Mert Sezgen’in açıklamalarına göre, “tapulu arazi” kavramı artık birçok kişinin düşündüğü gibi sınırsız kullanım hakkı anlamına gelmiyor.
Paylaşıma göre tarım arazilerinde yalnızca mevzuatın izin verdiği tarımsal amaçlı yapılar, gerekli izinler alınarak ve proje sınırları içinde yapılabilecek. Konteyner, tiny house ya da benzeri yapıların gelişi güzel yerleştirilmesi ise ciddi hukuki riskler barındırıyor.
Son yıllarda özellikle kırsal bölgelerde hızla yayılan tiny house ve konteyner yerleşimleri, yeni düzenleme iddialarıyla birlikte yeniden tartışma konusu oldu.
Sezgen’in açıklamasına göre;
Bu durum, özellikle yatırım amaçlı küçük parsellerde toplu tiny house projeleri geliştirenler açısından önemli riskler doğuruyor.
En dikkat çeken başlıklardan biri ise mevcut yapılarla ilgili. Uzun yıllardır kullanılan yapıların dahi otomatik olarak yasal kabul edilmeyeceği ifade ediliyor.
İddiaya göre;
Bu da geçmişte yapılan birçok yapının yeniden denetime tabi tutulabileceği anlamına geliyor.
Paylaşımda en çarpıcı uyarılardan biri ise yaptırımlar üzerine. Yeni yönetmelik kapsamında;
Ayrıca yıkım masraflarının da arazi sahibinden tahsil edilebileceği belirtiliyor.
Konu yalnızca para cezası ve yıkımla sınırlı değil. İddialara göre, tarım arazisinin amacı dışında kullanıldığının tespit edilmesi halinde tapuya bu durum işlenebiliyor.
Bu da ilerleyen süreçte;
neden olabilecek ciddi bir risk olarak öne çıkıyor.
Tarım arazilerinde sıkça tercih edilen bağ evleri de yeni düzenleme tartışmalarının odağında. Sezgen’e göre bağ evi yapılabilmesi için gerçekten tarımsal faaliyetle bağlantılı olması gerekiyor.
Keyfi kullanım amaçlı yapılan yapıların “bağ evi” olarak gösterilmesi durumunda ise hukuki sorunlar yaşanabileceği ifade ediliyor.
Ayrıca;
bulunduğu ve her arazinin aynı statüde değerlendirilmediği vurgulanıyor.
Yetkili idarelerden ruhsat alınamaması durumunda yapılması gerekenin kaçak kullanım değil, hukuki yollara başvurmak olduğu belirtiliyor.
Bu kapsamda;
hayati önem taşıyor. Aksi halde dava süreci devam ederken bile yıkım işleminin gerçekleşebileceği uyarısı yapılıyor.
Uzmanlara göre tarım arazilerinde yapılaşmanın temel kuralı artık çok net: Önce mevzuat, sonra proje, ardından izin.
Bu sıralamanın dışına çıkılması durumunda hem maddi kayıpların hem de hukuki yaptırımların büyüyebileceği ifade ediliyor.
Söz konusu düzenlemeye ilişkin resmi detaylar ve uygulama esasları merak edilirken, sosyal medyada hızla yayılan bu iddialar özellikle tarla sahipleri ve yatırımcılar arasında büyük yankı uyandırdı.
Uzmanlar ise vatandaşların mağduriyet yaşamaması için ilgili belediyeler, il özel idareleri ve uzman hukukçularla hareket etmesi gerektiğinin altını çiziyor.
(YUSUF SONKURT)