Çanakkale’miz sadece şanlı tarihiyle değil, tarlalarından fışkıran bereketiyle de Türkiye’yi beslemeye devam ediyor. Tarım TV ekranlarında yayınlanan "Tarımın Gündemi" programında Yeliz Yılmaz'ın sorularını yanıtlayan Çanakkale Tarım ve Orman İl Müdürü Ergün Demirhan, TÜİK’in en taze 2025 verileri ışığında kent tarımının geldiği gurur verici noktayı kamuoyuyla paylaştı. Geçtiğimiz yıl Türkiye genelinde ilk 10’da yer alan ürün sayısını 55’ten 58’e çıkardıklarını müjdeleyen Demirhan, Çanakkale topraklarının lojistik gücü ve modern tarım teknikleriyle adeta bir üretim üssüne dönüştüğünü vurguladı.
Programın açılışında tüm Çanakkale üreticilerinin selamını ileterek sözlerine başlayan İl Müdürü Ergün Demirhan, bu kadim şehirde görev yapmanın manevi sorumluluğuna değindi. Çanakkale'yi sadece bir kamusal görev alanı olarak görmediklerini belirten Demirhan, şu ifadeleri kullandı; "Öncelikle Şehitler Diyarı, Çanakkale'mizden tüm mesai arkadaşlarımızın, tarım teşkilatımızın, üreticilerimizin, Çanakkale'mizin selamlarını, sevgilerini ve saygılarını ileterek başlamak istiyorum. Tabii ki şöyle söyleyeyim Çanakkale ilimizde çalıştıkça nasıl destansı bir şehirde yaşadığımızı çalışarak, görerek, alanda tecrübelerle kazanıyoruz. Çanakkale çok değerli bir şehir. Çanakkale ilimiz gerçekten şanlı bir direnişin, zaferlerin şehridir her şeyden öncelikle. Kesinlikle. Çanakkale kahramanları için ey bu topraklar için toprağa düşmüş asker, gökten ejder denerek öpse o pak alnı değer. Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor tevhidi diyor. Bedrin askanları ancak bu kadar şanlıydı diyen milli şair, aynı zamanda meslek büyüğümüz, aynı zamanda veteriner hekim Mehmet Akif Ersoy'un şehridir. Ruhu şad olsun. Anafartalar komutanımız Gazi Mustafa Kemal'in ve Aziz kahraman komutanlarımızın şehridir. Türklerin Anadolu'dan sonra Avrupa'ya ve Rumeli'ye geçtikleri ilk kapıdır Çanakkale'miz. Ve Çanakkale ecdadın yadigarıdır her şeyden önce. Çanakkale istiklalin ve istikbalin şehridir diyebiliriz. Çanakkale zaferini sağlayan 81 ilin yanında Bosnalısı, Batı Trakyalısı, Musullusu, Kerkük'lüsü, Hülasa Türkiye ecdadının bastığı her yerin hatırası olan ve bağrında 250.000 bin şehidi barındıran mübarek bir şehirdir Çanakkale. Biz Çanakkale için Türkiye'dir diyoruz. Hatta bunun ötesini kullanıyoruz. Diyoruz ki: 'Çanakkale ecdadın ayak bastığı her yerdir Çanakkale.' Çanakkale bizim için bu kadar kıymetli ve topraklar. İşte biz saydığım bu sebeplerden dolayı gerçekten biz orada Çanakkale'de çalışmayı sadece bir kamusal görev olarak algılamıyoruz. İbadet hisleriyle, manevi sorumluluk hisleriyle çalışyoruz Çanakkale'de."
Çanakkale tarımının köklerinin binlerce yıl öncesine, Homeros’un destanlarına kadar uzandığını hatırlatan Demirhan, tarihin ve coğrafyanın sunduğu bu bereketi şu sözlerle özetledi; "Çanakkale gerçekten tarih boyunca hem kültürün hem ticaretin hep kesiştiği bir nokta olmuştur. Hikayesi çok eskilerden başlıyor. 5.000 yıl tarihi olan Troya'dan başlatabiliriz. Meşhur Troya'dan. Troya genelde savaşların kenti olarak anılmıştır. Ama aslında öyle değil. Troya aynı zamanda antik dünyanın çok önemli bir tarım merkezlerinden biridir. Batı medeniyetinin en büyük destanlarından biri olan İlyada destanında bereketli topraklardan çok bahseder Homeros ve Kaz Dağları için bin pınarlı İda diye bahseder. Böyle eski eskiye giden bir tarihi vardır Çanakkale'nin. O destanda bahsedilen gürül gürül Akan Pınarlar işte bugünlerde o bereketli topraklarımızı besleyen sulardır aslında. Yine destanda geniş Troy ovalarında altın başaklar bir deniz gibi dalgalanır. Zeytin ağaçlarının, gümüş yapraklarının bu toprakların bereket saçtığını anlatır. Yani bizim böyle destansı geçmişe dayanan bir hikayemiz var. Bugün yaptığımız bu tarımsal üretimin işte böyle 5000'li yıla dayanan antik bir hikayesi var diyoruz. Troy'dan bugüne kadar orada yaşayan her medeniyet bu bereketin farkına varmış. Bu tarımsal üretimden faydalanmış ve Troya'dan tüm dünyaya bir tarım başkenti olarak tarım ürünleri göndermiş. İşte o limanlardan tüm dünyaya yayılan o ürünler bugünkü Çanakkale topraklarından yayılan tarımsal ürünlerimizi ifade etmektedir" şeklinde ifade eden İl Müdürü Demirhan, 1915 Çanakkale Köprüsü'nün lojistik olarak maliyetleri düşürerek tarıma can simidi olduğunu belirtti.
Çanakkale’nin tarım arazisi varlığına oranla ürettiği katma değerin mucizevi bir seviyede olduğunu belirten Demirhan, kentin bitkisel ve hayvansal üretim karnesini şu çarpıcı verilerle aktardı; "Çanakkale'miz 3 milyon dekara sahip bir tarımsal arazi varlığına sahip. Geçen hafta TÜİK 2025 rakamlarını açıkladı. Geçen yıl 55 ürünümüz vardı ilk onda. Bu yıl iftarla söyleyebilirim. 58 ürüne çıkardık. 58 farklı üründe Türkiye'de ilk 10'dayız. İzin verirseniz bunlardan çok bahsedeceğim çünkü bu çarpıcı rakamlar Şeftali'de, salçalık biberde ve bunun gibi beş üründe Türkiye'de birinciyiz. Ağırlıklı yem bitkileri olmak üzere 8 üründe Türkiye'de ikinciliğimiz bulunuyor. Nektarin, kiraz Kirazımız hemen burada. Evet. Ve izleyicilerimiz gördü Aronya başta olmak üzere 5 üründe Türkiye üçüncülüğümüz var. 100.000 dekarın alanımızda çeltik üretimi ve çok önemli bir çilek üretimimiz var. Biz bunlarla çeltik ve çilek üretiminde Türkiye'de 5 üründe Türkiye dördüncüsüyüz. Yine aynı zamanda badem,ceviz,yağlık ayçiçeği ve sofralık domates gibi çok önemli tarımsal ürünlerde Türkiye'de 5. elma, erik de zeytin de ve zeytinyağında da Türkiye'de ilk 8'de yer alıyoruz. Maşallah. Bu ürün çeşitliliği bizim gerçekten iftihar kaynağımız ve bunu anlatmamız gereken ürünlerden bir tanesidir. Gerçekten buyurun siz yine Ben size burada çok çarpıcı bir bilgi daha vereyim. Mesela Güneydoğu'yla özleşmiş Antep fıstığımız var.
Çanakkale'de 5.000 dekarlık bir Antep fıstığı alanımız var ve biz bu Antep fıstığı üretimiyle Türkiye'de 12. sıradayız. Yani bu kadar ürün çeşitliliğinin ne kadar geniş olduğunu anlatmak için bu örnek rakamları veriyorum gerçekten öyle Bütün bunları saydıktan sonra şunu özetini söyleyerek bu verimlilik ne anlama geliyor? Çok verimli bereketli topraklara sahibiz. Çanakkale olarak Türkiye tarımsal arazi varlığının 1,3'üne sahipken üretime geçtiğimizde Türkiye tarımsal üretiminin %2,5'unu karşılıyoruz Çanakkale. Neredeyse iki katına yakın bir oranı karşılıyoruz Bu da bizim toprakların bereketini ama aynı zamanda üreticilerimizin çiftçilerimizin uyguladığı modern tarım tekniklerinin de bir göstergesidir diyebiliriz. Çanakkale'nin hayvansal üretim varlığı 16 milyar liranın üzerinde. Totalde Çanakkale'miz 70 milyarın üzerinde bir tarımsal hasılaya sahip. Bu anlamda ülkemize önemli katkılar sağlayan önemli bir tarım ve hayvancılık kenti. 800.000 civarında küçükbaşımız 220.000 civarında da büyük baş hayvan varlığımız var ve 590.000 ton süt üretimiyle Türkiye'de bu rakamları şunun için vermek istiyorum. Gerçekten üretim potansiyelimiz çok büyük ve hep ilklerde ilk onlarda yer alıyoruz. 590.000 ton süt üretimiyle Türkiye'de ilk 8'de yer alıyoruz" dedi.
Hayvancılıkta da kalitenin zirvede olduğunu belirten Demirhan, süt sığırlarının %80’inin saf kültür ırkı olduğunu, kovan başına 22 kilogram bal verimiyle Türkiye üçüncüsü olduklarını söyledi. Ayrıca Gökçeada’nın izole yapısı sayesinde kendi kendine yeten efsanevi Gökçeada Koyunu etine ve rüzgara dayanıklı Gökçeada Arısı’na özel bir parantez açtı.
Muğla’dan sonra 671 kilometre ile Türkiye’nin en uzun ikinci kıyı şeridine sahip olan Çanakkale’nin su ürünlerinde de devrim yaptığını aktaran Demirhan, şöyle devam etti; "12.000 ton civarında su ürünleri üretimimiz var ve bunun yaklaşık 7.000 tonunu ihraç ediyoruz. Bunların için çok önemli bir nüansı söyleyeyim. 7.000 tonun da 4.500 tonu işlenmiş gıda. Yani bu da Çanakkale'de ürünün katma değere dönüştürdüğünün bir göstergesidir. Yani sadece az önce modern tarım teknikleri uygulandığını söylüyoruz ama aynı zamanda gıdayı işleyerek nasıl katma değere çevirdiğimizin de çok önemli bir göstergesidir. Şöyle bir iddialı söz söylersem emin olun çok da yanlış olmaz. Türkiye'de konserve balıkçılığını ve Tam onu söyleyecektim kameraman arkadaşlarımdan rica edeyim. Konserve balıkçılığını neredeyse ülkemize tanıtan il Çanakkale diyebiliriz. Konserve balıkçılığını Türkiye'ye Çanakkale tanıtmıştır."
Marmara ve Ege’deki yasadışı avcılığın önüne geçmek adına Ayvacık’ta kurulacak olan Marmara Su Ürünleri Kontrol ve Denetim Merkezi’nin müjdesini yineleyen Demirhan; "Hayalet Ağların Toplanması" projesi kapsamında 1 milyon metrekarelik deniz tabanının taranarak 36 bin metrekare hayalet ağın temizlendiğini, böylece mikroplastik tehlikesinin de önüne geçildiğini ifade etti.
Çanakkale’nin 15 coğrafi işaretli ürünü bulunduğunu, Bayramiç Beyazı ve Ezine Peyniri’nin Avrupa Birliği’nden tescil aldığını söyleyen Demirhan, Ezine peynirinin dünyada hak ettiği değeri bulması için projelerin sürdüğünü belirtti. Kentin süt sanayisindeki ağırlığına değinen Demirhan, şu dikkat çekici verileri paylaştı; "İlimizde 10.000'in üstünde gıda işletmemiz var. Bunların 1.200 tanesinde direkt gıda üretimi yapıyoruz. Türkiye'de ülkemiz genelinde 900.000 ton civarında peynir üretimi var. Ve biz Çanakkale olarak bu peynir üretiminin %7'sini karşılıyoruz. Türkiye peynir üretiminin %7'sini karşılıyoruz. Türkiye kefir üretiminin %80'ini yaklaşık %80'ini karşılıyor. Yani çocuklarımızın çok severek tükettiği bilirsiniz. Bizler de elbette tüketmeliyiz. Kefir mutlaka özellikle çocuklarımızın, gençlerimizin tüketmesi gereken ürünlerinden bir tanesi geçen yıl 24.500 ton üretimimiz bu yıl 36.500 tona çıktı biz Çanakkale olarak. Yani gençler ve çocuklar gittikçe geçen biliyorsunuz süt günümüzü kutladık 1 Haziran'da. Evet. sütümüz ve kefirimiz vardı. Çocuklar sütü değil de kefiri tercih ettiler. Bu bizi gerçekten çok sevindiren bir unsur oldu. Bu amaçla bu üretimin daha da arttırılmasını ve kendi çocuklarımızın yavrularının beslenmesine mutlaka yer almasını çok arzuladığımız hususlardan bir tanesini oluşturmaktadır" diyen Demirhan Biga’nın meşhur peynir tatlısına ve üretimi tamamen kadınların elinde olan Pıtarelli Tarımsal Kalkınma Kooperatifi’nin butik zeytinyağlarına da değinen Demirhan, kentte üretilen 30 bin ton zeytinyağının %60’ının yüksek kaliteli sızma zeytinyağı olduğunu aktardı.
2018’den beri gönüllülük esasıyla yürütülen Tarımsal İlaç Ambalaj Atıkları projesiyle 45 bin ton kimyasal atığın doğadan temizlendiğini aktaran Demirhan, Ayvacık Jeotermal Organize Tarım Bölgesi (OSB) çalışmalarının kente büyük bir ivme kazandıracağını söyledi. Gençleri ve kadınları köylerinde üretime teşvik etmek istediklerini belirten Demirhan, konuşmasını şu hayati çağrıyla noktaladı; "Bakanlığımızın uyum uyguladığı Kırsalda Bereket Küçük Hayvan Küçükbaş Hayvancılığı Destek Projesi var. Onların müracaatlarını aldık. Ama biz az önce dedik ki Çanakkale Küçükbaş Hayvan Yetiştiriciliği. Biz onu destekleyeceğiz. Hem valiliğimizin hem bakanlığımızın sağdığı finans imkanlarıyla bir de köyümde yaşamak için bir sürü nedenim var diyoruz.
Lütfen köyümüzde yaşayalım diyoruz. Kadın ve gençlere %90'a yakın bir faiz indirimi uyguluyor Ziraat Bankası. Biz bununla yetinmiyoruz. Yem veriyoruz, yemlik veriyoruz, koç veriyoruz ve projeye göre süt sağım makineleri veriyoruz. Biz Çanakkale'de ezine peynirimizin kalitesini arttıracağız. Küçükbaş hayvan sayısını yükselteceğiz. Bu konuda çalışmalarımız devam edecek. Çanakkale çiftçi kayıt sisteminde 430 ürünümüz var. Çanakkale olarak biz bunun 185 adedini Çanakkale'de üretiyoruz. Ürün çeşitliliğinin göstergesi açısından bu önemlidir. Çanakkale tarihten gelen bir altyapısı, lojistik avantajı ve teknik altyapısı ve üreticinin bilgi birikimi ile tarımsal gelişime çok açık bir il karakteri taşımaktadır" şeklinde ifadelkerine yer vererek sözlerini tamamladı.
(ERHAN TAYLAN)