info@ozugurdanismanlik.com
Bu hafta sonu, takvimler bize Babalar Günü’nü hatırlatırken, bir Sosyolog ve Aile Danışmanı olarak bu kavramı yeniden tanımlamak, sınırlarını genişletmek istiyorum. Çünkü babalık, sadece biyolojik bir bağa ya da nüfus kaydına sığdırılamayacak kadar evrensel, yüce bir duygudur.
Toplumun ve ailenin temel taşlarını incelerken, genellikle şefkatin ve duygusal bağların merkezine anneyi koyarız. Bu çok haklı bir yaklaşımdır. Ancak madalyonun diğer yüzünde, çoğunlukla sessiz, derin ve kelimelere dökülmeyen bir başka güç durur: Babalık ruhu.
Bir aile yapısında babanın varlığı, sadece bir otorite figürü ya da evin geçimini sağlayan kişi demek değildir. Baba, bir çocuğun dünyasında sınırları çizen, dış dünyayla köprü kuran ve her şeyden önemlisi "güven" duygusunu inşa eden, çocuğun sırtını yaslayabildiği ilk adrestir. Anneden alınan koşulsuz sevgi, babanın sağladığı o sarsılmaz güven hissiyle birleştiğinde çocukta güçlü bir özgüvene dönüşür. Her çocuğun erkek cinsini tanıdığı ve tanımladığı ilk ve en güçlü rol modeldir.
Babanın aile içindeki aktif ve sağlıklı varlığı; çocukların
gelecekte kuracağı ilişkilerin, hayata karşı duruşlarının ve
hatta kendi sınırlarını koruyabilme becerilerinin en önemli
belirleyicisidir. Ailede dengeli bir ruhsal gelişim için, babanın
sevgisi ve duruşu ikame edilemez bir yere sahiptir. Her ne kadar
çocuklar daha sıklıkla anne ile iletişim ve etkileşim halinde
olsalar da babaların rolü de en az annelerinki kadar çocuğun
gelişiminde etkili rol
oynar.
İşte bu yüzden gerçek babalık, hem çocuklarına hem de biyolojik bir bağın çok ötesine geçerek bir canlının hayatına sorumlulukla, sevgiyle ve adanmışlıkla dokunabilmektir. Bir çocuğun hayatına rehberlik eden, ona aile olan üvey babalar, yeğenlerini kendi evladı gibi kollayan amcalar ve dayılar, bir can dostun sorumluluğunu alıp onu sevgiyle büyütenler...
Geleneksel roller, bize babanın görevini sadece "eve ekmek getirmek" veya kuralları koyan bir "otorite figürü" olmak şeklinde çizse de modern dünyada babalığın en kritik sorumluluğu çocuk için canlı bir erkek rol modeli olabilmektir. Bir çocuk; dürüstlüğü, öfke kontrolünü, emeğe saygıyı, bir kadına ve diğer tüm canlılara nezaketle yaklaşmayı ilk olarak babasını izleyerek öğrenir. Baba, evdeki duruşuyla, kriz anlarını yönetme biçimiyle ve duygularını ifade etme tarzıyla çocuğun zihnindeki "erkek" tanımını inşa eder. Erkek çocuklar hayata nasıl bir erkek olarak yön vereceklerini, kız çocuklar ise gelecekte hayatlarına alacakları erkeklerden ne beklemeleri gerektiğini büyük oranda babalarının bu rol modelliği üzerinden şekillendirirler. Dolayısıyla babalık, dış dünyadaki meşguliyetlerin ötesinde, evin içinde bizzat davranışlarıyla çocuğun karakterine yön verme sanatıdır.
Unutmayın ki; bir babanın evladına ve dokunduğu her canlıya
bırakacağı en büyük miras, güven duygusunu tesis eden bir rol
model olmasıdır.
Babalar Gününüz kutlu olsun!
Instagram : Koyde.birsosyolog