yandexmetrikacounter
Türkmen “Yerel genotiplerle yapılacak tarım | Çanakkale Olay

Türkmen “Yerel genotiplerle yapılacak tarım, yol açıcı olacak”

Çanakkale Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Onur Sinan Türkmen ile iklim krizi ve pazar dalgalanmaları kıskacındaki Çanakkale tarımının geleceğini konuştuk. Türkmen, endüstriyel tarımın yanında yerel genotiplerle yapılacak tarımın, sorunların aşılmasında önemli bir rol üstlendiğini söyledi.

179

Çanakkale’de tarımsal üretim bugün hem iklim değişikliğinin yakıcı etkileriyle hem de "tarladan sofraya" uzanan fiyat uçurumunun getirdiği ekonomik zorluklarla karşı karşıya. 150’ye yakın tarımsal ürünün yetiştirildiği, 50’den fazla üründe ise Türkiye genelinde ilk 10’da yer alan bu bereketli toprakların üreticileri, endüstriyel tarımın getirdiği girdi bağımlılığı ile de mücadele ediyor.

Ziraat Mühendisleri Odası Çanakkale Şube Başkanı Onur Sinan Türkmen ile gerçekleştirdiğimiz bu özel röportajda; Çanakkale’nin endemik bitki türü mirasından kooperatifleşmenin gücüne ve dış pazarlara açılma stratejilerine, yerel tohum ıslahından geleceğin ziraat mühendislerinin heyecanına kadar tarımın pek çok yönünü konuştuk. Tarımda sürdürülebilir bir gelecek için akademik birikim ile pratik saha deneyiminin birleştiği bu değerlendirmeleri ilginize sunuyoruz.

Çanakkale'de her geçen yıl daha fazla sayıda çiftçi tarımdan uzaklaşıyor. Sizce bunun nedeni nedir?

“Sadece Çanakkale'de değil tüm dünyada endüstriyel tarımsal üretim var. Bu konuda girdi bağımlı bir üretim modeli uyguluyoruz. Fiyatlardaki artış da girdilerin artışına bağlı olarak satış fiyatlarını da arttırıyor. Çanakkale'deki bu durum yoğun bir tarımsal üretim olduğundan ve sulu tarım üretiminden dolayı çok önemli bir yer tutuyor.

Türkiye'deki toplam üretilen ürünler arasında 150'ye yakını Çanakkale tarafından üretiliyor ve 50'den fazlası da Türkiye'de sıralamada ilk 10'da. Bu sebeple girdi ve çıktılar arasında özellikle pazara ulaşım açısından bir koordinasyon var, organizasyon var. Çanakkale bu işi iyi organize ediyor ama iklim değişimi ve fiyatlardaki değişim de tarımda ciddi bir dalgalanmaya sebep oluyor.

Coğrafi işaretli ürünlerde yaşanılan değişimler, tarlada 8 TL’den alınan domates marketlerde 50 TL'ye satılması ve sahte Çanakkale domatesi etiketi kullanılarak satılması gibi olumsuzluklar eklenince durum hem üretici hem de tüketici için daha da karmaşık bir hale geliyor. Size göre bunun sebebi nedir?

Üretilen ürün, hal yasası ile birlikte hale girmek zorunda. Maliyetin dışında eklenen katma değer vergisi ürünlerle alakalı stopaj ve diğer vergi unsurları yüklenince tabii bu aracıya da bir yük biniyor. Onlar da tarımsal üretimdeki riskleri kompanse edebilmek için, lojistik ve diğer kayıpları önleyebilmek için fiyatlarda yoğun bir kâr marjı uyguluyor.

Bunun önündeki en önemli alternatif yol kooperatifleşme. Üreticiler kendi aralarında oluşturabilecekleri, özellikle bu ağı daha düzgün kullanabilecekleri hem depolama hem de son tüketiciye ulaşacak kendi sistemlerini uygulamaları burada önemli bir alternatif yol oluşturacaktır.”

Sıcaklık artışları nedeniyle meyvede yaşanan güneş yanığı ve tozlaşma sorunları için bölgeye özel, sıcağa daha dayanıklı yerel tohum ıslah çalışmaları planlanıyor mu?

“Bizim kullandığımız ürünler; özellikle daha yoğun şekilde endüstriyel tarım şeklinde uyguladığımız ürünler. Menşei dışarıdan gelen bahçe bitkileri ürünleri. Buğday, Türkiye orijinli bir bitki. Kayısı ve bir takım benzer sert çekirdekliler yerel genotiplerden. Ama ıslah edilen ve kullanılan endüstriyel çeşitler bunlar yurt dışında ıslah edilmiş ve dış çevre koşullarına adaptasyonu bir şekilde sağlanmış ürünler.

Yerel genotiplerle yapılacak tarım bu mücadele konusunda bize yol açıcı olacak. Çünkü bir ürün eğer çevrede varsa onun üzerindeki hastalığı ortadan kaldıracak preditör dediğimiz avcılar da etrafta mevcut. Ancak dışarıdan getirdiğinizde bu bitkiler de dışarıya karşı biraz daha korunmasız oluyor ve sürekli korumamız gerekiyor.

Bununla alakalı Ziraat Mühendisleri Odası Çanakkale Şubesi olarak süs bitkilerinde üretim üzerine bir oluşum gerçekleştirdik. Bunlarla alakalı çalışmalar başladı. İleriki dönemlerde güzel bir ses getireceğine inanıyoruz. “

ZMO olarak üretici kooperatiflerinin pazarlama gücünü arttırmak ve aracı yükünü azaltmak için önerdiğiniz bir model var mı? Varsa nedir?

“Ziraat Mühendisleri Odası; Ziraat Odası'yla iyi ilişkiler içerisinde. Özellikle çiftçi organizasyonları ile alâkalı, yeni üretim koşullarıyla alâkalı merkezdeki Çanakkale Ziraat Odası'yla düzenli bir araya geliyoruz. Çiftçi buluşmaları gerçekleştiriyoruz. Geçtiğimiz haftalarda önder çiftçiler ile birlikte yurt dışında bir organizasyonumuz oldu. Girişimciler, çiftçiler ve devletin önemli kademelerinden ve üniversitemizden de rektör hocamızın katılımıyla bir organizasyon gerçekleştirdik.

Özellikle dış pazarlara açılma konusunda Çanakkale'de önemli bir girişim içerisindeyiz. Üretim organizasyonunda üreticilerin önceki deneyimlerine bağlı olarak yeni ürün desenleri oluşturmayı planlıyoruz. Bu girişimimiz de şimdilik iyi ilerliyor.”

Hangi türlerde coğrafi işaretli ürün çalışmaları yürütülmelidir?

“Çanakkale'de 32 endemik bitki türümüz var. Yeryüzünde sadece Çanakkale'de yer alıyor bunlar. Bunların yaklaşık 14 tanesi süs bitkileri olarak değer görüyor. Eğer bir ürün genetik olarak oraya adapte olmuşsa çapalama, gübreleme, sulama ihtiyacı duymadan coğrafyada yerleşim gösteriyor. Coğrafi işaretli ürünlerin de bu türlerden seçilmesine gerektiğine inanıyoruz.

Örneğin şakayık. Dünyada beyaz şakayığın endemik olarak yaşadığı alan Çanakkale ve dış piyasada da çok değerli bir yeri var. Bunun dışında örneğin Hüsnüyusuf, Şebboy ve birçok bitki türü de Çanakkale doğal florasında yetişiyor.

Tabii bunlar gıda ürünlerine alternatif olmayacak. Üreticilerin üretimde kâr sağlayabilecekleri bir organizasyon kurulması gerekiyor. Coğrafi işaretli ürünlerle de bunların desteklenmesi gerekiyor. Geliştirilecek yeni çeşitlerin de dünya piyasasında özellikle mezatlarda rağbet göreceğine inanıyoruz. Bunlarla alâkalı tabii Üniversite, Ziraat Odaları, Mühendisler Odası ve üst tarafta da Tarım Bakanlığı önemli paydaşlar.

Biz coğrafi işaretli ürünleri talep gördüğü için değil o yörede üretilmesi ve bunların pazar eğilimlerinin yine üretici tarafından belirleneceği yeni ürünlerle alternatif olarak oluşması gerektiğini ve bunların da coğrafi işaretli ürünler olarak yer alması gerektiğine inanıyoruz.”

Sizlere de geleceğin Ziraat Mühendisleri olarak bu konudaki düşüncelerinizi sormak isterim.

“4 senelik güzel bir süreçten geçiyoruz. Stajımızı görüyoruz ama bu bizim pratik eğitimimize katkı sağlamıyor. Bu yüzden kendimizi bu konularda geliştirmeye çalışıyoruz. Ziraat Mühendisleri Odası bizi kucaklıyor. Çünkü burada kendimizi yabancı hissetmiyoruz. Bir derdimiz olduğunda ya da meslek ya da meslek dışı bir şey olduğunda burada arkadaşlarımız oluyor. Meslektaşlarımız oluyor. O yüzden yani burada bulunmaktan çok mutluyuz.

Biz de Çanakkale'de öğrencilik geçiriyoruz ve işte Ziraat Fakültesi öğrencileriyiz. Onur hocamız gibi kıymetli hocalarımızın da gözetiminde ve eğitimindeyiz. Bu bizim için çok kıymetli. Biz de bu sorduğunuz sorularla ilgili şu anda bir öğrenim sürecindeyiz. Bu işin hem teknik hem kültürel boyutunu elimizden geldiğince öğrenmeye çalışıyoruz ve gelecekte de gençliğimizin de vermiş olduğu enerjiyle birlikte tüm bu sorunlara çözümler aramak için şu anda eğitim görüyoruz.”

Röportaj: Seçil Çinçin - Eylül Koçak

(HADİYE AYŞE İRİM)
Paylaş