Türkiye, Avrupa-Sibirya, Akdeniz ve İran-Turan fitocoğrafik bölgelerinin kesişim noktasında yer alması sebebiyle, dünyada eşine az rastlanır bir bitki çeşitliliğine ev sahipliği yapmaktadır. Bu zenginliğin en stratejik parçalarından biri olan Civanperçemi (Achillea nobilis subsp. neilreichii), Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından yapılan son paylaşımlarla bir kez daha gündeme taşındı. Vatanı Güneydoğu Avrupa olsa da, bu türün en güçlü ve saf formlarına Türkiye’nin yüksek rakımlı bölgelerinde rastlanmaktadır. Özellikle Karadeniz’in nemli yaylalarından Doğu Anadolu’nun sert iklimli dağlarına kadar geniş bir coğrafyada boy gösteren bu bitki, hem ekolojik dengenin korunmasında hem de geleneksel tıpta "altın değerinde" bir yere sahiptir.
Haberimize konu olan civanperçemi, Papatyagiller (Asteraceae) ailesinin bir üyesidir. Botanik literatüründe Achillea nobilis olarak tanımlanan bu tür, ismini Truva Savaşı’nın efsanevi kahramanı Achilles’ten alır. Rivayete göre Achilles, bu bitkiyi askerlerinin savaş yaralarını iyileştirmek için kullanmıştır.
Civanperçemi, 30 ila 70 santimetreye kadar uzayabilen, çok yıllık ve dayanıklı bir bitkidir. Onu diğer türlerden ayıran en belirgin özelliği, perçemi andıran, ince parçalı ve gümüşümsü tüylerle kaplı yapraklarıdır. Çiçekleri ise genellikle beyaz veya kirli beyaz tonlarında olup, sapın ucunda şemsiye benzeri sık kümeler oluşturur.
Bitkinin en verimli olduğu dönem haziran ve ağustos ayları arasıdır. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nün verilerine göre, bu tür Türkiye’nin dağlık bölgelerinde doğal olarak yayılış gösterir. Karadeniz’in bol yağış alan yamaçlarında daha canlı bir form sergilerken, Doğu Anadolu’nun kalkerli ve güneşli yüksek platolarında ise uçucu yağ oranı bakımından en yüksek seviyeye ulaşır.
Genel Müdürlük tarafından yapılan açıklamada, civanperçeminin sadece bir bitki değil, aynı zamanda milli bir biyolojik değer olduğu vurgulanıyor. Türkiye’nin dağlarındaki bu doğal yayılışın korunması, sürdürülebilir bir ekosistem için elzemdir.
Doğa Koruma ve Milli Parklar ekipleri, Türkiye genelindeki milli parklar ve koruma alanlarında bu tür bitkilerin popülasyonunu titizlikle takip etmektedir. Özellikle Doğu Anadolu ve Karadeniz’deki yabani yayılış alanları, kontrolsüz toplamaya karşı izlenmektedir. Genel müdürlük, halkın bu türler hakkında bilinçlenmesinin, kaçak bitki ticaretinin ve ekolojik tahribatın önüne geçeceğini belirtmektedir.
Civanperçemi, "tıbbi bitki" unvanını boşuna almamıştır. Bitkinin kimyasal yapısı, modern eczacılığın pek çok alanında hammadde olarak kullanılmasını sağlamaktadır. Uçucu Yağlar ve Azulen: Bitkinin çiçeklerinden elde edilen uçucu yağ, karakteristik mavi rengini içindeki azulen maddesinden alır. Bu madde, doğadaki en güçlü iltihap gidericilerden biridir.
Türkiye’nin bu iki bölgesinde civanperçemi, yüzyıllardır "ocak" kültürünün bir parçasıdır. Karadeniz’in yüksek yaylalarında hayvancılıkla uğraşan halk, bitkiyi hem kendileri hem de hayvanlarının yaralarını sağaltmak için kullanmıştır. Doğu Anadolu’da ise çetin kış şartlarında bağışıklığı güçlendirmek adına kurutulup çay olarak tüketilmesi yaygın bir gelenektir.
Civanperçemi, halk arasında "kadın otu" olarak da bilinir. Özellikle adet düzensizlikleri, ağrılı regl dönemleri ve menopoz şikayetleri üzerindeki düzenleyici etkisi bilimsel çalışmalarla da desteklenmektedir. Kas gevşetici özelliği, kadın sağlığında bu bitkiyi vazgeçilmez kılar.
Doğadan toplanan bir bitkinin "şifa" verebilmesi için doğru zamanda ve doğru teknikle toplanması gerekir. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü, bu konuda bilinçsiz toplamanın bitkiye zarar verdiğine dikkat çekiyor.
Civanperçemi sadece insanlar için değil, doğadaki diğer canlılar için de kritiktir. Özellikle Karadeniz ve Doğu Anadolu’daki arıcılık faaliyetlerinde bu bitkinin yeri büyüktür. Çiçeklerindeki zengin nektar ve polen, bal arıları için önemli bir besin kaynağıdır. Civanperçeminin yoğun olduğu bölgelerde üretilen balların kendine has bir aroması ve antioksidan değeri olduğu bilinmektedir.
Türkiye, doğada kendiliğinden yetişen bu türlerin kültüre alınması (tarımının yapılması) konusunda büyük bir potansiyele sahiptir. Doğu Anadolu ve Karadeniz bölgelerinde atıl durumdaki arazilerde yapılacak civanperçemi tarımı, köylü için yeni bir gelir kapısı, ülke ekonomisi için ise döviz kaynağı olabilir. Doğadaki yabani popülasyonu korumanın en iyi yolu, bu bitkilerin kontrollü tarımını teşvik etmektir.
Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nün bu önemli bilgilendirmesi, bizlere çevremizdeki her bir otun aslında ne kadar kıymetli birer mücevher olduğunu hatırlatıyor. Doğu Anadolu’nun sert rüzgarlarında sarsılan, Karadeniz’in sisiyle yıkanan Civanperçemi (Achillea nobilis), bu toprakların biyolojik tapusudur. Doğayı korumak, sadece ağaç dikmek değil; civanperçemi gibi "tıbbi hazinelerin" yaşam alanlarına saygı duymaktır. Bir dahaki sefere dağ yamaçlarında bu beyaz çiçekli, perçem yapraklı dostumuzu gördüğünüzde, onun binlerce yıllık şifa taşıyıcısı olduğunu hatırlayın ve onu korumaya devam edin.
(HABER MERKEZİ)