Türkiye’nin demokrasi tarihine kara bir leke olarak geçen ancak milletin destansı direnişiyle zafere dönüşen 15 Temmuz hain darbe girişiminin 10. yıl dönümünde, İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan son derece önemli açıklamalarda bulundu. Hain girişimin üzerinden geçen on yıla rağmen acıların ve ihanetin sıcaklığını koruduğunu ifade eden Turan, o gece yazılan kahramanlık destanının Türkiye'nin yeni vizyonunun temel taşı olduğunu kaydetti.
Türkiye'nin geçmişte de benzer vesayet odakları ve darbe girişimleriyle karşı karşıya kaldığını hatırlatan Turan, tarihteki cuntacı yapıların benzerliğine dikkat çekti. "10 yıl olmuş, oysa daha dün gibi. Maskelerinin ardında başkalarına uşaklık eden hainlerin bize silah doğrultulmasının üzerinden tam on yıl geçmiş. İhanetin, darbelerin, kendi askerimizi üstümüze salan hainlerin yabancısı değildik. Hepsinin havalı havalı isimleri vardı: Milli Birlik Komitesi, Milli Güvenlik Konseyi, Yurtta Sulh Konseyi… Ancak özünde hepsi aynıydı" diyen Turan, bu yapıların ortak amacının milli iradeyi gasp etmek olduğunu vurguladı.
Sözlerini sürdüren İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan, darbeci zihniyetin milli iradeyi hiçe sayan bencil emellerini "Milli iradeyi yok sayan, milleti sopayla hizaya getirilecek bir güruh olarak gören, ülkenin geleceğini, gelişmesini umursamayan, milletin ikbaliyle kendi günlük ikballerini takas etmekte beis görmeyen bir avuç hainden öte bir şey değillerdi…" ifadeleriyle deşifre etti.
15 Temmuz’un Türk milleti için vesayete karşı nihai bir karar ve uyanış günü olduğunu belirten Turan, "15 Temmuz, artık bu tanışıklığın, bu tecrübenin bitmesine karar verdiğimiz gündür. O eski tezgahları bir daha kurulmayacak şekilde bozduğumuz; kimsenin aklına 'darbe' seçeneğini getirememesi gerektiğini; darbelerin ve darbecilerin alkışlanmasının bir insanlık ayıbı olduğunu; adı ister FETÖ, ister başka bir şey olsun hiçbir yapının ve hiçbir fikrin hukuktan ve milli iradeden üstün olamayacağını, dünyaya haykırdığımız gündür" açıklamasında bulundu.
O tarihi gecede elde edilen zaferin tek bir zümreye değil, topyekun millete ait olduğunun altını çizen Turan, "O ihanet gecesini zafere dönüştüren, sadece darbe girişiminin bastırılması değil, bunun el birliğiyle yapılmasıdır. Milli iradenin temsilcisi olan Cumhurbaşkanımızın, üzerindeki emanetin hakkını yerine getirerek ortaya koyduğu kararlılık bir yandan; milletin o çağrıya uyarak bizatihi sokağa inerek, şehit ve gazi olarak meseleye sahip çıkması bir yandan; küçük bir grubun ihanetine prim vermeyerek birliğini bozmayan direnen kolluk ve güvenlik güçlerimiz bir yandan demokrasimize ve memleketimize sahip çıkmış ve böyle bir neticeyi ortaya koymuştur" diyerek, devlet ile milletin omuz omuza verdiği destansı direnişi özetledi.
Vesayet zincirlerinin kırılmasıyla Türkiye’nin savunma, güvenlik ve dış politikada bağımsız adımlar atmaya başladığını ifade eden Bakan Yardımcısı Turan, son on yılda katedilen mesafeyi şu sözlerle aktardı: "15 Temmuz Gecesi ortaya koyduğumuz irade, bizim için yeni bir başlangıç oldu. O günden sonra terörle mücadeledi sağladığımız saha üstünlüğü; devlet içine sızmış FETÖ artıklarından temizlenmemiz; yerli savunma sanayimizde yaptığımız yeni yatırımlar; Suriye merkezli göç dalgası, salgın ve 6 Şubat Depremi gibi şoklara karşı ortaya koyduğumuz direnç ve bugün büyük bir özgüvenle yürüttüğümüz Terörsüz Türkiye Süreci, bu yeni başlangıcın devamında katettiğimiz merhalelerdir" dedi.
Açıklamasının sonunda ihanet odaklarının tarihin çöplüğünde hak ettikleri yeri aldığını ancak kahramanların adının daima yaşayacağını ifade eden Turan, tüm şehit ve gazileri anarak açıklamasını "O gece ihanetle başladı, kahramanlıkla bitti. Hainler sadece ihanetleriyle hatırlanacaklar. O gecenin isimli isimsiz tüm kahramanları, şehit ve gazileri ise daha nice on yıllar boyu gururla ve hayır dualarıyla yâd edileceklerdir. Bu vesileyle, 15 Temmuz 2016 gecesi vatan müdafaası sırasında şehit düşmüş, sivil ve kamu görevlisi tüm vatandaşlarımıza, Cenab-ı Hak’tan rahmet diliyor, gazilerimizi ve gaza niyetiyle meydanlara inen vatandaşlarımızı, onlara dualarıyla destek olan Aziz Milletimizin tüm fertlerini, saygıyla selamlıyoruz" sözleriyle tamamladı.
(ERHAN TAYLAN)