COP31 Başkanlığı tarafından Ankara’da düzenlenen COP31 Yolunda İklim Dirençli Şehirler Zirvesi, uluslararası finans kuruluşları, Birleşmiş Milletler temsilcileri ve yerel yönetimleri bir araya getirdi. Zirvede kentsel dirençlilik, afet yönetimi, kaynakların verimli kullanılması ve iklim eylemi gibi başlıklar ele alınırken, ortaya konulan yaklaşımlar farklı kurumların kendi yapılarına uyarlayabileceği çalışma alanlarını da gündeme taşıdı. ÇOMÜ de zirvede öne çıkan iklim dirençliliği yaklaşımını üniversite kampüslerine taşımaya yönelik çalışmalarını güçlendiriyor.
ÇOMÜ’nün çalışmalarında kampüslerin değişen iklim koşullarına uyumunun artırılması, kaynakların daha verimli kullanılması ve afetlere karşı altyapının güçlendirilmesi öncelikli başlıklar arasında bulunuyor. Üniversitenin 2024-2028 Stratejik Planında yer alan çevresel sürdürülebilirlik, yeşil kampüs, yenilenebilir enerji ve toplumsal katkı hedefleri de bu çalışmaların temelini oluşturuyor. Bu kapsamda su ve enerji verimliliği, atık yönetimi, sürdürülebilir kampüs uygulamaları ve afetlere dayanıklı altyapı gibi alanlarda çalışmaların geliştirilmesi gündemde.
ÇOMÜ Rektörü Prof. Dr. Ramazan Cüneyt Erenoğlu, iklim dirençli kampüs yaklaşımının yalnızca çevresel bir konu olmadığını, üniversitelerin kendi yerleşkelerinde çözüm üreten ve uygulayan kurumlar olması gerektiğini belirtti. Erenoğlu, “Üniversitelerin akademik bilgi üretmenin yanında iklim değişikliği ve afet risklerine karşı çözüm geliştiren, bu çözümleri kendi kampüslerinde uygulayan kurumlar olması gerektiğine inanıyoruz” ifadelerini kullandı.
COP31 sürecindeki iklim eylemi yaklaşımını üniversitenin stratejik hedefleriyle birlikte değerlendirdiklerini belirten Erenoğlu, “Kaynak verimliliğini esas alan, altyapısını güçlendiren ve sürdürülebilirliği kampüs yaşamının merkezine taşıyan çalışmalarımızla daha dirençli ve yeşil bir üniversite için çalışmaya devam edeceğiz” dedi.
ÇOMÜ, COP31 sürecinin oluşturduğu bilimsel ve kurumsal iş birliği ortamından yararlanarak iklim değişikliğine uyum, afetlere dirençlilik ve sürdürülebilir kampüs uygulamalarında yeni projeler geliştirmeye yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Üniversitenin bu alandaki çalışmalarıyla birlikte kampüslerin yalnızca eğitim ve araştırma alanları değil, iklim değişikliğine karşı çözüm üreten ve geleceğin koşullarına uyum sağlayan yaşam alanları haline gelmesi için yeni uygulamaların gündeme gelmesi bekleniyor.
(ATİLLA AKIN)