Çanakkale’deki emekli örgütleri, son açıklanan enflasyon verilerinin ardından Cuma Pazarı girişinde kitlesel bir basın açıklaması düzenleyerek ekonomik şartlara tepki gösterdi. Tüm Emeklilerin Sendikası, DİSK/Devrimci Emekliler Sendikası (Emekli-Sen) ve Emekli Meclisleri Sendikası ile Emekli Sendikaları Platformu temsilcilerinin katıldığı eylemde, resmi enflasyon verileri ile sokaktaki gerçeklik arasındaki uçuruma dikkat çekildi. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Bugün açıklanan enflasyon verileri, milyonlarca emeklinin aylardır yaşadığı gerçeği bir kez daha ortaya koymuştur. TÜİK'in açıkladığı rakamlar ne olursa olsun, emeklilerin mutfağında yangın sürmektedir. Pazarda, markette, eczanede ve kira öderken karşılaştığımız gerçek enflasyon, açıklanan rakamların çok üzerindedir.
Milyonlarca emekli bugün açlık sınırının altında yaşamaya zorlanmaktadır. Elektrik, doğalgaz, kira, ulaşım, beslenme ve sağlık giderleri karşısında gelirlerimiz her geçen gün biraz daha erimektedir. Emekliler artık torunlarına harçlık vermeyi değil, kendi temel ihtiyaçlarını karşılayabilmeyi düşünür hale gelmiştir.
Bu tablo bir kader değildir.
Bu tablo, yıllardır uygulanan sermaye yanlısı ekonomi politikalarının sonucudur. AKP iktidarı döneminde sosyal güvenlik sisteminin milli gelirden aldığı pay azaltılmış, emeklilerin bütçeden aldığı pay sürekli geriletilmiştir. Ülke büyüdü denilirken emekliler yoksullaşmış, üretilen zenginlik bir avuç sermaye çevresine aktarılmıştır.
Emekli aylıklarının düşüklüğünün en önemli nedenlerinden biri, bütçeden ve Gayri Safi Yurt İçi Hasıla'dan (GSYH) emekliler ve sosyal güvenlik sistemi için yeterli kamu kaynağı ayrılmamasıdır. Dahası, emeklilere ve sosyal güvenliğe ayrılan kamu kaynaklarının payı AKP iktidarı döneminde geriletilmiştir.
Bugün yaşanan yoksullaşmanın temelinde yalnızca yüksek enflasyon değil, sosyal güvenlik sisteminin bilinçli olarak zayıflatılması ve emeklilerin milli gelirden aldığı payın azaltılması bulunmaktadır. Ülke büyürken emeklilerin büyümeden aldığı pay küçülmüş, ekonomik büyümenin sonuçları emeklilere değil sermayeye aktarılmıştır. Bu nedenle sosyal güvenlik ve emekliler için yapılan kamu harcamaları ciddi biçimde artırılmalıdır. Bütçeden sosyal güvenlik sistemine ve emeklilere ayrılan kaynaklar yükseltilmeli, emekliler ve sosyal güvenlik için yapılan kamu harcamalarının Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYH) içindeki payı artırılmalıdır.
Türkiye'de emekliler ve sosyal güvenlik için ayrılan kamu kaynaklarının oranı hızla Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) ülkeleri ortalamasına ve ardından Avrupa ülkeleri düzeyine çıkarılmalıdır. Emeklilerin insanca yaşayabilmesinin, sosyal güvenlik sisteminin güçlendirilmesinin ve yaşlılıkta gelir güvencesinin sağlanmasının başka bir yolu yoktur.
Bugün iktidar kaynak yetersizliğinden söz etmektedir. Oysa bütçede emekliler için bulunamayan kaynaklar; vergi aflarında, teşviklerde, garanti ödemelerinde, sermayeye sağlanan ayrıcalıklarda ve çeşitli kamu harcamalarında rahatlıkla bulunabilmektedir. Türkiye'nin kaynak problemi yoktur, Sorun; var olan kaynakların yurttaşlar arasında eşit ve adil olarak dağıtılmamasından kaynaklanıyor.
Milyonlarca emeklinin açlığa, yoksulluğa, hak gasplarına ve örgütlenme hakkının engellenmesine karşı vereceği mücadele ancak birleşik ve ortak bir mücadele hattıyla güç kazanabilir.
Bugün burada üç emekli örgütü olarak yalnızca ortak bir basın açıklaması yapmıyoruz. Aynı zamanda emeklilerin birleşik mücadelesinin mümkün olduğunu ve büyütüleceğini ilan ediyoruz.
Farklı örgütsel yapılarda olabiliriz. Ancak emeklilerin insanca yaşam hakkı, barınma hakkı, sosyal güvenlik hakkı, örgütlenme hakkı ve demokratik talepleri söz konusu olduğunda birlikte mücadele etmeye devam edeceğiz.
Çünkü biliyoruz ki emeklilerin kurtuluşu birliktedir. Haklarımızı ancak ortak mücadeleyle kazanabiliriz. Birleşik emekli hareketi büyüyecek, emeklilerin sesi daha gür çıkacaktır. Emeklilik bir lütuf değil, yıllarca çalışılarak kazanılmış, bedeli peşin ödenmiş bir haktır.
Bu nedenle taleplerimizi bir kez daha yineliyoruz:
Hiçbir emekli yoksulluğa mahkûm edilmesin; en düşük emekli aylığı insanca yaşam koşullarını sağlayacak düzeye yükseltilsin.
Bayram ikramiyeleri asgari ücret düzeyine yükseltilsin.
Sağlıkta katkı ve katılım payları kaldırılsın.
5510 sayılı yasa emekliler lehine yeniden düzenlensin.
Emeklilerin sendika kurma ve örgütlenme hakkı anayasal güvence altına alınsın.
Zamlar kök maaşa değil, ele geçen son maaşa uygulansın.
Sosyal güvenlik ve emekliler için bütçeden ayrılan pay artırılsın.
Sosyal güvenlik ve emekliler için yapılan kamu harcamalarının Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYH) içindeki payı, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) ve Avrupa ülkeleri ortalamalarına yükseltilsin.
Bugün burada yalnızca maaşlarımız için değil; çocuklarımızın, torunlarımızın ve ülkemizin geleceği için de konuşuyoruz. .
Yoksulluğa teslim olmayacağız. Haklarımızdan vazgeçmeyeceğiz. Birleşik mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz. Açıklanan enflasyon değil, yaşanan yoksulluktur! Geçinemiyoruz! Korkmuyoruz! Susmuyoruz! Mücadele Ediyoruz!
Sorunlarımız Ortak, Mücadelemiz Ortak!
Birleşe Birleşe Kazanacağız!”
Açıklamanın ardından Çanakkale Tüm Emeklilerin Sendikası Şube Başkanı Fatma Hazırcı, kendi yazdığı şiiri okudu.
(HADİYE AYŞE İRİM)