yandexmetrikacounter
Çanakkale’de Tasavvuf ve İş Dünyası Aynı İf | Çanakkale Olay

Çanakkale’de Tasavvuf ve İş Dünyası Aynı İftar Sofrasında Buluştu

Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği ile Çanakkale Tasavvuf Kültürü Araştırma ve Yardımlaşma Derneği tarafından düzenlenen ortak iftar programında kentin iş dünyası, eğitim camiası ve sivil toplum temsilcileri aynı sofrada buluştu. Tasavvuf musikisi dinletisiyle başlayan programda birlik, kardeşlik ve paylaşma vurgusu öne çıktı.

517

Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği ile Çanakkale Tasavvuf Kültürü Araştırma ve Yardımlaşma Derneği, düzenledikleri ortak iftar programında kentin dinamiklerini aynı sofrada buluşturdu. Bizim Düğün Salonlarında yoğun katılımla gerçekleşen programda, tasavvuf kültürünün birleştirici gücü ile iş dünyasının dayanışma ruhu ön plana çıktı. İftar öncesinde düzenlenen tasavvuf musikisi dinletisi davetlilere huzur dolu anlar yaşatırken, okunan duaların ardından hep birlikte oruçlar açıldı.

119486_wuciwug_1e70833e_canakkale-de-ta.jpeg

​"Paylaşmanın mutluluğunu yaşıyoruz"

Programda konuşan Çanakkale Tasavvuf Kültürü Araştırma ve Yardımlaşma Derneği Başkanı Şakir Barca, Ramazan ayının birlik, dayanışma ve gönül bağlarını güçlendiren bir zaman olduğuna dikkat çekti.

119486_wuciwug_40cfea82_canakkale-de-ta.jpeg

Barca konuşmasında şu ifadelere yer verdi;“Bugün burada sadece bedenen acıktığımız için değil, ruhlarımızı doyurmak, gönül köprülerimizi güçlendirmek için bir araya geldik. Bizim yolumuz; Mevlana Celaleddin Rumi’nin ‘Gel!’ çağrısıyla genişleyen, Şems-i Tebrizi’nin aşk ateşiyle pişen ve Yunus Emre’nin arı duru Türkçesiyle ‘Sevelim, sevilelim’ diyen bir gönül yoludur. Bu akşam soframızda üç büyük mana erinin bereketini taşıyoruz.

119486_wuciwug_972ad97e_canakkale-de-ta.jpeg

Hz. Mevlana gibi; bir ayağımız şeriatın merkezinde sabit, diğer ayağımızla yetmiş iki milleti kucaklıyoruz. Onun dediği gibi; ‘Bir mum, diğer mumu tutuşturmakla ışığından bir şey kaybetmez.’ Biz de bu akşam sevgimizi paylaşarak çoğaltıyoruz. Şems-i Tebrizi’nin o sarsıcı hakikatini hatırlıyoruz; ‘Hakk’a giden yol yürekten geçer, akıldan değil.’ Bu iftar saati, aklın susup gönlün konuştuğu, maskelerin düştüğü ve sadece ‘kul’ olduğumuz o eşsiz andır. Bizim Yunus’un sesi kulaklarımızda: ‘Ben gelmedim dava için, benim işim sevi için.’ Biz de buraya dava gütmeye değil, birbirimizin gönlünde taht kurmaya geldik.

119486_wuciwug_54c8927c_canakkale-de-ta.jpeg

Ramazan, bir ‘ben’den vazgeçip ‘biz’ olma sanatıdır. Soframızdaki ekmek bölünerek azalır ama paylaşılan dua ve kardeşlik bölünerek artar. Rabbim tuttuğunuz oruçları, ettiğiniz duaları Mevlana’nın aşkıyla, Şems’in sadakatiyle ve Yunus’un teslimiyetiyle kabul eylesin. Soframız bereketli, gönlümüz huzurlu, birliğimiz daim olsun” şeklinde ifade etti.

(ERHAN TAYLAN)
Paylaş