Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ), Türkiye ile Japonya arasındaki köklü dostluk ilişkilerini akademik ve kültürel iş birlikleriyle güçlendirecek yeni bir projeyi hayata geçiriyor. Üniversite tarafından başlatılan “Sakura Yolu” projesi kapsamında Anafartalar Yerleşkesinde Türk-Japon dostluğunu simgeleyen özel bir peyzaj alanı yapılıyor.
Proje, Japon İmparatorluk Ailesi mensubu Prens Takahito Mikasa’nın 1993 yılında ÇOMÜ Anafartalar Yerleşkesinde kendi elleriyle diktiği Sakura (Japon kiraz çiçeği) ağacından ilham alıyor. Türkiye’de bir eğitim kurumu yerleşkesinde bulunan tek Sakura ağacı olma özelliği taşıyan bu ağaçtan elde edilecek fidanlarla kampüste “Sakura Yolu” oluşturulacak.
ÇOMÜ’nün kurucu rektörü Prof. Dr. Mete Tuncoku döneminde Japonya ile kurulan akademik ilişkiler kapsamında 1993 yılında Eğitim Fakültesi bünyesinde Japonca Dili Eğitimi Anabilim Dalı açılmış, açılış törenine de Prens Mikasa katılmıştı. O törende dikilen Sakura ağacı yıllar içinde üniversitenin önemli sembollerinden biri haline geldi.
ÇOMÜ Rektörü Prof. Dr. Ramazan Cüneyt Erenoğlu, projeyle ilgili yaptığı açıklamada söz konusu ağacın Türk-Japon dostluğunu temsil eden çok kıymetli bir miras olduğunu belirtti. Erenoğlu, mevcut Sakura ağacından elde edilecek fidanlarla oluşturulacak Sakura Yolu’nun kampüste kalıcı bir dostluk ve barış simgesine dönüşeceğini ifade etti.
Projenin uluslararası akademik iş birlikleriyle eş zamanlı yürütüleceğini belirten Erenoğlu, Japonya’daki Akita Prefectural University, Kansai Gaidai University ve University of Tsukuba ile planlanan ziyaretler ve ortak çalışmalar sayesinde iki ülke arasındaki akademik ilişkilerin daha da güçleneceğini söyledi. “Sakura Yolu” kapsamında gerçekleştirilecek fidan dikim töreninin bahar aylarında, Japonya Büyükelçiliği ve Japonya İstanbul Başkonsolosluğu temsilcilerinin katılımıyla yapılması planlanıyor.
Türkiye ile Japonya arasındaki diplomatik ilişkilerin yeni yüzyılına girildiği bu dönemde hayata geçirilecek proje, ÇOMÜ Anafartalar Yerleşkesinde Türk-Japon dostluğunu simgeleyen kalıcı bir kültür ve barış yolu olacak.
(ERHAN TAYLAN)