yandexmetrikacounter
"Para için değil, onurumuz için!" | Çanakkale Olay

"Para için değil, onurumuz için!"

Tüm Emeklilerin Sendikası 2017 Çanakkale Şubesi, Emekli Meclisleri Sendikası Çanakkale Meclisi ve Devrimci Emekli Sendikası Çanakkale Şubesi üyeleri ile STK temsilcileri, bugün İskele Meydanı'nda bir araya gelerek emeklilerin taleplerini kamuoyu ile paylaştılar. Eylemciler, basın açıklamasına geçtiğimiz 25 Eylül'deki eylemde hayatına son veren emekli polis memuru Ali Şekeroğlu'nun anısına, o gün elinde tuttuğu "Para için değil, onurumuz için" yazılı dövizlerle katıldılar.

281

25 Eylül'de emeklilerin seyannen zam ve yaşam şartlarının iyileştirilmesi taleplerini dile getirmek için Ankara'da Anayasa Mahkemesi önünde düzenlenen eylemde emekli polis memuru Ali Şekercioğlu hayatına son vermişti. Bugün saat 18.00'de İskele Meydanında bir araya gelen Tüm Emeklilerin Sendikası 2017 Çanakkale Şubesi, Emekli Meclisleri Sendikası Çanakkale Meclisi ve Devrimci Emekli Sendikası Çanakkale Şubesi üyeleri ile STK temsilcileri, ellerinde o gün Ali Şekeroğlu'nun taşıdığı "Para için değil, onurumuz için!" yazılı dövizlerle eylem yaptı.

Eylemde ilk açıklamayı Devrimci Emekli Sendikası Çanakkale Şubesi yaptı. Sendikanın açıklamasında şu ifadeler yer aldı:

"Emekliler, çalışanlar, emekçiler olarak öfkemizi, isyanımızı haykırmak için buradayız. İnsan yaşamı, evrensel haklar bakımından sahip olduğumuz en temel ve paha biçilmez değerdir.

Ne yazık ki Emekli Polis Ali Şekeroğlu'nun 'Geçinemiyorum' feryadı vicdanlarımızda açılan en ağır yara olarak kalacak. 25 Eylül 2026 tarihinde saat 15 00'te Ankara Anayasa Mahkemesinin önünde, haklarımızı ve insan onuruna yaraşır yaşam kavgamızı haykırmak üzere Seyfettin Çetin, Avukatı, Emekli Derneklerinin, Emekli Sendikalarının ve geçinemiyorum diyen tüm vatandaşların toplandığı sırada, tüm Dünyanın gözünün önünde, yüreklerimizi dağlayan kahredici bir acıya tanıklık ettik. İnsanlık hüzne boğuldu. Neden mi? Yıllarını bu memlekette kamu hizmetine vermiş emekli bir polis memuru, 'Geçinemiyorum, çocuklarımdan özür diliyorum! haykırışıyla gözlerimizin önünde yaşamına son verdi. Öncesinde 'bizleri bu hale getiren utansın' sözleriyle yaşadığımız gerçeği haykırarak!

Bu haykırış, Anayasa Mahkemesi önündeki betona çarpıp kaybolacak sıradan bir ses sayılamaz. Bu feryat; evine ekmek götüremeyen, faturalarını ödeyemeyen, pazar artıklarına mecbur bırakılan evlatlarının ve torunlarının yüzüne bakamaz hale getirilen milyonlarca emeklinin ciğerinden kopan çığlıktır.

Ömrünün en üretken yıllarını halkına hizmet ederek tüketmiş onurlu bir emekliyi, çocuklarından ve torunlarından af dileyecek kadar çaresiz bırakan, canından vazgeçmeye sürükleyen bu vahim tablo, insanı yok sayan bu bozuk ve çürümüş düzenin doğrudan sonucudur. Bir insanın son nefesinde evlatlarından özür dilemek mecburiyetinde bırakılması, insanlık onurunun çiğnendiği en dip noktadır. Bu çığlığa kulaklarını tıkayan herkes bu ağır vebalin altındadır. Acımız tarif edilemeyecek kadar büyüktür. Aramızdan koparılan emekli polis memurunun anısı önünde saygıyla eğiliyor; geride bıraktığı acılı evlatlarına, kederli ailesine, tüm emeklilere ve sınıf dostlarımıza başsağlığı diliyoruz. Hafızalarımıza kazınan bu olay karşısında, birbirimize daha sıkı sarılacak, yaşanan bu büyük kederi asla unutmayacak, insanca ve onurlu yaşam taleplerimizden vazgeçmeyeceğiz."

Eylemde bir sonraki açıklama, Tüm Emeklilerin Sendikası 2017 Çanakkale Şubesi adına yapıldı. Bu açıklamada ise şu ifadeler yer aldı:

"EMEKLİLERİN FERYADI: YETER ARTIK!

25 Eylül Cuma günü Anayasa Mahkemesi önünde yaşanan ve emekli polis memuru Ali Şekeroğlu'nun yaşamına son vermesiyle sonuçlanan olay, emeklilerin içinde bulunduğu ağır ekonomik koşulları bir kez daha gözler önüne serdi.

Görgü tanıklarının aktardığına göre Şekeroğlu, yaşamına son vermeden önce ekonomik sıkıntılarından söz ederek, "Torunum oldu, altın takamadım. Kızım işsiz, damadım işsiz" ifadelerini kullandı. Bu sözler, yalnızca bir ailenin değil, geçim sıkıntısı yaşayan milyonlarca emeklinin yaşadığı çaresizliği anlatmaya yetiyor.

Telefonunda paylaştığı mesajlarda ise "Sen yoksan bir kişi eksik, ben yoksam ne olacak ki."Bizi açlıkla cezalandırmayın, bizi küstürmeyin" şeklindeki ifadeleri yer aldı.

Bugün milyonlarca emekli; aldığı maaşla kirasını, faturasını, gidasını ve sağlık giderlerini karşılamakta zorlanıyor. 65 yaşından sonra geçinebilmek için çalışmak zorunda kalan, ağır işlerde yaşamını sürdürmeye çalışan emekliler var. Emeklilik, insanın insanca yaşayabileceği güvenli bir dönem olması gerekirken, geçim mücadelesine dönüşmüş durumda.

Biz emekliler öfkeliyiz, kızgınız!

İnsanca yaşamak istiyoruz. Açlık ve yoksulluk içinde yaşamak istemiyoruz. Yıllarca verdiğimiz emeğin karşılığını istiyoruz. Emekliliğimizde onurumuzla yaşamak istiyoruz.

Bir emeklinin yaşamına son vermesine yol açabilecek ekonomik ve sosyal koşulların ortadan kaldırılması, yalnızca emeklilerin değil, bütün toplumun sorunudur.

Emeklileri yoksulluğa ve çaresizliğe mahkûm eden politikaları ve bu koşulların oluşmasına neden olan anlayışı kınıyoruz."

Eylemin son açıklaması ise Emekli Meclisleri Sendikası Çanakkale Meclisi adına yapıldı. "Yoksulluğa ve yok sayılmaya karşı yaşam mücadelesi veriyoruz" denilen açıklamanın devamında şu ifadeler yer aldı:

"BİR EMEKLİ KARDEŞİMİZİ DAHA KAYBETMENİN ÖFKESİ VE ÜZÜNTÜSÜ İÇİNDEYİZ!

25 EYLÜL CUMA günü, en temel insanca yaşam haklarımızı savunmak, sesimizi duyurmak için bir araya geldiğimiz emekli eyleminde, aramızdan bir emekli polis ve cinnet noktasına sürüklenerek kardeşimiz ALİ ŞEKEROĞLU'NUN çaresizlik yaşamına son vermesinin derin üzüntüsünü ve ağır öfkesini yaşıyoruz.

Bu yaşanan ne bir tesadüf ne de münferit bir olaydır. Bu acı tablo, yıllarca bu ülkeye hizmet etmiş, ömrünü üretmeye ve kamusal hizmete adamış milyonlarca emekliyi açlığa, sefalete ve umutsuzluğa mahkûm eden politikaların doğrudan
sonucudur!

Yıllarca toplumun güvenliği için gece gündüz çalışan bir emekli polisin, hakkını aradığı bir hak mücadelesi alanında yaşamına son verecek noktaya gelmesi; mevcut ekonomik düzenin, insafsız zamların ve düşük emekli maaşlarının insanlarımızı nasıl bir çıkmaza soktuğunun en acı kanıtıdır. Mesele sadece ekonomik bir kriz değil, bir insanlık ve yaşam hakkı krizidir.

Emekli Meclisleri Sendikası olarak açıkça haykırıyoruz:

İntiharlar kader değildir, tercih edilen sosyo-ekonomik politikaların sonucudur.

Emeklileri açlık sınırının, asgari yaşam standartlarının altında yaşamaya zorlayanlar bu acı tablonun birincil sorumlusudur.

Bizler lütuf değil, yıllarca ödediğimiz primlerin, verdiğimiz emeğin ve insanca bir yaşamın karşılığını istiyoruz.

Hayatını kaybeden emekli kardeşimizin anısı önünde saygı ile eğiliyor,ailesine, sevenlerine, dostlatına ve tüm emekli camiasına başsağlığı ve sabır diliyoruz.

Acımız kadar öfkemiz de büyüktür. Bu düzen emeklinin canını almaya devam etmesin diye; insanca yaşam, hakça dağıtım ve adalet mücadelemizi daha kararlı ve daha örgütlü bir şekilde sürdüreceğiz Bir kişi daha eksilmeyeceğiz! ALİ ŞEKEROĞLU arkadaşımız PARA İÇİN DEĞİL ONURUM İÇİN diyerek canına kıydı.. Bizler de onurumuz için bu mücadeleyi sürdüreceiz.

YAŞASIN ONURLU MÜCADELEMİZ....."

(HADİYE AYŞE İRİM)
Paylaş