ÇOMÜ Siyasal Bilgiler Fakültesi, Uluslararası İlişkiler Bölümü Uluslararası İlişkiler ve Politika Anabilim Dalı Dr. Öğretim Üyesi Necat Taşcı, İsrail ve ABD'nin İran'a yönelik eş zamanlı saldırıları karşısında Türkiye'nin diplomatik pratiklerine ilişkin İhlas Haber Ajansına açıklamalarda bulundu. Dr. Öğretim Üyesi Ufuk Necat Taşçı, "Dolayısıyla Türkiye'nin bu tavrını İran'ın da kaybetmek istemeyeceğini, İsrail'in bütün dünyayı ve bölgeyi karşısına almışken bir de ekstra Türkiye'yi karşısına almak istemeyeceğini, Amerika'nın da aynı şekilde bu kadar hesap kitap konusunda şaşırdığı bir denklemin içerisinde yeni bir pusulaya ihtiyaç duyacağı için Çin'le girişeceği rekabette Türkiye'ye onunda sandığından daha çok ihtiyacı olduğunu bildiğinden dolayı karşısına almayacağını düşünüyorum" ifadelerini kullandı.
ABD'nin, İsrail'in ve İran'ın böyle bir atmosferin içerisinde bir de Türkiye'yi karşısına almayacağını vurgulayan Taşçı, "ABD'nin, İsrail'in ve İran'ın böyle bir atmosferin içerisinde bir de Türkiye gibi bir gücü karşısına almayı göze alamayacağını düşünüyorum. Bunun Amerika perspektifinden birinci ve temel nedeni, Amerika biliyorsunuz önümüzdeki birkaç sene içerisinde gerçekten çok çetin bir mücadeleye Çin'le girişeceğini öngörüyor. Özellikle Türkiye'den büyük bir geniş bir coğrafyada vaat ettikleri var Amerika Birleşik Devletleri'ne. Amerika bunu kaybetmek istemiyor. İsrail'in özellikle son 2 buçuk senelik soykırımla beraber bölgeden izole olması, İran'ın politikaları sebebiyle bölge ülkeleri arasındaki uçurumun genişlemiş olması ve şu son İran'ın özellikle körfez ülkelerin hedef almasıyla bu uçurumun açılması Türkiye'ye bütün aktörlerin hem Amerika'nın dış politika önceliklerinin ihtiyacı olduğunu gösteriyor bu bölgede. O yüzden mesela biz Amerika'yı bu konuda eleştiriyoruz" dedi.
Türkiye'nin bölgesel 'üçüncü onurlu bir yol oluşturabiliriz'
söylemlerine mesafeli yaklaşan körfez ülkelerinin Türkiye'nin ne
kadar haklı olduklarını şimdi fark ettiklerini belirten Dr.
Öğretim Üyesi Taşçı, "Amerika'nın şu anda Suudi Arabistanlı
yetkililer mesela El Cezire'de çıkıp bizi sattı. Yani o hava
savunma sistemleri İsrail'i korumak için orası öncelendi ve biz
yarı yolda bırakıldık diyorlar, bu bir. Diğer taraftan Çin çok
iyi bir imtihan vermedi. İran'da Pezeşkiyan kendi ağzıyla artık
alenen eleştirecek raddeye geldi biliyorsunuz. Bu da mesela
Çin'le müttefik olma ihtimali olan ülkeler için bir ders.
Dolayısıyla bu senaryo hem Amerika'nın hem Çin'in yani yağmurdan
kaçarken doluya tutulma senaryosuna döndürdüğü için bölgedeki
aktörleri Türkiye'yi ön plana çıkarıyor. Nasıl? Türkiye'nin daha
önce söylediği ve belirttiği bizim bölgesel üçüncü onurlu bir yol
oluşturabiliriz minvali söylemleri, bölgesel bir inisiyatif
oluşturmalıyız minvali söylemlerine zamanında sadece Türkiye
söylüyor diye, maalesef bazı körfez ülkeleri mesafeli
yaklaşmışlardı. Şu an geldiğimiz senaryo Türkiye'nin aslında bunu
söylerken ne kadar haklı olduğunu gösteriyor. Dolayısıyla bu akıl
sahadaki gerçekliklerle beraber desteklenmişken bir realize
edilebilirse, Türkiye öncülüğünde böyle bir organizasyon ortaya
çıkarabilirse, Müslüman ülkeler, bölge ülkeleri bu hem
Gazze'deki, hem bölgedeki hem de bundan sonra yeni jeopolitik
denklemler içerisindeki birçok dengeyi değiştirmeye namzet
olabilir" şeklinde konuştu.
Savaş durumunda Türkiye'nin diplomatik ve komşuluk ahlakını
konuşturduğunu kaydeden Taşçı, şu ifadeleri kullandı:
"Buradan şunu söylemek ile çalışmıyorum yani siyasi bir
pragmatizm yapmıyorum ama zaten Türkiye çok büyük bir diplomatik
ahlak örneği sergiliyor. Bakın Türkiye Barış Pınar'a harekatı
yapıp PKK'lıları hedef aldığında her gün ona resmi devlet
televizyonuna lanetler okuyan bir İran var. Aynı şekilde sürekli
sıradaki Türkiye diyen bir İsrail var. Bütün bunlara rağmen,
Kerkük seçimlerinde bize yapılanlara rağmen, Suriye'de İran'ın
yaptıklarına rağmen Türkiye, şu an komşuluk ahlakı ve diplomatik
ahlakını konuşturarak, araya girerek Amerika'nın önünde bent
olmaya çalışıyor. Türkiye bunu yaparken, Allah korusun ama
benzeri bir durum başına gelseydi aynısının kendisine
yapılmayacağını biliyor. Dolayısıyla Türkiye'nin bu tavrını
İran'ın da kaybetmek istemeyeceğini, İsrail'in bütün dünyayı ve
bölgeyi karşısına almışken bir de ekstra Türkiye'yi karşısına
almak istemeyeceğini, Amerika'nın da aynı şekilde bu kadar hesap
kitap konusunda şaşırdığı bir denklemin içerisinde yeni bir
pusulaya ihtiyaç duyacağı için Çin'le girişeceği rekabette
Türkiye'ye onunda sandığından daha çok ihtiyacı olduğunu
bildiğinden dolayı karşısına almayacağını düşünüyorum."