VM Medical Park Gebze Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Güner Çakmak, obeziteye karşı dikkat edilmesi gerekenleri anlattı. Obeziteyi tanımlarken Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) kriterlerine dikkat çeken Doç. Dr. Çakmak, "Vücut Kitle İndeksi (VKİ) 25-30 arası olanlar kilolu, 30-40 arası obezdir. VKİ 40 ve üzeri morbid obez, 50-55 üzeri ise süper obez olarak adlandırılır" ifadelerine yer verdi. Çakmak, bu sınıflamanın hastaların sadece fazla kilolu olma durumunu belirlemediğini, aynı zamanda kişinin sağlık risklerinin de belirlediğini vurguladı.
"Porsiyonlar büyüdü, yürüyüş azaldı"
Günümüzde yaşam tarzının obeziteyi tetiklediğini belirten Doç.
Dr. Çakmak, "Daha az hareket ediyoruz, oturduğumuz süre artıyor.
Yeme alışkanlıklarımız değişti, porsiyonlar büyüdü. Paketli ve
endüstriyel gıdaların tüketimi arttı. Ayrıca araba kullanımıyla
günlük yürüyüş miktarımız azaldı. Tüm bu faktörler obezitenin
temel sebeplerini oluşturuyor" ifadelerini kullandı.
"Türkiye'de kadınların yüzde 23'ü, erkeklerin yüzde 16'sı
obez"
Ülkemizdeki obezite oranlarına dikkat çeken Doç. Dr. Çakmak,
"TÜİK 2019 yılı verilerine göre, 15 yaş ve üzeri obezite oranı
yüzde 21,2'dir. 2022 verilerine bakıldığında kadınların yüzde
23,6'sı obez, yüzde 30,9'u obez öncesi. Erkeklerde ise yüzde 16,8
obez, yüzde 40,4 obez öncesi grubunda yer alıyor. Bu veriler,
yaşam tarzımızın değiştiğini ve obezitenin hızla arttığını
gösteriyor" dedi.
"Kronik hastalık riskini artırıyor"
Obezitenin sadece kilo problemi olmadığını, kronik hastalık
riskini de artırdığını belirten Doç. Dr. Çakmak, "Diyabet riski
yaklaşık 4 kat artıyor. Hipertansiyon riski 2-2,5 kat, iskemi ve
kalp hastalığı riski 1,5-2 kat artıyor. Beyin damar tıkanması
riski de 1,5 kat yükseliyor. Ayrıca bazı kanser türleri için de
obezite önemli bir risk faktörüdür" diye konuştu.
"Cerrahi tedavi gerektiren durumlar"
Obezite cerrahisinin yalnızca belirli kriterlere uyan hastalarda
uygulandığını söyleyen Doç. Dr. Çakmak, "VKİ (Vücut Kitle
İndeksi) 40 ve üzeri olanlar cerrahi adaydır. VKİ 35-40 arasında
olup tip 2 diyabet, karaciğer yağlanması, uyku apnesi,
hiperkolesterolemi veya KOAH gibi yandaş hastalıkları
bulunanlarda da cerrahi tedavi uygulanabilir" açıklamasında
bulundu.
"Gece tüketilen yüksek kalorili gıdalar obezite riskini
artırıyor"
Uyku düzeninin kilo kontrolünde önemli rol oynadığını vurgulayan
Doç. Dr. Çakmak, "Gece çalışanlar veya uyku düzeni bozuk olanlar,
hormon dengesindeki değişiklikler nedeniyle daha kilolu
olabiliyor. Büyüme hormonu ve diğer metabolik hormonlar yeterince
salgılanmıyor. Ayrıca, gece tüketilen gıdalar genellikle düşük
proteinli, yüksek şeker ve kalorili atıştırmalıklar oluyor. Bu
durum obezite riskini artırıyor" dedi.
"Ameliyat sonrası gündelik hayatıma ne zaman dönebilirim"
Obezite ameliyatı sonrası normal yaşamın kişiden kişiye
değiştiğini belirten Çakmak, "Ameliyat sonrası birinci haftada
hastaların sıvı alımı ve diyete uyumu takip edilir. Masa başı iş
yapanlar 1. haftadan sonra işlerine dönebilir. Daha ağır işler
için 2-3. haftadan sonra işbaşı mümkün olur. Bu süreçte hastaları
yakından takip ediyoruz" şeklinde konuştu.
"Sağlıklı yaşam tarzı benimsenmeli"
Obezite ile mücadelede sağlıklı yaşamın önemini kaydeden Doç. Dr.
Çakmak, şu bilgileri paylaştı:
"Kilo sadece estetik değil, sağlık meselesidir. Sağlıklı
beslenme, düzenli uyku ve fiziksel aktiviteyi hayatınıza mutlaka
dâhil edin. Obeziteyi önlemek ve kronik hastalık riskini azaltmak
için yaşam tarzı değişiklikleri kritik önemdedir. Uyku düzenine
dikkat etmek, özellikle gece atıştırmalarından kaçınmak, hem kilo
kontrolü hem de metabolik sağlık için gereklidir."
"Obeziteye karşı öneriler"
Obeziteye karşı atılacak adımların hayat kalitesini artırdığına
dikkat çeken Doç. Dr. Çakmak, son olarak şöyle dedi:
"Öncelikle sağlığınızı kazanmayı hedefleyin. Unutmayın, cerrahi
müdahale sadece gerekli durumlarda uygulanmalıdır. Bunun dışında,
sağlıklı beslenme, hareketli yaşam ve düzenli uyku ile ciddi fark
oluşturabilirsiniz."