Çanakkale İl Genel Meclisi Temmuz ayı ilk oturumunda CHP’li Can Algönül’ün hasat dönemindeki ayçiçeği ithalatı kararına ve yargı uygulamalarına yönelik eleştirilerine, AK Partili Nejat Önder ve CHP'li Güneş Pehlivan’dan ardı ardına yanıtlar geldi.
Çanakkale İl Genel Meclisi Temmuz 2026 toplantılarının birnici oturumunda gündem dışı olarak söz alan CHP İl Genel Meclisi Grup Başkanvekili Can Algönül, çiftçilerin ürünlerini yetiştirirken çektiklerinden daha fazlasını satarken yaşadıklarını belirterek; özellikle Toprak Mahsulleri Ofisinin üreticiyi mağdur eden uygulamaları olduğunu söyledi.
"Hasat döneminde ithalatın önünü açmak, kendi üreticine verilmiş en büyük zarralardan biridir"
Ayçiçeği yağına ithalat izni verilmesi hususuna da değinen Algönül "Yine 3 gün önce 4 Temmuz 2026 tarihinde Resmi Gazete'de yayınlanan kararla ayçiçeğinin %27 olan ithalat vergisi sıfırlanmış, ayçiçek yağında %36 olan ithalat vergisi ise %20'ye düşürülmüştür. Bu düzenleme kapsamında 1.250.000 ton ayçiçeği ile 500.000 ton ayçiçek yağı ithalatına izin verilmiştir. Hasat döneminde ithalatın önünü açmak kendi üreticisine verilmiş en büyük zararlardan biridir. Buradan iktidara sormak istiyorum. Türk çiftçisinden ne istiyorsunuz?"
"Hiçbir baskı düzeni sonsuza kadar sürmez"
Hakkını arayan herkese karşı bir baskı düzeni kurulduğunu ifade
eden Algönül şunları söyledi:
Bugün iktidarın elinde çiftçiye karşı ithalat sopası, hakkını
arayan öğretmene, memura, işçiye ve emekçiye karşı polis sopası,
muhalefet belediyelerine, belediye başkanlarına ve muhalefet
partilerine karşı ise yargı sopasını kullanmaktadır. Ancak
unutulmamalıdır ki hiçbir baskı düzeni sonsuza kadar sürmez. Her
başlangıcın bir sonu vardır.
Milletimiz zamanı geldiğinde sandıkta hem üreticisinin hem emeğinin hem de demokrasinin hesabını mutlaka soracaktır."
Önder "Rüşvet veren ortada, aldım diyen ortada, şikayetçi gene partiniz ama hâlâ iktidar partisine yükleniyorsunuz"
Algönül'ün ardından söz alan AK Parti İl Genel Meclisi Grup Başkanvekili Nejat Önder ise şunları söyledi:
"Grup Başkan Vekili arkadaşımız yargı sopasından falan bahsediyor
da. Şimdi herkesin gözüyle gördüğü, kulağıyla duyduğu yani niye
kabullenmek istenilmiyor onu da anlamış değilim.
Şimdi şikayet eden partiliniz, itirafçı partiliniz, belgeleri
sunan partiliniz ama algı siyaseti yapma adına hemen Erdoğan'ın
yargısına dönüştürüveriyorsunuz. Yani bu doğru değil. Dolayısıyla
şimdi hem demokrasiyi ağzınızdan düşürmüyorsunuz ama bir gerçeği
de kabul etmeniz lazım.
Yani rüşvet veren ortada, aldım diyen ortada, şikayetçi gene
partiniz ama niye hâlâ daha iktidar partisine yüklendiğinizi de
anlamış değilim."
Önder'e yanıt veren Algönül "Cumhuriyet Halk Partisi ile ilgili kararı veren bölge mahkemesi. Yani Asliye Hukuk Mahkemelerinden, bölge mahkemelerinden karar çıkartılıp Cumhuriyet Halk Partisi'ne kayyum atanıyor. Ondan sonra Adalet ve Kalkınma Partisi Grup Başkan Vekili bizim bu işte ilgimiz yok. Şikayet eden siz diye cevap veriyor bize. Ancak bu doğru değildir.
Bu hiç Türkiye tarihinde hiçbir dönemde siyasi partinin seçimleriyle ilgili itirazlar son seçimden son 10 gün içerisinde yapılır ve karara bağlanır. Yüksek Seçim Kurulu bu kararı verir. " dedi.
Algönül'ün ardından söz alan Güneş Pehlivan ise şunları söyledi:
"Yarınımızdan hiç birimiz emin değiliz. Bunun da bir siyasi partiyle alakası yok. Sokağa çıkıp vatandaşlara sorarsanız hukuka güveniyor musunuz veya hukuk iktidarın siyasi vesayeti altında mı diye %80'ler oranında güvenmiyorum rakamı çıkıyor. Yani Cumhuriyet Halk Partisi'ni ve muhalif seçmeni çok aşan bir rakamdan bahsediyorum. O nedenle AK Parti'nin bu konuda bir özeleştiri yapması gerektiğini düşünüyorum.
İkinci olarak ülkenin ana muhalefet partisinin liderinin kurultay
kararlarının iptal edilerek değiştirildiği dünyada kaç ülke var
biliyor musunuz? Dört ülke var. Biri Türkiye'de Cumhuriyet Halk
Partisi, biri Kenya'da, biri Nijerya'da, biri de Liberya'da.
Bildiğiniz gibi her biri demokraside arşa çıkmış ülkeler.
Üçüncüsü grup başkan vekilimizin söylediği gibi şikayetçi,
itirafçı, yargılanan, davalı, davacı Cumhuriyet Halk Partili
olsaydı bu ülkede yani bu dosya kendi haline bırakılmış bir dosya
olsaydı 15 yıllık bir hukukçu olarak size kendi ismimle,
şerefimle taahhüt ediyorum ki Asliye Hukuk Mahkemesi'nden böyle
bir karar çıkmazdı. Çünkü hukuk 1. sınıf öğrencisinin dahi haiz
olduğu bir bilgidir. Siyasi partilerin kurultayları ile ilgili
kararlar asla ve asla 1. derece hukuk mahkemelerinde
alınamazlar."
(HADİYE AYŞE İRİM)