yandexmetrikacounter
Bir şehrin kaderi nasıl değişir? Ayvacık’ta | Çanakkale Olay
Erhan Taylan

erhantaylan17@hotmail.com

Bir şehrin kaderi nasıl değişir? Ayvacık’ta su, tarım, eğitim ve gelecek

110

Bazı insanlar vardır…

Bir ilçenin adını duyduğunuzda yalnızca o ilçenin taşını, toprağını, denizini düşünmezsiniz. O ilçenin geçmişinde iz bırakmış insanları da hatırlarsınız. Ayvacık denildiğinde benim aklıma gelen isimlerden biri de Mehmet Ünal Şahin’dir.

Bunu bir siyasi değerlendirme olarak değil, yıllar içerisinde ortaya çıkan tabloya bakarak söylüyorum. Çünkü Ayvacık’ın son 20 yılına yakın dönemine ilişkin gazete arşivlerini karıştırdığınızda, aynı isme tekrar tekrar rastlıyorsunuz. Kim mi?

Mehmet Ünal Şahin…

2004 yılında başlayan belediye başkanlığı süreci, üç dönem boyunca devam ediyor. Üstelik Marmara Belediyeler Birliği’nin arşivinde de Şahin’in Ayvacık tarihinde ilk kez üç dönem üst üste belediye başkanlığı yapan isim olduğu belirtiliyor.

Dile kolay üç dönem…

Yerel siyasette bunun ne anlama geldiğini en iyi ilçenin sokakları bilir. Çünkü seçim sandığı bir gün kuruluyor, oylar bir gün sayılıyor. Ama belediyecilik dört yıl, beş yıl, on yıl boyunca devam eden bir iştir.n Asıl hikaye de sandıktan sonra başlar.

Ayvacık’ın eski fotoğrafına bakmak gerekiyor…

Bugünkü Ayvacık’ı anlamak için biraz geriye gitmek gerekiyor. Şahin’in yıllar önce verdiği röportajlarda anlattığı Ayvacık fotoğrafında; okul ihtiyacı, içme suyu sıkıntısı, ulaşım problemleri, altyapı eksiklikleri ve ilçenin göç vermesi gibi sorunlar öne çıkıyor. Şahin, 2004 yılında göreve geldiğinde özellikle eğitim yatırımlarının ilçeye kazandırılması için mücadele ettiğini anlatıyordu. Bugün geriye dönüp baktığımızda ise aynı Ayvacık’ın eğitim başlığında Üniversitesi, Fen lisesi, Anadolu Lisesi, öğrenci yurdu ve farklı eğitim yatırımlarıyla anıldığını yaptığımız araştırmalarda da görüyoruz.

Ayvacık Meslek Yüksekokulu’nun yeni binası tamamlandığında Şahin’in söylediği bir cümle dikkat çekiciydi; “Bu bir değerdir. Hep birlikte bu değere sahip çıkacağız.”

Bu cümlenin üzerinden aylar, yıllar geçti. Ama bugün o binaya bakıldığında, ilçenin yalnızca bir okul binası kazanmadığını; gençlerin Ayvacık’ta kalması, eğitim görmesi ve ilçenin öğrenci nüfusuyla hareketlenmesi açısından farklı bir kapının açıldığını söylemek yanlış olmaz.

Bir belediyenin işi sadece kaldırım yapmak değildir…

Belediyecilik denildiğinde çoğumuzun aklına yol gelir, kaldırım gelir, asfalt gelir.

Oysa bazı yatırımlar vardır ki tamamlandığında gündelik hayatın içine karışır ve bir süre sonra kimse onun nasıl yapıldığını düşünmez.

Su gibi…

Kanalizasyon gibi…

Arıtma tesisi gibi…

Tarımsal sulama gibi…

Şahin dönemine ilişkin arşivlerde Ayvacık Belediyesi'nin içme suyu arıtma tesisi, atık su arıtma tesisi, yeni içme suyu şebekesi, yeni kanalizasyon hattı ve tarımsal sulama gibi alanlarda yatırımlar yaptığı biliniyor. O belediyeciliği sadece ilçesine hizmet etmek için kullanmadı. Ayvacık Barajı’ndan Tuzla’ya kadar sulama hattı yapılması için Ayvacık Sulama Birliği’ni kurarak tarıma da dokundu.

Bunlar töreni yapıldıktan sonra unutulabilecek yatırımlar değildir.

Çünkü su varsa hayat vardır.

Tarla sulanıyorsa üretim vardır.

Kanalizasyon altyapısı varsa şehirleşme vardır.

Arıtma tesisi varsa geleceğe dönük bir belediyecilik anlayışı vardır.

Belki de Mehmet Ünal Şahin döneminin Ayvacık açısından en önemli başlıklarından biri burada ortaya çıkıyor.

Göze görünenle yetinmemek…

“Su verdik, hayat verdik” diyordu...

Ayvacık’ın tarımsal sulama meselesi ise ayrı bir hikaye.

Biraz geçmişe döndüğümüzde konu ile ilgili yapılan haber arşivlerinde yer alan bilgilere göre Ayvacık Barajı’nın sulama hizmeti yaklaşık 3 bin 900 hektarlık bir alanı kapsıyor. Sulama sisteminin Ayvacık merkezi, Paşaköy havzası, Behram havzası ve Tuzla Ovası gibi bölgelerde tarımsal üretime katkı sağladığı aktarılıyor. Bir belediye başkanının ilçesindeki tarımsal üretime doğrudan dokunan meselelerle ilgilenmesi, bir yerel yöneticinin ufkunun ve sınırlarının ne kadar geniş olabileceğini de kendiliğinden göstermiş oluyor.

Çünkü Ayvacık yalnızca Assos’tan ibaret değil.

Ayvacık aynı zamanda tarladır.

Zeytindir.

Zeytinyağıdır.

Köylünün emeğidir.

Hayvancılıktır.

Halıcılıktır.

Toprağa bağlı yaşayan insanların alın teridir.

Şahin’in dönemine ilişkin haberlerde tarımsal sulama yatırımlarının yanı sıra zeytin üretiminin ve yöresel ürünlerin geliştirilmesine yönelik gazete arşivlerinde çalışmalar da yer alıyor. 2017 yılında düzenlenen Ayvacık Zeytin Şenliği de belediye, tarım teşkilatı, üniversite, ziraat odası ve diğer kurumların ortak çalışmasıyla gerçekleştirildiği görünüyor.

Bir ilçeyi büyütmek istiyorsanız yalnızca merkezde bina yapmak yetmez.

Tarladaki üreticinin de yanında olmanız gerekir.

Çünkü şehir, köyden koparak büyümez.

Köyüyle birlikte büyür.

Eğitim yatırımları başka bir hikaye

Şahin’in belediye başkanlığı dönemine ilişkin yerel ve ulusal haber arşivlerinde eğitim başlığı oldukça geniş yer tutuyor. Üniversite, Anadolu Lisesi, Fen Lisesi, anaokulu, Çankaya İlkokulu için yeni bina, öğrenci yurdu ve Turizm Meslek Lisesi gibi yatırımların ilçeye kazandırılması için belediyenin yer tahsisi ve kurumsal destek sağladığı gözlerden kaçmıyor. Bir belediye başkanının eğitim yatırımlarındaki rolünü sadece “okul yapıldı” cümlesiyle anlatmak eksik kalır.

Çünkü okul demek çocuk demektir.

Çocuk demek gelecek demektir.

Üniversite demek ilçeye genç nüfus demektir.

Yurt demek öğrencinin ilçede kalması demektir.

Bunların tamamı bir araya geldiğinde ise eğitim, Ayvacık’ın sosyal ve ekonomik hayatının parçası haline gelir. 2017 yılında Ayvacık Meslek Yüksekokulu’nun yeni binasının tanıtımında Şahin’in ilçenin “eğitim şehri” olma yolunda ilerlediğine ilişkin sözleri de bu yaklaşımı ortaya koyuyordu.

Sağlık, spor ve sosyal yaşam…

Sonra sağlık yatırımları geliyor.

Yeni hastane binası…

112 Acil Servis…

Spor tesisleri…

Kapalı spor salonları…

Yarı olimpik yüzme havuzu…

Öğretmenevi…

Bunların bir kısmı doğrudan belediye tarafından yapılmış yatırımlar, bir kısmı ise belediyenin yer tahsisi ve kurumlar arası girişimleriyle ilçeye kazandırılan hizmetler olarak arşivlerde ve ilçe halkının anılarında kalmaya devam edecek.

Yarı olimpik yüzme havuzunun açılışında Şahin’in özellikle çocuklar ve gençlere yönelik spor yatırımlarına vurgu yaptığı görülüyor. Havuzun hizmete girmesinin ardından belediye tarafından çocuklara yönelik yüzme kursları da hemen akabinde geliyor.

İşte belediyeciliğin başka bir tarafı burada ortaya çıkıyor.

Yol yapmak zorundasınız.

Su getirmek zorundasınız.

Kanalizasyon yapmak zorundasınız.

Ama bunların yanında çocukların spor yapabileceği alanı da oluşturabiliyorsanız, o zaman belediye yalnızca altyapı kuran bir kurum olmaktan çıkıp sosyal hayatın da bir parçası oluyor.

Ayvacık’ın ekonomisi sadece turizm değil

Ayvacık'ın hikayesini yalnızca turizm üzerinden anlatmak da doğru değil.

Evet, Assos var.

Evet, deniz var.

Evet, taş evler, koylar, antik kentler ve güçlü bir turizm potansiyeli var.

Ama bunun yanında zeytin var, tarım var, hayvancılık var, yöresel üretim var.

Şahin’in döneminin 15 yılına bakıldığında Ayvacık’ın turizm markasının güçlendirilmesiyle birlikte yöresel ürünlerin pazarlanması, kadın emeğinin desteklenmesi, geleneksel el sanatlarının yaşatılması ve kırsal kalkınmanın geliştirilmesi gibi başlıklar hep ön plana çıkıyor. Çünkü bir ilçe halkıyla, köylüsüyle var olur.

Bu noktada Ayvacık halısının ayrı bir yeri olduğunu da unutmamak gerekiyor.

Çünkü bir ilçenin kalkınması yalnızca yeni binalar yapmakla olmaz.

O ilçenin hikayesini, ürününü, el emeğini ve kültürünü de yaşatmak gerekir.

Üç dönem, bir ilçenin hafızası

Mehmet Ünal Şahin’in siyasi hayatına dair farklı düşünceler elbette olabilir. Ancak üç dönemlik belediye başkanlığı sürecine yalnızca siyasi bir dönem olarak bakmak, Ayvacık’ta o yıllarda yaşanan değişimi eksik okumak olur.

Çünkü geride kalan yıllara bugün yeniden baktığımızda; içme suyu ve altyapıdan tarımsal sulamaya, eğitim yatırımlarından sağlık ve spor tesislerine, turizmden sosyal ve kültürel çalışmalara kadar uzanan geniş bir hizmet alanı görüyoruz. O gün atılan adımların bir bölümü bugün hala Ayvacık’ın günlük yaşamının içerisinde.

Bir ilçeyi değiştirmek kolay değildir.

Hele ki yılların biriktirdiği altyapı sorunlarını çözmek, eğitim ve sağlık yatırımlarını ilçeye kazandırmak, tarımsal üretimin önünü açacak adımlar atmak ve bütün bunları aynı dönemin içerisine sığdırmak hiç kolay değildir. İşte bu nedenle Mehmet Ünal Şahin’in üç dönemlik belediye başkanlığı, Ayvacık açısından yalnızca bir siyasi geçmiş olarak değil, bir ilçenin değişim ve dönüşüm hikayesinin önemli dönemlerinden biri olarak ele alınmayı bence hak ediyor.

Bugün Ayvacık’ın sokaklarında yürürken, okullarına bakarken, su şebekesinden yararlanırken, tarım arazilerinde üretim yapılırken ya da ilçedeki sosyal ve sportif imkanları kullanırken, yıllar önce atılan bazı adımların bugüne uzanan izlerini görmemek tarihi yanlı olur herhalde.

Belki de yıllar sonra bir belediye başkanının dönemini değerlendirmenin en doğru yolu bence budur. O dönemde neler söylendiğinden çok, o dönemde neler yapıldı ve yapılanlar ilçenin hayatını ne kadar değiştirdi? Ayvacık’ın bugün geldiği noktaya bakıldığında, Mehmet Ünal Şahin’in üç dönemine ilişkin tartışmanın da bu somut değişim üzerinden yapılması gerektiğini düşünenlerden biriyim.

Çünkü bu dönem yalnızca seçim sonuçlarından ibaret değil.

Arşivlerde yol var.

Su var.

Tarım var.

Okul var.

Üniversite var.

Hastane var.

Spor tesisleri var.

Zeytin var.

Turizm var.

Kültür var.

Ve bütün bunların aynı dönemin hizmet gündemi içerisinde tekrar tekrar karşımıza çıkması, bence üzerinde özellikle durulması gereken bir ayrıntı. Çünkü bir belediye başkanının ilçesinde bıraktığı en önemli iz, görev yaptığı yıllarda yaptığı konuşmalar ya da katıldığı törenlerden çok, görevi sona erdikten sonra da insanların hayatında karşılık bulmaya devam eden hizmetlerdir. Bir yol, bir okul, bir su hattı, bir sulama sistemi, bir spor tesisi ya da yıllar önce atılmış bir altyapı adımı… Bunların her biri zaman içerisinde gündelik hayatın sıradan bir parçasına dönüşür. İnsanlar belki o yatırımın hangi tarihte yapıldığını, hangi toplantıda kararının alındığını hatırlamaz. Ama o hizmetten yararlanmaya devam eder.

İşte bana göre bir belediye başkanlığı dönemini kalıcı kılan asıl mesele de burada başlıyor. Görev süresi biter, makam değişir, yeni isimler gelir. Fakat yapılan hizmet ilçenin yaşayan hafızasında kalıyorsa, artık o dönem yalnızca siyasi bir dönem olmaktan çıkar; Ayvacık’ın gelişim hikayesinin bir parçasına dönüşür.

Mehmet Ünal Şahin’in yıllar önce bir gazeteye verdiği röportajda Ayvacık’ın değişiminden söz ederken bu dönüşümü altyapı ve nokta yatırımlarla ilişkilendirmesi de bugün yeniden bakıldığında dikkat çekici. O yıllarda Ayvacık’ın artık göç veren değil, göç alan bir ilçe konumuna geldiğini ifade etmiş. Bugün Ayvacık’a baktığımda, “Ayvacık artık eski Ayvacık değil” cümlesinin yalnızca geçmişte söylenmiş bir siyasi ifade olarak kalmadığını düşünüyorum. Çünkü aradan geçen yıllar içerisinde ilçenin eğitimden altyapıya, tarımdan turizme, sağlıktan sosyal yaşama kadar birçok alanda büyüdüğünü ve değiştiğini görüyoruz.

Elbette bir ilçenin değişimini tek bir kişiye mal etmek doğru olmaz. Bir şehrin, bir ilçenin gelişmesinin arkasında devlet yatırımları vardır; belediyelerin çalışmaları vardır; kamu kurumlarının, sivil toplum kuruluşlarının, esnafın, çiftçinin, turizmcinin ve en önemlisi o ilçede yaşayan insanların emeği vardır. Fakat bazı dönemlerde bazı isimler, bu büyük değişimin içerisinde daha fazla sorumluluk üstlenir ve yapılan işlerin görünür yüzü haline gelir.

Mehmet Ünal Şahin’in Ayvacık’taki üç dönemlik belediye başkanlığına benim baktığım yer de tam olarak burası. Meseleyi yalnızca bir siyasi kariyer olarak değil, bir ilçenin eski görüntüsünden bugünkü görüntüsüne uzanan değişimin hangi adımlarla gerçekleştiğini anlamaya çalışarak okumak gerekiyor. Çünkü zaman geçtikçe makamlar unutulabilir, seçimler geride kalabilir, siyasi tartışmalar değişebilir. Ama insanların hayatına dokunan hizmetler yerinde kalır.

Ve yıllar sonra dönüp baktığınızda, “Bu ilçede ne değişti?” diye sorduğunuzda, cevabı bazen bir binada, bazen akan bir suda, bazen sulanan bir tarlada, bazen bir okulun bahçesinde, bazen de yıllar önce atılmış bir temelin üzerinde görürsünüz. Ayvacık’ın hikayesinde de bana göre asıl konuşulması gereken yer tam burasıdır.

Bir dönemin siyasi tartışmalarından çok, o dönemde atılan adımların yıllar sonra ilçenin hayatında neye dönüştüğü…

Çünkü bir belediye başkanının gerçek mirası, görev yaptığı koltuk değil; koltuktan ayrıldıktan sonra ilçede yaşamaya devam eden eserleridir. Ama bazı dönemlerde bazı isimler bu sürecin daha görünür yüzü olur. Mehmet Ünal Şahin de Ayvacık'ın yaklaşık yirmi yıllık yakın tarihinde böyle bir isim olarak öne çıkıyor.

Üç dönem…

Üç seçim…

Ve o yıllara sığdırılan çok sayıda yatırım.

Bana göre Şahin dönemine bakarken en dikkat çekici nokta, tek tek projelerin toplamından çok bu projelerin ilçenin farklı alanlarına yayılmış olması.

Suya dokunmuş.

Tarıma dokunmuş.

Eğitime dokunmuş.

Sağlığa dokunmuş.

Spora dokunmuş.

Altyapıya dokunmuş.

Turizme dokunmuş.

Kırsala dokunmuş.

Yani Ayvacık’ın yalnızca bir tarafına değil, farklı damarlarına temas eden bir belediyecilik dönemi ortaya çıkarmış. Ve bazı isimler vardır; görevleri biter ama yaptıkları konuşulmaya devam eder. Ayvacık'ın bugününü anlatırken geçmişine bakıldığında Mehmet Ünal Şahin isminin o geçmişte önemli bir yer tuttuğunu söylemek mümkün. Çünkü bazen bir ilçenin değişimini anlamak için rakamlardan önce eski fotoğraflara bakmak gerekir.

Sonra bugünkü Ayvacık'a…

İki fotoğraf arasındaki farkı gördüğünüzde, yılların neyi değiştirdiğini daha iyi anlarsınız.

Ve o değişimin içinde emeği bulunan insanların isimleri, ilçenin hafızasında kendine bir yer bulur.

Mehmet Ünal Şahin’in Ayvacık hikayesi de biraz böyle…

Bir ilçenin eski halinden bugünkü görüntüsüne uzanan uzun bir yolculuk.

Ve o yolculuğun içinde üç dönemlik bir belediye başkanlığı, yüzlerce karar, sayısız proje ve geride bırakılmış bir hizmet dönemi var.

Ayvacık bugün yoluna devam ediyor.

Ama Ayvacık'ın bugününü anlamak isteyenlerin, dününü ve o dünde atılan adımları da bilmesi gerekiyor.

Çünkü şehirler bir gecede değişmez.

Bazen bir ilçenin değişimi, yıllar boyunca sabırla atılan küçük ve büyük adımların toplamıdır.

Mehmet Ünal Şahin’in hikâyesine bugün yeniden baktığımda şunu görüyorum.

Ayvacık’ın eski halinden bugünkü haline uzanan yolculuğunda, onun attığı adımların izini görmemek mümkün değil.

Ve belki de yıllar sonra bir belediye başkanının geride bıraktığı en büyük övgü, hakkında yazılan güzel sözler değil;

İlçenin hala onun yaptığı hizmetlerle yaşamaya devam etmesidir.

Ayvacık bugün daha da değişti.

Ayvacık yıllar geçtikçe daha da büyüdü.

Ayvacık bugün ekonomisiyle başka bir noktada.

Ve bu değişimin hikayesi anlatılırken, Mehmet Ünal Şahin’in üç dönemlik emeğinin o hikayenin önemli sayfalarından biri olduğunu söylemek, bence hakkını teslim etmektir.

Kalın sağlıcakla….