yandexmetrikacounter
Ilgardere RES Projesi’nde Mahkeme İki ÇED K | Çanakkale Olay

Ilgardere RES Projesi’nde Mahkeme İki ÇED Kararını İptal Etti

Çanakkale’nin Ayvacık ilçesinde Cemaller, Söğütlü ve Keçikaya köylerini kapsayan Ilgardere RES Projesi’ne karşı açılan iki ayrı dava sonuçlandı. Çanakkale 2. İdare Mahkemesi; meteorolojik verilerin hatalı olduğu, meraların zarar göreceği ve kuş göç yollarının tehdit altında olduğu gerekçesiyle ÇED kararlarını iptal etti.

184

Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği ve bölge halkı tarafından Ayvacık'ın Cemaller, Söğütlü ve Keçikaya köylerinde kurulmak istenen Ilgardere RES Projesine karşı açılan iki ayrı davada mahkeme projenin ÇED olumlu kararını iptal etti.

Konu ile ilgili olarak Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneğinden yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı:

“Ayvacık ilçesi, Cemaller, Söğütlü, Keçikaya köyleri yakınlarında yer alan Ilgardere Rüzgar Enerji Santralı (RES) Projesi’nin ÇED süreci Or Enerji AŞ tarafından, 2020 yılında başlatıldı.

3 türbinli Faz-I için aynı yıl verilen “ÇED Gerekli Değildir” kararının ardından şirket 3 adet türbin inşaatını tamamladı ve enerji üretimine başladı. Şirketin daha sonra ilave 5 türbinlik Faz- II için ÇED süreci başlattığı görüldü. Mevcut türbinlerin olumsuz etkilerini yaşamaya başlayan köylüler Derneğimize ulaşarak destek istedi. FAZ-II dosyasına ait “ÇED Gerekli Değildir” kararı Derneğimiz, köylüler ve muhtarlıklar tarafından dava edildi ve kazanıldı. Şirket bu süreçte ayrıca Faz-III dosyasını da sundu. Faz- III projesi için de dava açıldı.

Kazanılan Faz-II davası ne yazık ki Danıştay tarafından bozuldu ve yeniden yargılama süreci başladı. Her iki davanın da eş zamanlı yürümesi nedeniyle keşif ve bilirkişi incelemesi Çanakkale İdare Mahkemesi tarafından birlikte yapıldı. Bilirkişi Raporu davacılardan yana geldi. Şirketin itirazı üzerine bilirkişilerden ek rapor istendi. Ek rapor da davacılar lehine olunca, Çanakkale 2. İdare Mahkemesi tarafından 27 Kasım 2025 tarihinde yürütmeyi durdurma kararı verildi. Her iki davanın da duruşması 17 Aralık 2025 tarihinde gerçekleştirildi. Duruşmada şirket temsilcisinin sataşmaları nedeniyle oldukça gergin anlar yaşandı. Köylülerin isyanı ve bilimsel gerçeklikler karşılık buldu ve 2024/872 ve 2024/1109 Esas No’lu davaların her ikisinde de sevindirici karar çıktı ve ÇED kararları iptal edildi.

Mahkeme kararında aşağıdaki hususlara yer verildi:

Meteorolojik veriler hatalı. Seçilen istasyon yanlış,

Buzlanma riski var, hayatı risk taşıyor,

İnşaat sırasında açılacak yollar ve enerji nakil hatlarının dere geçişleri üzerinde yaratacağı tahribatı değerlendirilmemiş,

Meraları, tarlaları yok eden proje tarım ve hayvancılığa zarar verecek, tarımsal bütünlük bozulacak.

Göçmen kuşlar zarar görecek.

Türbinlerin tarımsal bütünlüğü bozduğu, hayvancılık sistemini ve doğal ekosistemi tehdit ettiği, ayrıca süzülerek uçan göçmen kuşların yolu üzerinde kaldığı yönünde tespitler paylaşıldı.

Faz-II dava kararında dikkat çeken bir husus ise, Mahkemenin derneğimize dava açma süre aşımı bakımından ret kararı vermesi ve 40 bin TL’lik avukatlık ücreti ve 1717 TL dava harcının derneğimiz tarafından ödenmesine karar vermesi. Dava açıldığında usulen ilk bakılacak hususlardan birisi dava açma süresi iken ve derneğimizin davacı olması herhangi bir ücret doğurmayacak şekilde baştan reddedilebilecekken durumun dava sonunda karara bağlanması da tartışılacak bir husustur. Kaldı ki yanlış olan bir idari karara karşı makul bir süre içinde her zaman dava açılabilmeli, davacılar 30 gün gibi oldukça kısa sürelere mecbur bırakılmamalıdır.

FAZ III için ÇED Olumlu kararı çıkmadan önce şirket bu kez de “Kapasite Artışı” adı ile 4. Proje için 06.06.2024 tarihinde ÇED süreci başlattı ve 15.08.2024'de ÇED Olumlu aldı. Karar yine derneğimiz, köylüler ve muhtarlar tarafından dava edildi. Esas no: 2025/123 olan dava süreci halen devam etmektedir.

Ekte yer alan Ilgardere RES Projesi Kronolojisinden de görüleceği gibi, Ilgardere RES Projesi için toplam 4 ayrı ÇED süreci yürütülmüştür.

ÇED Yönetmeliği’nin arkasından dolanarak kısa yollara başvurmak ve bir an önce alana yerleşmek için şirketler projeleri parçalamakta ve ayrı ayrı ÇED süreçleri yürütmekteler. Bu durumda ÇED süreçlerini takip etmek ve her birine ayrı ayrı davalar açmak bizler için oldukça yorucu ve masraflı olmaktadır. Dava harçları ve bilirkişi ücretlerinin astronomik rakamlara ulaşmış olması da hak arama mücadelemizde büyük bir engel olarak karşımıza çıkmakta ve caydırıcı olmaktadır. Bu davada keşif ve bilirkişi ücreti 147 bin 500 TL’dir. Neyse ki bu kez davayı kaybeden idare tarafından karşılanacaktır. Hak arama mücadelesi için astronomik bedeller ödenmek zorunda kalınmaktadır.

Şirketler “Yeşil Dönüşüm” kisvesi ile Rüzgar Enerji Santralları için köylülerin tarlalarını, meralarını, ormanlarımızı gasp etmektedir. Çok fazla sayıda ruhsat ve lisans verilmektedir. Yenilebilir enerjinin ve elektrikli araçların ihtiyacı için de bakır, lityum, nikel gibi madenlere ihtiyaç duyulmaktadır. Tüm bu madenlerin çıkartılması da çok ciddi ekolojik yıkımlara yol açmaktadır.

İktidar, halkın gerçek enerji ihtiyacına göre değil, şirketlerin karı odaklı bir enerji politikası yürütmektedir. Projeler için tarım alanları, meralar, ormanlık alanlar, köylülerin yaşam alanları gözden çıkartılmakta ve şirketlere peşkeş çekilmektedir.

Enerji tasarrufu gerçekleştirilmeli, kayıp kaçaklar önlenmeli ve halkın gerçek enerji ihtiyacına uygun enerji üretimi planlaması yapılmalıdır. Enerji santrallarının yer seçimlerinde de son derece hassas olunarak doğanın ve tüm canlıların yararı gözetilmelidir.”

(HABER MERKEZİ)
Paylaş