Çanakkale merkeze yaklaşık 30 kilometre mesafedeki Bodurlar Köyü’nde aylardır devam eden GSM sorunu, köylülerin sabrını taşırdı. 24 Ocak 2026’da ilk kez gündeme taşıdığımız iletişim krizi, aradan geçen 40-45 güne rağmen kalıcı biçimde çözülemedi. Üç GSM operatörünün ortak baz istasyonu kuracağı yönündeki açıklamanın üzerinden bir hafta geçmesine rağmen sahada somut bir ilerleme görülmemesi, tepkileri daha da artırdı.
Türkiye genelinde 5G hazırlıkları, dijital dönüşüm ve teknolojik atılımlar konuşulurken, Çanakkale’nin kırsalında hâlâ telefonla iletişim kurulamaması ciddi bir çelişki olarak görülüyor.
Bodurlar Köyü’nde yaşayan vatandaşlar, “Hani köylü milletin efendisiydi? Hani teknolojide çağ atlamıştık? Bu mudur çağ atlamak?” diyerek tepkilerini dile getiriyor.
Özellikle Ramazan ayında yaşanan iletişim sıkıntısı mağduriyeti daha görünür hale getirdi. Köyde her gün iftar programları düzenlendiğini belirten vatandaşlar, misafirleriyle dahi sağlıklı iletişim kuramadıklarını söylüyor.
Köylüler şu ifadeleri kullanıyor: “Köye ne gelen var ne giden. Ramazan dolayısıyla her gün iftar veriyoruz. Gelen misafirlerimiz de biz de mağduruz. Acil bir durum olsa kimseye ulaşamıyoruz. Yetkililer bizimle dalga geçmeyi bıraksın, bu işi çözsün.”
24 Ocak’ta yayımlanan “Köylerde Telefonlar Çekmiyor” başlıklı haberimizde, Bodurlar, Akçalı ve Osmanlar köylerinde hiçbir GSM hattının çalışmadığını kamuoyuna duyurduk. Baz istasyonu bulunmasına rağmen sinyal alınamaması büyük soru işaretleri doğurmuştu.
Köylüler o tarihte özellikle şu soruya yanıt arıyordu: “Acil bir durumda 112’ye nasıl ulaşacağız?”
Haberimizin ardından operatörler bakım ve iyileştirme çalışması yaptı. Muhtarlardan gelen bilgiye göre sorun giderilmişti. Kamuoyuna “iletişim sorunu çözüldü” açıklaması yapıldı.
Ancak bu çözüm kalıcı olmadı.
Aradan geçen kısa sürede Bodurlar’da yeniden kapsama sorunu başladı. Üstelik bu kez köy genelinde hiçbir operatör sağlıklı hizmet veremedi.
Baz istasyonu olmasına rağmen sinyal yoktu.
Köylüler yeniden iletişimsiz kaldı.
Haberlerimizin ardından yetkililer tarafından yapılan bilgilendirmede, üç GSM operatörünün ortak altyapı modeliyle yeni bir baz istasyonu kurulumuna başladığı açıklandı. Montaj aşamasına gelindiği belirtildi ancak net bir tamamlanma tarihi verilmedi.
Bugün gelinen noktada ise köylüler sahada herhangi bir somut ilerleme göremediklerini ifade ediyor.
Köyde dile getirilen bir diğer iddia ise hizmetin nüfus yoğunluğuna göre planlandığı yönünde.
Bodurlar’daki hane sayısı belki bazı köylere göre daha az olabilir. Ancak söz konusu baz istasyonundan çevre köylerin de faydalandığı biliniyor. Bu nedenle köylüler şu soruyu yöneltiyor: “Hizmet kişi sayısına göre mi veriliyor?”
Bu soru yalnızca Bodurlar için değil, kırsal altyapı planlaması açısından da kritik bir tartışmayı beraberinde getiriyor.
İletişim sorunu yalnızca günlük telefon görüşmelerini etkilemiyor. Asıl risk, sağlık ve güvenlik alanında ortaya çıkıyor.
Bu tablo, kırsalda yaşayan vatandaşlar açısından ciddi bir hayati tehlike anlamına geliyor.
Köylüler bu durumu şu sözlerle özetliyor: “Birimizin başına bir şey geldiğinde mi harekete geçilecek?”
Çanakkale, tarihi ve manevi değeri yüksek bir şehir. Bu topraklarda verilen mücadele, fedakârlık ve şehitlik bilinci, vatandaşların duygusal tepkisini de artırıyor.
Bodurlar sakinleri, “Bizim dedelerimiz bu topraklarda şehit oldu. Bizi üvey evlat gibi bir kenara atmaları hiç hoş değil” diyerek yaşadıkları hayal kırıklığını dile getiriyor.
Merkeze sadece 30 kilometre uzaklıktaki bir köyde 2026 yılında hâlâ iletişim kurulamaması, kamuoyunda “kırsal altyapı ihmal mi ediliyor?” sorusunu da beraberinde getiriyor.
Biz de Çanakkale Olay olarak sürecin takipçisi olmaya devam edeceğiz.
Çünkü mesele yalnızca bir köyün telefon çekmemesi değil; mesele kırsalda yaşayan vatandaşın eşit hizmet alıp almadığıdır.
2026 yılında bir köyde telefon çekmiyorsa, burada ciddi bir altyapı sorunu vardır.
Köylülerin çağrısı net: “Bizimle dalga geçmeyin. Bu işi çözün.”
Çanakkale’nin kırsalında büyüyen bu iletişim krizi, yalnızca Bodurlar’ın değil tüm bölgenin sorunu haline gelmiş durumda.
Verilen sözlerin tutulup tutulmadığını, baz istasyonu çalışmalarının tamamlanıp tamamlanmadığını ve köyün ne zaman kesintisiz iletişime kavuşacağını kamuoyuyla paylaşmayı sürdüreceğiz.
Çünkü iletişim lüks değil, hayati bir ihtiyaçtır.
(YUSUF SONKURT)