Çanakkale’nin Biga ilçesinde, gençlerin tarih bilinci ve milli değerlerine olan bağlılıklarını ortaya koyduğu anlamlı bir etkinlik gerçekleştirildi. Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi bünyesinde eğitim veren Biga Meslek Yüksekokulu (Biga MYO) öğrencileri, Çanakkale Zaferi’nin 111. yılı anısına düzenlenen “Şehitlere Saygı Yürüyüşü” ile hem tarihi mirasa saygı gösterdi hem de şehitlerin aziz hatırasını yaşatma amacıyla bir araya geldi. Etkinlik, öğrencilerin milli bilinçlerini güçlendirmek, Çanakkale ruhunu yerinde hissetmelerini sağlamak ve toplumsal farkındalığı artırmak adına özel olarak planlandı.
Makine Programı öğrencilerinin öncülüğünde gerçekleştirilen yürüyüşe Otomotiv ve Pazarlama programı öğrencileri de destek verdi. Yaklaşık 9 kilometrelik parkuru yürüyen öğrenciler, Çanakkale ruhunu yerinde hissetmek ve şehitlerin hatırasını yaşatmak amacıyla yola çıktılar.
Etkinlik, Öğr. Gör. Dr. Mustafa Dündar koordinatörlüğünde gerçekleştirildi. Yürüyüş boyunca Öğr. Gör. İlkay Onur Şerbetçi ve idari personel Taner Sarı da öğrencilere eşlik etti. Parkur boyunca verilen molalarda öğrencilere Çanakkale Savaşı’nın önemi ve özellikle Yahya Çavuş’un 67 askeriyle birlikte gösterdiği destansı direniş anlatıldı.
Yürüyüş, kahraman Yahya Çavuş’un memleketi olan Koçali Köyü’nde bulunan Yahya Çavuş Anma Evi’nde sona erdi. Burada düzenlenen anma programında öğrenciler şehitlerin aziz hatırasını yad etti.
Etkinlik koordinatörleri yaptıkları değerlendirmede, bu tür faaliyetlerin öğrencilerin milli ve kültürel bilinçlerinin gelişmesine katkı sağladığını belirterek, “Tarih bilinci geleceğimizin teminatıdır” ifadelerini kullandı.
Yürüyüşün en dikkat çeken ve duygusal anı, iftar saatinin gelmesiyle yaşandı. Katılımcılar, Çanakkale cephelerinde savaşan Mehmetçiklerin mütevazı ve dayanıklı sofralarından esinlenerek hazırlanan geleneksel menüyle oruçlarını açtı. Öğrenciler, üzüm hoşafı ve ekmekten oluşan bu özel iftar menüsüyle hem Çanakkale’deki cephe şartlarını sembolik olarak deneyimleme fırsatı buldu hem de şehitlerin zor şartlar altında geçirdiği günleri adeta hissetmiş oldu.
Bu deneyim, gençlerin tarih bilincini pekiştirirken aynı zamanda milli değerlere ve geçmişin fedakarlıklarına duydukları saygıyı derinleştirdi. Katılımcılar, bu sırada birbirleriyle deneyimlerini paylaşarak etkinliği hem manevi hem de sosyal bir öğrenme sürecine dönüştürdü. Böylece yürüyüş, sadece fiziksel bir aktivite olmaktan çıkıp Çanakkale ruhunu gençlere hissettiren anlamlı bir anma ve öğrenme etkinliğine dönüşmüş oldu.
(ERHAN TAYLAN)