yandexmetrikacounter
Sağlık Emekçilerinden Eylem: "Lütuf Değil, | Çanakkale Olay

Sağlık Emekçilerinden Eylem: "Lütuf Değil, Hakkımızı İstiyoruz"

ÇOMÜ Hastanesi Asistan Hekimleri ve Sağlık Emekçileri Sendikası Çanakkale Şubesi üyesi sağlık çalışanları, ödemelerin gecikmesini ve çalışma koşullarını protesto ederek ortak bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Nöbet ve teşvik ödemelerinin kendileri için hayati önemde olduğunun altının çizildiği açıklamada; “Lütuf değil, hakkımızı istiyoruz” denildi.

151

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Hastanesi Asistan Hekimleri ve Sağlık Emekçileri Sendikası Çanakkale Şubesi üyesi sağlık emekçileri tarafından bugün ÇOMÜ Hastane Binası önünde bir basın açıklaması gerçekleştirildi.

123746_wuciwug_229a9970_saglik-emekcile.jpeg

Açıklamada şu ifadeler yer aldı:

“İsterdik ki bugün burada, bu eğitim ve araştırma hastanesinde, sizlerin karşısına hep birlikte gurur duyacağımız gelişmeleri anlatmak için çıkalım. Ama ne yazık ki bugün yine hak mücadelesi için buradayız.

Emeğimizin giderek daha da değersizleştirilmesi, buna karşın giderek artan angarya iş yükü ve 3. Basamak bir sağlık kuruluşuna yakışmayan yönetim pratikleri ve baskı politikalarını kınamak için buradayız.

Ülkenin genel sorunu olan "yüksek enflasyon-düşük alım gücü" karşısında maaşlarımızın erimesi yetmezmiş gibi; kazanılmış haklarımıza da göz koydular.

Asla emeğimizin karşılığını bulmayan nöbet ve teşvik ücretlerimiz aylardır geç yatırılıyor. Aylar sonra gecikmeli olarak aldığımız, ödemelerimiz bir lütuf gibi sunuluyor.

Oysa kanun açık: Bu ödemeler çalışılan ayı takip eden ayın 15’inde yatar! Sağlık çalışanlarının maaşını 4-5 kaleme bölenler, yıllarca çalışıp verdiğimiz emeğin karşılığının emeklilik maaşlarımıza yansımasını engelleyenler için “çerez parası” gibi görünen nöbet ve teşvik ödemeleri, bizim için hayati önemdedir.

4-5 kalemde aldığımız maaşımızın tamamı, alın terimizin ve emeğimizin; eğitimimizin ve liyakatimizin karşılığıdır. Her ay günü gününe ve eksiksiz yatması gerekmektedir.

Kaldı ki, bizler verdiğimiz emekle çok daha fazlasını hak ettiğimizi biliyoruz. Bizleri yoksulluk sınırının altında eşitleyen bu haksız, hukuksuz ücret ve maaş politikalarını kabul etmiyoruz.

Bizler artık ne sorunun kaynağını merak ediyoruz ne de "ödenek yok" mazeretini kabul ediyoruz. Eksik malzemeyle, yetersiz cihazlarla, ağır iş yükü altında elimizden gelenin de fazlasını yapıyor, hastalarımıza şifa ulaştırmaya çalışıyoruz.

Bunun karşılığında ise lütuf değil, hakkımızı istiyoruz: Emeğimize ve mesleğimize gerekli değer ve itibarın verilmesi, yeri geldiğinde 24 saati aşan zamanını hastanede geçiren bizlerin insanca çalışma, dinlenme ve yaşama koşullarının sağlanması, sağlıklı ve dengeli beslenme hakkı ve ücretlerimizin emeğimizin tam karşılığı olarak, zamanında ve eksiksiz ödenmesi!

Bugün burada toplanacağımızın duyulması bile Başhekimlik ve Rektörlük nezdinde önlem alınmasına, bazı ödemelerin yapılmasına yetti. Demek ki görünmez kılınmak istenen bizleri, sağlık sistemini ayakta tutan varlığımızı ve emeğimizi görebiliyorlarmış.

Asistan hekimler ve sağlık emekçileri bu hastanenin tüm yükünü omuzluyorsa, bu hastane hala 3. basamak üniversite hastanesi gibi davranabiliyorsa, hastalar hala buna inanabiliyorsa; bu bir mucize değildir. Bu bizlerin özverisi ve emeği sayesindedir. O yüzden en temel haklarımız olan sağlıklı koşullarda çalışma, dinlenme, beslenme ve geçinme haklarımızdan feragat etmeyeceğiz!

Hastanemizde bir yemek ve yemekhane sorunu varsa, bir dinlenme hakkı ve dinlenme alanları sorunu varsa, giderek ağırlaşan iş yükü ve uzayan işten çıkış saatleri varsa; bunlar tüm çalışma hayatımızı ve kararlarımızı etkiler.

Nitelikli tıbbi müdahale ve tedaviler istiyorsanız, bizleri ve haklarımızı bıkmadan usanmadan gözeteceksiniz. Gerçek idarecilik tam olarak budur.

Bugün burada yanımızda olan sizleri ve baskı ve korku politikaları nedeniyle yanımızda olamasa da yüreği bizlerle atan, biz kazanırsak kendinin de kazanacağından emin olan, tüm arkadaşlarımızı saygıyla selamlıyoruz. Haklı mücadelemizde daha cesur, daha kararlı ve daha dayanışmacı olmaya davet ediyoruz.”

(HADİYE AYŞE İRİM)
Paylaş