Pazarda zeytin tezgâhının başında üretimini ve yaşadığı ekonomik sıkıntıları anlatan zeytin üreticisi Nuh Yalçın, artan girdi maliyetlerinin üreticinin kazancını önemli ölçüde düşürdüğünü söyledi. Zeytin üretiminde kullanılan malzemelerin fiyatlarındaki artışın doğrudan ürün maliyetlerine yansıdığını belirten Yalçın, üreticinin hem üretim aşamasında hem de ürününü satarken zorlandığını ifade etti.
Zeytin üretiminde yaşanan maliyet artışlarının zeytinyağı fiyatlarına da yansıdığını dile getiren Yalçın, geçmişte üreticilerin kendi imkânlarıyla zeytinlerini sıkarak yağ elde ettiğini hatırlattı.
Yalçın, yaşanan değişimi şu sözlerle anlattı; “Üretimde kullanılan malzemelerin pahalılığı sebebiyle ürettiğimiz zeytin fiyatlarında da paralel bir artış oluyor. Eskiden zeytinlerimizi kendimiz sıkıp, yağını çıkarırdık. Çok da güzel iş yapardı. Şimdi ise bu maliyetler karşısında ne yapacağımızı biz de şaşırdık" dedi.
Yalçın’a göre üretim sürecinde kullanılan malzemelerin pahalanması, zeytin üreticisinin maliyetlerini artırırken elde edilen kazancın da düşmesine neden oluyor.
Pazardaki satışların tamamen durmadığını ancak ekonomik olarak bekledikleri seviyede olmadığını belirten Yalçın, asıl sorunun elde edilen gelir ile üretim giderleri arasındaki farkın giderek açılması olduğunu söyledi. İşlerin orta düzeyde seyrettiğini ifade eden Yalçın, geçen yıla kıyasla kazançlarının yüzde 50 oranında düştüğünü belirtti.
Yalçın, üreticinin karşı karşıya kaldığı tabloyu şöyle özetledi; “Girdi maliyetleri o kadar arttı ki, kazandığımız para harcamalarımızı karşılamaya yetmiyor. Çiftçilik yapmak, ilaçlama yapmak, gübre almak artık çok zorlaştı.”
Zeytin üretiminde yalnızca hasat dönemindeki giderlerin değil, yıl boyunca yapılan bakım ve tarımsal uygulamaların da üreticinin maliyetlerini artırdığına dikkat çeken Yalçın, özellikle gübre ve ilaçlama giderlerinin üretici açısından önemli bir yük haline geldiğini söyledi. Zeytin ağacının verimli şekilde ürün vermesi için yıl boyunca emek ve masraf gerektiğini belirten üretici, artan maliyetlerin satışlardan elde edilen geliri önemli ölçüde azalttığını ifade etti. Üreticinin yaşadığı sıkıntının yalnızca zeytin satışından ibaret olmadığını dile getiren Yalçın, tarımsal üretimin sürdürülebilmesi için girdi maliyetlerinin üreticinin karşılayabileceği seviyelerde olması gerektiğine işaret etti.
Yaşanan ekonomik zorluklara rağmen zeytin üretiminden vazgeçmeyeceklerini belirten Nuh Yalçın, zeytinin bölge üreticisi açısından yalnızca bir tarım ürünü olmadığını söyledi. Zeytinin yöredeki üreticilerin geçim kaynaklarından biri olduğunu vurgulayan Yalçın, destek ihtiyacının da altını çizdi. Yalçın, üretime devam edeceklerini şu sözlerle ifade etti; “Zeytin bizim can damarımız. Bu toprakların bereketi zeytindir. Biz üretmeye devam edeceğiz, ancak desteğe ihtiyacımız var.”
Nuh Yalçın’ın açıklamaları, zeytin üreticisinin artan maliyetler karşısında yaşadığı ekonomik sıkıntıyı bir kez daha gündeme taşıdı. Üreticinin temel beklentisinin üretim giderlerinin azaltılması ve tarımsal faaliyetin sürdürülebilir hale gelmesi olduğunu belirten Yalçın, zeytin üretiminin devam edebilmesi için üreticinin desteklenmesi gerektiğini söyledi. Zeytin üreticileri açısından gübre, ilaçlama, bakım, hasat ve yağ çıkarma gibi aşamalarda oluşan maliyetler, ürünün pazara ulaşana kadar geçirdiği sürecin en önemli gider kalemleri arasında yer alıyor. Yalçın’ın sözleri de artan bu maliyetlerin üreticinin kazancına doğrudan yansıdığını ortaya koydu.
Haber: Zehra Demirdöven
(HABER MERKEZİ)