Assos, Çanakkale turizminin parlayan yıldızlarından biri olmaya devam ediyor. Kuzey Ege’nin büyüleyici köşelerinden biri olarak, tarihi ve doğasıyla ziyaretçilerini asırlardır kendine hayran bırakıyor. Hem tarihi zenginlikleri hem de el değmemiş doğasıyla büyükşehirlerin karmaşasından kaçmak isteyenler için adeta bir sığınak olan bu antik kent, her mevsim farklı bir güzellik sunuyor.
Aristoteles’in felsefe okulunu kurduğu, taş evleri ve zeytin ağaçlarıyla bezeli bu eşsiz coğrafyada vakit geçirmek başlı başına bir ayrıcalık. Peki, yolunuz buraya düştüğünde zamanınızı en iyi nasıl değerlendirebilirsiniz? İşte Assos’ta mutlaka yapmanız gereken en iyi aktiviteler.
Assos denilince akla ilk gelen yer şüphesiz Athena Tapınağı’dır. Antik kentin en yüksek noktasında yer alan bu tapınak, sadece tarihi dokusuyla değil, sunduğu eşsiz manzarayla da dikkat çekiyor. Özellikle gün batımı saatlerinde tapınağın sütunları arasından Edremit Körfezi’ne ve Midilli Adası'na doğru batan güneşi izlemek, Assos gezinizin en unutulmaz anlarından biri olacak.
Dik ve virajlı yollardan inerek ulaşılan Assos Antik Limanı, eski palamut depolarının restore edilmesiyle günümüzdeki son halini almıştır. Liman boyunca sıralanan taş binaların arasında yürüyüş yapmak, denizin iyot kokusunu içinize çekmek ve küçük balıkçı teknelerinin oluşturduğu manzarayı fotoğraflamak, bölgenin ruhunu hissetmenin en güzel yollarından biri.
Eğer Assos ziyaretinizi ilkbahar sonu veya yaz ayları için planlıyorsanız, rotanızı mutlaka Kadırga Koyu’na çevirmelisiniz. Assos merkeze oldukça yakın olan bu koy, berrak ve serin sularıyla bölgenin en popüler plajlarına ev sahipliği yapıyor. Burada, uzun sahil şeridinde yürüyüş yapabilir, zeytin ağaçlarının gölgesinde dinlenerek Ege’nin serin sularının tadını çıkarabilirsiniz.
Assos sadece tarihi ve doğasıyla değil, zengin mutfağıyla da öne çıkıyor. Ege’nin meşhur zeytinyağlıları, taze deniz ürünleri ve yöresel ot mezeleri bölgedeki restoranların vazgeçilmezi. Özellikle Antik Liman bölgesindeki restoranlarda, denize karşı taze balık ve ahtapot ızgara eşliğinde akşam yemeği, gastronomi meraklıları için harika bir deneyim olabilir. Ayrıca dönüş yolunda bölgenin meşhur zeytinyağlarından ve zeytinlerinden almayı unutmayın.
Assos gezinizi günübirlik bir rotadan çıkarıp gerçek bir dinlenme fırsatına dönüştürmek, bölgenin akşam saatlerinde büründüğü sakinliği yaşamak için en doğru tercih. Bölgenin tarihi ve mimari dokusuna sadık kalınarak restore edilmiş taş evlerde veya butik işletmelerde konaklamak, tatilinize nostaljik bir hava katacaktır.
Bu noktada, Ege’nin samimiyetini ve konforunu bir arada sunan Assos otelleri, ziyaretçilerine sadece bir konaklama değil, doğa ve tarihle iç içe unutulmaz bir deneyim vadediyor.
İster hafta sonu kaçamağı ister uzun bir tatil olsun, Assos, misafirlerine huzuru, tarihi ve doğayı cömertçe sunmaya devam ediyor.
(BÜLTEN)