Çanakkale’nin Kuzey Ege’ye bakan yüzünde, sessiz, sakin, doğal ve bozulmamış tarihi yapısıyla adeta bir açık hava müzesini andıran Ayvacık, tatil severlerin bir numaralı tercihi olmaya devam ediyor. Arkasını oksijen deposu İda Dağı’na (Kazdağı) yaslayan, yüzünü ise Ege’nin masmavi sularına çeviren bu eşsiz coğrafya; bakir koyları, mavi bayraklı plajları ve Troya’dan beri süregelen el dokuması halı kültürüyle turizmde büyük bir ivme yakaladı.
Son dönemlerde artan seyahat maliyetleri ve döviz kuru hareketleri nedeniyle tatilcilerin daha yakın, ulaşılabilir ve nitelikli bölgelere yönelmesi, Assos merkezli Ayvacık sahillerini bir adım öne çıkardı. Bölgede her bütçeye uygun kamp alanları, karavan parkları, bungalov evler ve sıcak aile işletmesi butik oteller, misafirlerine doğayla baş başa unutulmaz bir deneyim vadediyor.
Ayvacık’ın sadece deniz ve plajdan ibaret olmadığını, kültürel, arkeolojik ve gastronomik rotalarla turizmi 12 aya yaymak için büyük bir gayret gösterdiklerini belirten Ayvacık Kültür, Doğa, Turizm ve Spor Derneği Sözcüsü Mehmet Ünal Şahin, bayram ve yaz tatili planı yapanlara önemli bir çağrıda bulundu. İlçenin adını her kulvarda en iyi şekilde duyurmak istediklerini ifade eden Şahin, gerçekleştirdiği açıklamada şu ifadelere yer verdi; "Assos ve bölgesi doğal, tarihi ve kültürel turizm değerleri bakımından zengin bir potansiyele sahiptir. Ülke ve Çanakkale genelini alırsak, gezen bir topluma sahibiz. Mazotun, benzinin yükselmesi, bunun yanında dövizin yükselmesi ile birlikte otel fiyatlarının da yükselmesi tatil yapacakların yakın bölgeleri tercih etmesinin sebebi oldu. Turizm, tüm dünyada ve ülkemizde geçmişten günümüze her dönemde önemli sektörlerden biri olmasının yanı sıra gün geçtikçe gelişen ve büyüyen bir sektör özelliği de taşımaktadır. Bölge halkı bunun bilinci ile yeni yeni işletmeler açarak, ilçemizi turizm sektöründe iyi bir konuma taşıyarak adından bahsettirmiştir" diyerek yerel işletmelerin kalitesinin her geçen gün arttığını vurguladı.
Dernek olarak ilçenin yapısına uygun alternatif turizm modelleri üzerinde çalıştıklarını ve misafirlerin bölgedeki kalış sürelerini uzatmayı hedeflediklerini belirten Sözcü Mehmet Ünal Şahin, turizmi çeşitlendirecek yeni projeleri şu sözlerle müjdeledi; "Kültürel bakımdan zengin olan Assos, turizm ile birlikte bir ivme yakalayarak, bunun yanında civar köylerde yetiştirilen organik et ve eko tarım ile başarı yolunda sağlam adımlar atmıştır. Ayvacık Kültür, Doğa, Turizm ve Spor Derneği olarak, günümüz şartlarında sürekli gelişen gastronomi, kuş gözlemciliği, doğa kampları gibi turizm aktivitelerinden ilçemizin yapısına uygun olanları belirleyip, gerekli çalışmaları dernek olarak yapıyoruz. Bunun yanında Assos bölgesine gelen yerli ve yabancı misafirlerimizi burada daha fazla nasıl kalabilirler diye Assos merkezli turizm rotaları oluşturmayı düşünüyoruz. Bunları sıralarsak, Ayvacık Halısı ve Dokumacılık Rotası, Ayvacık Antik Kentler Rotası, Ayvacık Doğa Sporları ve Yürüyüş Rotası gibi sıralayabiliriz. Tabii bunlar daha da çoğalabilir ve bu gibi aktiviteler hayata geçtiğinde inanıyorum ki Assos ve bölgesi turizmden hak ettiğini alacaktır" şeklinde konuşarak entegre turizm modelinin önemine dikkat çekti.
Ayvacık'ın dünyaca ünlü, tamamen kök boya ve geleneksel yöntemlerle el emeği göz nuru dokunan halılarına da değinen Mehmet Ünal Şahin, bu geleneksel el sanatının genç nesillere aktarılamaması durumunda yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalacağı uyarısında bulundu. Halıların üzerindeki her ilmeğin bir duygu, düşünce ve asırlık bir göç hikayesi barındırdığını hatırlatan Şahin, sözlerini şöyle sürdürdü; "Halılara yansıyan bu motifler yüzyıllar önce bu göç yolunda atalarından gördüklerini, kafalarında taşıdıkları bu desenleri, motifleri ve kültürleri getirmişler bu güzel şehrimize. Ayvacık’ın yöresel halılarından söz ederken yöre ağzındaki dokuma ile ilgili kavram zenginliğinden bahsetmek yerinde olur. Yöre halkı çözgüye ‘eriş’, atkıya ‘argaç’, ilmeye ‘din’, bir ilme sırası ve iki atkı sırasına ‘sıyırdım’, halının iki ucundaki kilimliğe ‘halının eteği’, bordürlerine ‘halının suları’ gibi isimler vermiştir. İlçemizi kuran atalarımız, göçer durumdan yerleşik duruma geçtiklerinde, atalarından gördükleri o düğümleri dokumaya ilmek ilmek yansıtmışlar.
Aslında bunun adına halıcılık deniyor. Ama sırf yerde yayılan bir nesne değil. Ayvacık halısı yöreye özgün desenlere sahiptir. Yörede halı dokuyan aileler halıya duygu ve düşüncelerini katmaktadır. Bu dokuma işine de ‘düğümlü dokuma’ denir. Ayvacık yöresinde halı dokumacılığı yöre halkının önemli bir geçim kaynağı olmuştur. Halı ve kilim sanatı, ilçemizde en çarpıcı ve göz alıcı örnekleriyle, varlığını sürdürmektedir. Yöremizde yapılan halıların, hikayelerine göre desen, desenlerine göre de isimleri ile anılırlar. Bunlardan bazıları Turnalı, Oklu, Kabak Çiçeği, Elek, Altın Tabak, Hayat Ağacı, Türkmen Gülü, Yeşil Budak, Baratlı, Eski Yörük, Eli Belinde bu desenlerden en çok bilinenleridir" dedi.
Kültürel mirasın korunması adına gençlere çağrıda bulunan Şahin, endişelerini şu cümlelerle tamamladı; "Ayvacık halı ve kilimleri, desenlerinin orijinalliği sayesinde; dünyada halıcılık literatüründe haklı bir üne sahiptir. Halen ilçemiz ve köylerinde halı dokuyan ailelerimiz vardır. Halıcılık yüzyıllardır bu bölgede yapıldı. 67 köyü bulunan ilçemizin en az 30 köyünde halı dokunurdu. Artık günümüzde insanlarımız halı dokuma işiyle uğraşmıyorlar. Geriden gelen genç nesilde halı dokuma işine bakmıyor. Gençlerimiz halı dokuma işine ilgi duymayınca, halıcılık kültürü yavaş yavaş azalmaya başladı. Halı dokuma işi kitaptan okumayla da yapılacak bir iş değil. Bu gelenek ve göreneklerle, kafadaki aktarımlarla meydana gelen bir ürün. Gençlerimiz bu halı dokuma işini yapmayınca halıcılık kültürü zaman içinde yok olacak" ifadeleriyle kültürel farkındalık çağrısında bulundu.
Ayvacık ilçe merkezine kısa bir mesafede yer alan Assos (Behramkale), milattan önceye dayanan surları, antik tiyatrosu ve büyüleyici Ege Denizi manzarasıyla ziyaretçilerini asırlık bir zaman yolculuğuna çıkarıyor. Tarihte ünlü filozof Aristoteles’in bir dönem yaşayıp felsefe okulu kurduğu bu kutsal topraklarda, zirvedeki Athena Tapınağı’na çıkıp muhteşem gün batımını izlemek tatilcilerin en büyük ritüellerinden biri. Antik liman ise taş binaları ve sakin deniziyle kafa dinlemek isteyenlerin vazgeçilmez adresi.
Şehrin karmaşasından ve gürültüsünden tamamen uzaklaşmak isteyenlerin ilk tercihi olan Sokakağzı, Kaz Dağları'nın esintisini Ege'nin serin sularıyla buluşturuyor. Bölgede hizmet veren Assos Gül Pansiyon gibi yerel aile işletmeleri; ekonomik, samimi ve güvenli bir konaklama deneyimi sunuyor. Organik köy ürünleriyle hazırlanan kahvaltılar eşliğinde güne başlamak, bakir plajında denizin tadını çıkarmak ve doğa yürüyüşleri yapmak isteyenler için burası biçilmiş kaftan.
Biga Yarımadası’nın güneybatı ucunda yer alan Babakale, coğrafi olarak Asya Kıtası’nın en batı noktası olma özelliğini taşıyor. Tarihi kökleri Piri Reis’in ünlü eseri Kitab-ı Bahriye’ye kadar uzanan köy, Sultan III. Ahmed döneminde korsan saldırılarından korunmak amacıyla inşa edilen ve Osmanlı'nın son kalesi olma unvanını taşıyan Babakale Kalesi ile meşhur. Günümüzde nefis liman balıkları, sakin sokakları ve çocuklu ailelerin sığ, berrak ve mavi bayraklı sularıyla gözdesi olan Akliman Koyu ve Plajı ile mutlaka görülmesi gereken yerlerin başında geliyor.
Ayvacık’ın Gülpınar kasabasında yer alan bu kutsal alan, Anadolu’da Geç Helenistik Dönem'in en önemli merkezlerinden biri kabul ediliyor. MÖ 150 yıllarında inşa edilen Apollon Smintheus Tapınağı, antik dünyada fare kültüyle (Farelerin Efendisi) bilinen tek örnek olma özelliğine sahip. Ünlü mimar Hermogenes’in imzasını taşıyan tapınak, konusunu Homeros’un İlyada Destanı’ndaki Troya Savaşı’ndan alan kabartmalı frizleriyle dünyada tekil bir örnektir. Tapınak basamaklarında sergilenen gerçek boyutlu fare heykelleri ve müze terasındaki dev ayak heykeli, tarih meraklılarını büyülemeye yetiyor.
Ayvacık sınırları içerisinde yer alan Kaz Dağları Milli Parkı, zengin bitki örtüsü, endemik türleri ve dünyaca ünlü temiz havasıyla doğa tutkunlarını cezbediyor. Kuş gözlemciliği, kampçılık ve dağ yürüyüşleri için eşsiz rotalar sunan bölgenin yanı sıra, geniş orman alanlarıyla dikkat çeken Kapıçam Tabiat Parkı da piknik yapmak ve yeşillikler içinde dinlenmek isteyen misafirlerini ağırlıyor.
Assos merkezine 9 kilometre mesafede yer alan Sivrice Plajı, alışılagelmiş kumsalların aksine taşlık yapısı ve denize rahat girilmesini sağlayan ahşap iskeleleriyle berrak bir deniz keyfi sunuyor. Geniş çakıl taşlı sahiliyle Ege'nin en popüler duraklarından olan Kadırga Plajı ise çevresindeki butik oteller, restoranlar ve Gözde Kamp gibi temel olanaklar sunan nitelikli kamp alanlarıyla hem günübirlikçiler hem de uzun süreli tatilciler için tam bir çekim merkezi.
Çanakkale'nin tarihi, doğası ve kültürel zenginlikleriyle öne çıkan ilçesi Ayvacık, ziyaretçilerine deniz tatilinden antik kent gezilerine, müze keşiflerinden doğa yürüyüşlerine kadar unutulmaz deneyimler sunuyor. Eğer yolunuz Ayvacık'a düşerse, bu eşsiz rotaları görmeden tatilinizi tamamlamayın.
Türkiye'nin ilk zeytinyağı müzesi olma unvanına sahip olan Adatepe Zeytinyağı Müzesi, 2001 yılından bu yana yüz binlerce ziyaretçiyi ağırlıyor. Eski taş baskı sistemleri, zeytin sıkım makineleri ve geleneksel üretim araçlarının sergilendiği müze, bölgenin binlerce yıllık zeytin kültürünü yakından tanıma fırsatı sunuyor. Ayvacık merkezine yaklaşık 40 kilometre uzaklıktaki müze, Küçükkuyu beldesinde yer alıyor ve girişler ücretsiz olarak gerçekleştiriliyor.
Berrak denizi ve sakin atmosferiyle dikkat çeken Sivrice Plajı, özellikle kalabalıktan uzak bir tatil geçirmek isteyenlerin ilk tercihlerinden biri oluyor. Taşlık yapısıyla ünlü plajda denize giriş kolaylığı sağlayan iskeleler bulunurken, çevredeki butik oteller ve balık restoranları da ziyaretçilere keyifli bir gün vadediyor.
Helenistik dönemin en önemli inanç merkezlerinden biri olan Apollon Smintheion Ören Yeri, antik çağın görkemli mimarisini günümüze taşıyor. Gülpınar Köyü'nde bulunan ören yeri, özellikle tarih ve arkeoloji meraklılarının mutlaka ziyaret etmesi gereken noktalar arasında yer alıyor.
MÖ 6. yüzyılda inşa edilen Athena Tapınağı, yalnızca tarihi değeriyle değil, Ege Denizi'ne hakim muhteşem gün batımı manzarasıyla da ziyaretçilerini büyülüyor. Assos Antik Kenti içerisinde yer alan tapınak, Ayvacık'ın en çok ziyaret edilen turistik noktalarının başında geliyor.
Yeşilyurt Köyü'nde bulunan müze, geçmiş yüzyıllarda kullanılan tarım aletlerinden haberleşme cihazlarına kadar yüzlerce objeye ev sahipliği yapıyor. Ayrıca dünyaca ünlü otomobil ve iletişim markalarına ait özel koleksiyon parçaları da sergileniyor.
1400'lü yıllardan günümüze ulaşan cami, Assos Antik Kenti'nin tarihi atmosferi içerisinde ziyaretçilerini karşılıyor. Tek kubbeli mimarisi ve antik dönemden kalan taş yapılarıyla bölgenin en dikkat çekici eserlerinden biri olarak öne çıkıyor.
Tuzla Çayı üzerinde bulunan tarihi köprü, Osmanlı mimarisinin önemli örneklerinden biri olarak kabul ediliyor. Asırlardır ayakta kalan yapı, özellikle fotoğraf tutkunlarının uğrak noktalarından biri haline gelmiş durumda.
Kaz Dağları'nın eteklerinde bulunan Mıhlı Şelalesi, yemyeşil doğası ve serin sularıyla yaz aylarının vazgeçilmez kaçış noktalarından biri oluyor. Bölge, doğa yürüyüşü ve fotoğrafçılık için de oldukça uygun.
Mavi bayraklı plajlarıyla dikkat çeken Küçükkuyu Sahili, temiz denizi ve uzun sahil şeridiyle yaz sezonunda binlerce ziyaretçiyi ağırlıyor. Sahil boyunca yer alan kafeler ve restoranlar ise gün batımı manzarası eşliğinde keyifli vakit geçirme imkanı sunuyor. Doğanın, tarihin ve Ege kültürünün buluştuğu Ayvacık, her köşesinde farklı bir hikâye barındırıyor. Eğer Çanakkale'nin bu eşsiz ilçesine yolunuz düşerse, bu rotaları listenize eklemeyi unutmayın.
(ERHAN TAYLAN)