yandexmetrikacounter
Stresin ve Sen | Çanakkale Olay
Meral Şen

https://medium.com/@meralsen.k

Stresin ve Sen

İNSANCA
110

Stresi Yönetmek
Stres, günlük hayatın doğal bir parçası olmasına rağmen onunla başa çıkmak her zaman mümkün olmayabilir. Çalışma hayatının, sosyal ilişkilerin ve gündelik yaşamın doğasında belirli bir gerilim vardır. Bir miktar gerilim bizi harekete geçirir, dikkatimizi toplar ve karşılaştığımız sorunlara çözüm üretmemizi sağlar. Ancak bu gerilim, baş edebileceğimiz sınırları aştığında düşüncelerimizi, duygularımızı ve davranışlarımızı olumsuz yönde etkilemeye başlar.

Stresle başa çıkma biçimimizi belirleyen hem içsel hem de dışsal etkenlerden söz edebiliriz. İçsel stres kaynakları arasında mükemmeliyetçilik, aşırı titizlik, kontrol ihtiyacı ve esnek olmayan bir zihin yapısı sayılabilir. Dışsal stres kaynakları ise ekonomik güçlükler, sosyal ilişkilerde yaşanan sorunlar, çalışma koşulları, uzun mesailer ve belirsizlikler gibi pek çok farklı etkenden oluşabilir.

Bazen bizi yoran, yaşadığımız olayın kendisinden çok o olaya yüklediğimiz anlamdır. Her şeyi kusursuz yapma çabası, kontrolümüz dışında gelişen durumları kabullenememek ya da başkalarının beklentilerini kendi ihtiyaçlarımızın önüne koymak, gündelik gerilimleri daha ağır bir yük hâline getirebilir. Zihnimiz, henüz gerçekleşmemiş ihtimallerin kaygısıyla bugünün enerjisini tüketebilir.

Öte yandan, bütün stres kaynaklarını kişisel tutumlarımızla açıklamak da doğru değildir. Ekonomik güvencesizlik, adaletsiz çalışma koşulları, yoğun sorumluluklar ve sağlıksız ilişkiler karşısında yaşanan gerilim, yalnızca bireyin düşünce biçimini değiştirmesiyle ortadan kalkmaz. Dolayısıyla stresi yönetmek, bazen kendimizde bir şeyleri değiştirmeyi, bazen de bizi zorlayan koşullara karşı sınır koymayı ve değişim talep etmeyi gerektirir.

Belki de asıl mesele, hayatımızdaki bütün gerilimleri ortadan kaldırmak değil, hangilerini dönüştürebileceğimizi ve hangilerini olduğu gibi kabul etmemiz gerektiğini ayırt edebilmektir. Çünkü kontrol etme çabamız arttıkça, kontrol edemediğimiz şeyler karşısındaki çaresizliğimiz de büyüyebilir.

Stresi yönetmek, her koşulda sakin kalmayı başarmak ya da güçlü görünmek değildir. Kendi sınırlarımızı tanımak, ihtiyaçlarımızı fark etmek, gerektiğinde hayır diyebilmek ve kendimize karşı daha esnek olabilmektir. Bazen bir sorunu çözmek, bazen bir beklentiden vazgeçmek, bazen de yalnızca durup nefes almak gerekir.

Stresin karşısında kendimize sormamız gereken soru belki de şudur: Beni gerçekten yaşadığım koşullar mı yoruyor, yoksa o koşullar karşısında kendimden beklediklerim mi?

Bu sorunun yanıtı, stresle kurduğumuz ilişkiyi anlamak için bir başlangıç olabilir. Çünkü hayatın bütün yüklerini ortadan kaldıramasak da onları taşıma biçimimizi yeniden değerlendirebiliriz. Her şeyi kontrol edemeyiz; fakat neye ne kadar enerji ayıracağımızı, hangi mücadeleyi sürdüreceğimizi ve nerede kendimize alan açacağımızı öğrenebiliriz.

Stresi yönetmek, hayatı bütünüyle yönetmek değildir. Kendi iç dünyamızla, sınırlarımızla ve hayatın kaçınılmaz belirsizlikleriyle daha sağlıklı bir ilişki kurabilmektir.