Çanakkale’nin Ezine ilçesine bağlı Gökçebayır köyünde zeytin hasadı heyecanı törenle başlarken, bölgede yeni kurulan zeytinyağı tesisinin açılışı önemli açıklamalara sahne oldu. Davetli olarak açılışa katılan eski Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mustafa Cumhur Ersümer, üreticilerin sorunlarını dile getirerek hükümete çağrıda bulundu. Gökçebayır'da Ali Bayrak ve ailesi ile ortağı Göksel Serter tarafından üreticiye hizmet amacıyla kurulan zeytin tesisinin açılışına katılan Ersümer, zeytinde rekor beklentisi olduğunu ancak üreticinin fiyat belirsizliği nedeniyle büyük bir endişe taşıdığını vurguladı.
Zeytin sezonunun tabiat şartlarının elverişli gitmesi sayesinde çok iyi geçtiğini ve kuraklık yaşanmadığını belirten eski Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mustafa Cumhur Ersümer, “Tabiat şartları çok iyi gitti, susuzluk olmadı. Var senesi. İnşallah bir rekor kıracağız” dedi. Ancak hemen ardından duruma tepki gösteren Ersümer, “Fakat bakıyoruz ki hala zeytine de zeytinyağına da bir fiyat verilmedi” ifadelerini kullandı.
Üreticinin ezilmemesi gereken rakamları Ziraat Odası verileriyle açıklayan Ersümer, maliyetlerin ve geçim payının ortada olduğunu belirterek, "Maliyet zeytinde 74 TL, zeytinyağında 281 TL. Geçim payı konulduğunda üreticinin eline geçmesi gereken rakam zeytinde en az 96 TL, zeytinyağında 360 TL olmalı" şeklinde konuştu.
En sert eleştiriyi ithalat politikasına yönelten Ersümer, yerli üretici varken ithalatın konuşulmaması gerektiğini belirterek şu değerlendirmelerde bulundu; “Yapılacak iş meydanda; ithalatı kesecekler, ihracatın önünü açacaklar. İhraç ettikçe zeytinin kıymeti artacak. Zeytinyağı ithalatını unutması lazım hükümetimizin.”
Türkiye’de kişi başı tüketimin çok düşük olduğunu hatırlatan Ersümer, Avrupa Birliği’nin çifte standardına dikkat çekerek, “AB, Türkiye’ye 100 tonluk ihracat kotası veriyor, aynı AB Tunus’a 56 bin ton kota veriyor. Yani öyle bir farklılık var ki bu kotaların artırılması lazım. Ve ihracatçının da kendine göre problemleri var. Döviz rejiminin uygun olmadığından şikayet ediyor. Ama netice itibariyle öyle bir noktaya geliyoruz ki Akhisar'da zeytin toplamama kararı almışlar. Yani bu çok tehlikeli bir karar. Biz eğer ürünümüzü ağaçta bırakırsak hem kendimize hem ülkemize ciddi zararlar veririz. Ama bu tehlikeyi de veya böyle bir tavrı da hükümetimizin görüp bir an önce bu işlerle ilgili tedbirler alması lazım” dedi.
Saha çalışmalarına ve köyle olan bağlarına da değinen Ersümer, “Bizim işimiz size tercüman olmak. Olabildiğimiz yerlere bu bildiklerimizi paylaşarak yürümek. Şu anda biz kendi görevimizi böyle görüyoruz. Böyle de devam etmek niyetindeyiz” diyerek düşüncelerini aktardı. Tesisin kurulmasından duyduğu memnuniyeti dile getiren Ersümer, “Yani beş nesildir Gökçebayırlı ailenin çocuğu Ali Bayrak ve ailesinin ortağı Göksel Serter'in kendi köylerinde kendi hemşehrileriyle, kendi köylüleriyle birlikte çalışabilecek böyle bir tesisi yapmalarından çok mutlu oldum. Hayırlı bereketli olsun. İnşallah Gökçebayır'ın bütün zeytinleri, çevrenin bütün zeytinleri de bu fabrikada sıkılsın. Ali Bayrak'ın açıkladığı fiyatlar bayağı cazip inşallah. Herkes zeytini buraya getirir gibi geliyor bana” ifadelerini kullandı.
Gökçebayır'a gelirken duyduğu huzuru paylaşan Ersümer, sözlerini şöyle sürdürdü; “Tabii bir başka husus da şimdi ben Gökçebayır'a gelirken çok gönül rahatlığıyla geldim. Yani insan evine gider gibi geldim desem yeridir. Şimdi bizde bir laf vardır; 'Tarla da izi olmayanın harman da yüzü olmaz' derler. Tabii bunu seçimlerde kullandım ama şimdi seçim falan yok. Ben gelirken dostlar meclisine geldim. Onun için bunu rahatlıkla ifade ediyorum. Biz Gökçebayır'ın her şeyinde olduk. Suyunda olduk, yolunda olduk, elektriğinde olduk. Yani şunu söylemeye çalışıyorum. Biz Gökçebayır'ı kendi köyümüz kabul ettik. Muhtarımız zaten meslektaşımız. Şu anki muhtarımız. İnşallah imkan bulur da onunla da beraber çalışırız. Önceki muhtarımız ile ilgili de çok net ifade ediyorum; benim açık bir genel müdürün, idare başkanının söylediğim şey şuydu: 'Ne olur beni bu muhtardan kurtar.' Öylesine ısrarlı takipçi bir arkadaşımızdı. Zaten ben biraz önce Ziraat Odası başkanımıza da söyledim. Yani biz vesile oluyoruz. İnsanın hak ettiği imkanlara oluyoruz. Köyümüzün, şahıslarımızın biz de vesile oluyoruz. Allah hep vesile olmayı da nasip etsin diye de dua ediyoruz. Hocalarımızın ağzına sağlık. Ruhumuz temizlendi. Çok teşekkür ediyoruz. Lokmaları afiyetle yedik. Lokmacımızın da eline sağlık. Neden bu fabrikanın tekrar zeytin üreticimize, yöremize, Çanakkale'mize hepimize hayırlı olmasını diliyorum. Huzurlarından saygıyla ayrılıyorum. Sağ olun, var olun" dedi
Gökçebayır’ı kendi köyleri gibi gördüklerini vurgulayan Ersümer, “Biz Gökçebayır’ı kendi köyümüz kabul ettik” diyerek sözlerini tamamladı.
(ERHAN TAYLAN)