info@ozugurdanismanlik.com
Önümüz Kurban Bayramı... Kelime anlamı olarak "yaklaşmak" ve "yakınlaşmak" köklerinden gelen bu özel günler, genellikle sosyal dayanışma ve yardımlaşma üzerinden konuşulur. Ancak bir sosyolog ve aile danışmanı olarak ben, bu bayramda sizi biraz daha içe dönük, biraz daha sembolik bir "kurban" kavramı üzerinde düşünmeye davet etmek istiyorum.
Hayatımız boyunca farkında olmadan sırtımızda taşıdığımız, bize artık hizmet etmeyen, hatta yolumuzu tıkayan onlarca alışkanlığımız, davranış kalıbımız ve zihinsel yükümüz var. Peki, bu bayramda bir değişiklik yapıp; bizi aşağı çeken bu "görünmez yükleri" kurban etmeye ne dersiniz?
Yıllardır aynı tepkiyi verdiğiniz o tartışmalar, "asla yapamam" dediğiniz o korkular, başkalarının onayına endişeyle bağlı kalışınız gibi. Aslında hepsi zihnimizde besleyip büyüttüğümüz birer alışkanlık. Her zaman önemsediğim ve sık sık bahsettiğim Odak Değiştirme Yöntemi tam da burada devreye giriyor: Odağımızı bizi tüketen bu eski alışkanlıklardan çekip, bize yeni kapılar açacak olan "farkındalığa" çevirmek.
Bu bayramda şunları sembolik olarak "kurban etmeyi" seçebiliriz:
• Mükemmeliyetçilik Kaygısını: "Her şey kusursuz olmalı" diyerek hem kendimizi hem çevremizi yorduğumuz o baskıyı bırakmak. “Mükemmeliyetçilik” yerine “Yeterince İyi” kavramını hayatımıza dahil etmek ve harekete geçmek.
• Onay Beklentisini: Başkaları bizi yok saydığında hissettiğimiz o değersizlik duygusunu, yani "başkalarının gözünden kendimize bakma" alışkanlığını feda etmek. Kendi değerimizin farkında olarak ilerlemeye niyet etmek.
• Geçmişin Pişmanlıklarını: Sürekli "keşke" diyerek bugünün neşesini kurban etmek yerine, o pişmanlıkları bugünün bilgeliğine dönüştürmek. Geçmişin öğretilerini bir basamak olarak düşünüp, bize kazandırdıklarının üzerine çıkarak ilerlemeye devam etmek.
• Kurduğumuz İletişim Dilini: Öfkenin ve şiddetin hakim olduğu ve sevginin, şefkatin kurban edildiği iletişim dili yerine, “şiddetsiz iletişim” dilini geliştirerek sevgi ve şefkati ön plana çıkarmak. Sakin ve şefkatli dil konuşmayı alışkanlık haline getirmek.
Kurban etmek aslında bir şeyi daha yüce bir amaç için feda etmektir. Fiziksel olarak kurban ettiklerinizi ihtiyacı olan insanlarla paylaşırken, aynı zamanda da kendi huzurunuz, ruh sağlığınız ve kişisel gelişiminiz için işe yaramayan davranışlarınızı feda etmekten daha yüce bir hediye olabilir mi?
Eskimiş olanı hayatımızdan çıkarmadan, yeniye ve taze olana yer açamayız. Bu bayram, kesilen kurbanların paylaşılan bereketi gibi, biz de zihnimizdeki fazlalıklardan veya bize hizmet etmeyen alışkanlıklarımızdan kurtularak ruhumuzun bereketini artıralım.
Kendinize şu soruyu sorun: "Bu bayram, daha mutlu bir 'ben' için hangi alışkanlığımdan veya bakış açımdan vazgeçiyorum?" Kurban Bayramınız kutlu olsun!
www.ozugurdanismanlik.com
İnstagram : Koyde.birsosyolog