erhantaylan17@hotmail.com
Hayatta bazı insanlara hayranlık duyarsınız. Bunu yüksek sesle söylemezsiniz belki ama içinizde bir yerde, fark ettirmeden saygıyla eğilirsiniz onların karşısında. Çünkü bu çağda kolay fark edilmeyen, değeri çoğu zaman geç anlaşılan bir duruşları vardır.
Bu insanlar kalabalıklara yaslanmadan da ayakta durabilir. Yanlarında eşi dostu yokken bile varmış gibi davranırlar. Güçlerini çevrelerinden değil, karakterlerinden alırlar. Seslerini yükseltmeden konuşurlar. Gülümsemeleri, tevazuları ve kullandıkları üslup çoğu zaman her şeyden daha etkilidir.
Kendilerini kusursuz göstermeye çalışmazlar. Zayıf yanlarını saklamaz, eksiklerini gizlemezler. “Mükemmelim” iddiaları yoktur. Çünkü insan olmanın biraz da eksik olmakla mümkün olduğunu bilirler. Bu yüzden samimidirler, bu yüzden güven verirler.
Zamanın ne kadar kıymetli olduğunu bildikleri için dostlarının vaktini çalmazlar. Enerji tüketmez, insanı yormazlar. Konuşmaktan çok dinlemeyi tercih ederler. Her cümlenin merkezine kendilerini koymaz, saatlerce kendilerinden bahsetmezler.
İnsanlara makamına, unvanına ya da bulunduğu yere göre değil; onuruna göre yaklaşırlar. Birinin kim olduğundan çok, nasıl biri olduğuna bakarlar. Özür dilemeyi küçüklük saymaz, affetmeyi zayıflık olarak görmez, teşekkür etmeyi ihmal etmezler.
Herkesin her şeyi bildiğini iddia ettiği bu dönemde, rahatlıkla “bilmiyorum” diyebilirler. Bu onların eksikliği değil; bilgeliklerinin en sade göstergesidir.
Sokakta çöpünü yere atmayan, elinde taşıyan… Mağazada denediği kıyafeti yerine asan… Kimse görmezken de doğru olanı yapan insanlardır onlar. Küçük gibi görünen bu davranışlar, aslında karakterin en açık göstergesidir.
Sır saklamayı bilirler. Güvenilirdirler. Bugün öyle, yarın böyle olmazlar. Kendilerine sorulmadan akıl vermez, nasihat etmeyi marifet saymaz, eleştiriyi üstünlük olarak görmezler.
Adaletsizliği sadece kendi başlarına geldiğinde fark etmezler. Başkasının canı yandığında da hissederler. Empati onlar için bir kavram değil, bir yaşam biçimidir.
Ve belki de en önemlisi şudur. Dünyadan sessiz, naif ve zarif adımlarla geçerler. Gürültü yapmaz, iz bırakmak için çabalamazlar ama arkalarında derin bir saygı bırakırlar.
Ben işte bu insanlara hayranım.
Çünkü onlar, gerçekten insan olanlardır.
Hoşçakalın.....