yandexmetrikacounter
AK Parti Çanakkale’de Otorite Savaşı: Kim K | Çanakkale Olay
Erhan Taylan

erhantaylan17@hotmail.com

AK Parti Çanakkale’de Otorite Savaşı: Kim Kime Direniyor?

228

Bilindiği gibi Çanakkale AK Parti’de uzun süredir sular durulmuyor. Bu sürecin fitili, yeni atanan İl Başkanı Abdurrahman Kuzu’nun beş ilçe başkanını görevden almak istemesiyle ateşlendi. O günden bu yana yaşanan gelişmeler, parti içindeki gerilimin giderek büyüdüğünü ve siyasi gündemin merkezine yerleştiğini gösteriyor. Görevden alınması planlanan ilçe başkanları, koltuklarını bırakmak yerine direnç göstermeyi tercih etti. Hatta parti teamüllerini hiçe sayarak istifalarını vermediler. Genel merkezden gelen yöneticilerin çağrılarını dahi dikkate almamaları, yaşanan krizin sıradan bir teşkilat meselesi olmaktan çıktığını ortaya koydu.

Oysa AK Parti’nin kuruluşundan bu yana uygulanan gelenek bellidir. İl başkanları değiştiğinde, ilçe başkanları ve teşkilat yöneticileri yeni yönetime alan açmak adına bugüne kadar gerektiğinde görevlerinden ayrılmış, parti içi disiplin ve hiyerarşiye uygun hareket etmişlerdir. Çanakkale’de yaşanan bu tablo ise haftalardır çözülemeyen bir “yılan hikâyesine” dönüşmüş durumda.

Bu direniş ne anlama geliyor?

Bana göre yaşananlar, yalnızca görev değişikliği tartışması değildir. Bu durum, yeni il başkanına karşı açık bir başkaldırı görüntüsü vermektedir. İl Başkanı Kuzu görevden almak istiyor, beş ilçe başkanı ise direniyor. Parti içinde otorite tartışması yaşandığı ortadadır.

Üstelik bu süreçte kamuoyu önünde oluşturulmaya çalışılan algı da dikkat çekicidir. Yerel gazetelerde ve internet haber sitelerinde, görevden alınacak ilçe başkanlarının İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan’ın isteğiyle görevden alınacağı yönünde haberler dolaşıma sokuldu. Bazı çevreler, milletvekili Ayhan Gider’in ilçe başkanlarını koruduğu yönünde bir hava estirerek meseleyi kişiselleştirmeye çalıştı. Böylece Çanakkale’nin önemli siyasi aktörlerinden biri olan Bülent Turan hedef tahtasına oturtuldu ve kamuoyunda bir karalama kampanyası yürütüldü. Oysa bu tür girişimler, parti disiplini açısından son derece sorunludur. Parti içindeki bir anlaşmazlığı kamuoyu üzerinden yürütmek, kurumsal yapıya zarar vermekten başka bir sonuç doğurmaz. Burada yapılması gereken tek şey partinin kuruluş değerlerine aykırı hareket eden Cumhurbaşkanının Çanakkale’deki temsilcisi il başkanına tabiri cahise kafa tutmak disiplin sürecini getirmesi gerekir. Disiplin kurulunun çalıştığı siyasi partiler her daim sorunsuz bir şekilde çalışmalarını sürdürürler.

İl başkanının sessizliği tartışılıyor

Bu süreçte dikkat çeken bir diğer konu ise İl Başkanı Abdurrahman Kuzu’nun tutumu oldu. Kuzu, kendisine yönelik itibarsızlaştırma girişimlerine uzun süre sessiz kaldı. Daha sonra görevden alınması planlanan ilçe başkanlarını aylık olağan toplantıya davet etmedi, ardından Ayvalık’ta düzenlenen ve Teşkilat İşleri Başkanı Ahmet Büyükgümüş’ün katıldığı bölge toplantısına da götürmedi. Ancak 19 Mayıs’ta yapılan AK Parti MKYK toplantısında görevden almalar gündeme gelmeyince, ilçe başkanları görevlerine devam etti. Aynı gece ilçe başkanlarının ilçe binalarının fotoğraflarını sosyal medyada paylaşmaları, Kuzu’nun otoritesini tanımadıkları yönünde yorumlandı. Daha da ilginci, Kurban Bayramı’ndaki bayramlaşma töreninde İl Başkanı Kuzu ile görevden alınmak istenen ilçe başkanlarının yan yana oturup birlik ve beraberlik mesajları vermesi oldu. Bu görüntü, kamuoyunda “Madem sorun bu kadar büyük, neden çözülmüyor?” sorusunu gündeme getirdi.

Gelibolu iskelesi açılışı ve vefa tartışması

Geçtiğimiz Cumartesi günü Gelibolu GESTAŞ Feribot İskelesi’nin açılış törenindeydim. Törende Bülent Turan’ın telgrafının okunmaması kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Ancak yerel basında çıkan bazı haberlerde, projenin hayata geçirilmesinde emeği bulunan Bülent Turan ve Jülide İskenderoğlu’nun isimlerinin özellikle geri planda bırakıldığı yönünde değerlendirmeler yapıldı. Eski İl Başkanı ve AK Parti MKYK Üyesi Naim Makas ise farklı bir yaklaşım sergiledi. Makas, 2018 yılında temeli atılan projenin Ankara ve finansman ayağında büyük emekleri bulunan Bülent Turan ve Jülide İskenderoğlu’na teşekkür ederek önemli bir vefa örneği gösteriyordu.

Bülent Turan’ın çıkışı

Çanakkale gündeminde yaşanan bu gelişmelerin ardından İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan sessizliğini bozdu. Ezine heyeti ve AK Parti Çanakkale Milletvekili Jülide İskenderoğlu ile birlikte kameraların karşısına geçen Turan, Gelibolu Feribot İskelesi açılışında yaşanan eksikliklere ve bazı bürokratik yaklaşımlara dikkat çekerek önemli mesajlar verdi. Özellikle projelerde emeği bulunan isimlerin görmezden gelinmesine tepki gösteren Turan, siyasette vefa duygusunun önemine vurgu yaptı.

Turan açıklamasında, “Vefa ile büyür insanlar, vefa ile büyür siyasi hareketler. Siyaset vefa gerektirir, ahlak gerektirir, vebal gerektirir” ifadelerini kullanarak, yapılan hizmetlerde emeği geçen isimlerin unutulmaması gerektiğinden bahsediyordu. Ankara'dan yanklılanan bu sözler, yalnızca Gelibolu İskelesi açılışına yönelik bir değerlendirme olarak değil, son dönemde Çanakkale siyasetinde yaşanan tartışmalara yönelik güçlü bir mesaj olarak yorumlandı.

Siyasi çevrelerde geniş yankı uyandıran bu açıklama, parti içinde birlik ve beraberliğin yeniden tesis edilmesi yönünde güçlü bir çağrı olarak değerlendirildi. Turan’ın özellikle hizmet siyaseti, vefa duygusu ve siyasi ahlak vurgusu dikkat çekerken, kullandığı ifadeler Çanakkale siyasetinde son dönemde yaşanan tartışmalara yönelik net bir mesaj olarak kada geçti. Turan, açıklamalarında parti içindeki huzursuzlukların ve gereksiz polemiklerin artık sona ermesi gerektiğine dikkat çekerek, İl Başkanı Abdurrahman Kuzu’ya da açık bir çağrıda bulundu. Turan, “Bu tarz anlamsız kavgalara, polemiklere ve tartışmalara racon kesip ‘dur’ denmeli” ifadeleriyle parti içindeki tartışmaların büyümeden sonlandırılması gerektiğine vurgu yaptı. Bu sözler, teşkilat içerisinde yaşanan gerilimlerin çözümü konusunda il başkanlığına önemli bir sorumluluk yüklendiği şeklinde değerlendirildi.

Asıl mesele Çanakkale’nin geleceği

Sevgili okurlar gerçek şu ki, Çanakkale’nin enerji kaybettiği, yeni yatırım ve projelere her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyduğu bir dönemde parti içindeki bu çekişmeler yaşadğımız şehre zarar veriyor. Siyasi tartışmaların ve kişisel hesaplaşmaların gölgesinde kalmaması gereken asıl konu, Çanakkale’nin geleceği ve kente kazandırılacak yeni hizmetler olmasıdır.

Bugün geriye dönüp bakıldığında; 1915 Çanakkale Köprüsü, Malkara-Çanakkale Otoyolu, Troya Tüneli, Assos Tüneli, liman yatırımları, ulaşım projeleri, eğitim ve sağlık alanındaki birçok yatırım gibi dev eserlerin ortaya çıkmasında Ankara nezdinde yürütülen yoğun çalışmaların önemli bir payı olduğu görülmektedir. Bu süreçlerde dönemin milletvekilleri Bülent Turan ve Jülide İskenderoğlu’nun bakanlıklar ve ilgili kurumlarla kurduğu temaslar, Çanakkale’nin ihtiyaçlarının merkezi yönetime aktarılması açısından önemli bir rol üstlenmiştir. Bu nedenle yapılan hizmetlerin ve yatırımların siyasi görüşlerden bağımsız bir şekilde değerlendirilmesi gerekir.

Hangi partiden olursa olsun, milletvekillerinin, belediye başkanlarının ve siyasetçilerin seçim bölgelerine kazandırdığı hizmetler seçmen tarafından hiç bir zaman unutulmaz. Çünkü bu yatırımlar yalnızca bir dönemin siyasi başarısı olarak kalmaz; yıllarca vatandaşların hayatını kolaylaştıran kalıcı eserler olarak yaşamaya ve soluk almaya devam eder. Yapılan yollar, köprüler, tüneller, hastaneler, okullar ve kamu yatırımları bugün de kullanılmakta, yarın da kullanılmaya devam edecektir.

Bu nedenle geçmişte hangi partiden olursa olsun Çanakkale’ye hizmet etmiş isimlere karşı vefa duygusunun korunması, yapılan işlerin hakkının teslim edilmesi gerekir. Bir yatırımın hayata geçmesinde emeği bulunan kişilerin isimlerinin anılması, siyasi bir tercih değil, bir hakkaniyet meselesidir. Siyasette rekabet olabilir, görüş ayrılıkları yaşanabilir; ancak hizmet söz konusu olduğunda partili partisiz emeği geçen herkese teşekkür etmek kurumsal kültürün ve siyasi olgunluğun bir gereğidir.

Bugün kamuoyunda en çok merak edilen konulardan biri de budur. Çanakkale’ye kazandırılan önemli yatırımların ve bu yatırımlarda emeği bulunan isimlerin gündeme getirilmesinden kimler rahatsız oluyor? Yapılan hizmetlerin hatırlatılması neden bazı çevrelerde rahatsızlık oluşturuyor? Bu soruların cevabı yalnızca siyasi kulislerde değil, kamuoyunda da tartışılmaya devam ediyor ve etmeye devam edecektir.

Oysa Çanakkale’nin kaybedecek zamanı yoktur. Şehrin yeni yatırımlara, yeni projelere, güçlü bir siyasi birlikteliğe ve ortak hedeflere yürüyecek yeni projelere ihtiyacı vardır. Enerjinin parti içi tartışmalara değil, kentin kalkınmasına harcanması gerekmektedir. Çünkü vatandaşın beklentisi siyasi polemikler değil; iş, aş, yatırım, ulaşım, eğitim ve turizm alanlarında yeni kazanımlar elde edilmesidir. Çanakkale’nin geleceği ancak birlik, istişare ve hizmet odaklı bir anlayışla daha güçlü hale gelecektir.

Ben de buradan açıkça soruyorum? Çanakkale’ye kazandırılan birçok önemli yatırım ve hizmette imzası bulunan Bülent Turan’a yönelik yürütülen sistematik itibarsızlaştırma çabalarının arkasında kimler var? Bu süreçte kimler hangi rolü üstleniyor? Yaşanan tartışmaların amacı gerçekten parti içinde bir düzen ve birlik sağlamak mı, yoksa kişisel ve siyasi hesaplaşmaların zemini mi oluşturuluyor?

Siyasette eleştiri de olur, görüş ayrılıkları da yaşanır. Ancak yıllarca Çanakkale’ye hizmet etmiş isimler üzerinden yürütülen yıpratma kampanyalarının ne AK Partiye ne de kente bir fayda sağlamadığı ortadadır. Çanakkale kamuoyu artık kısır çekişmelerin değil, birlik ve hizmet odaklı siyasetin ön plana çıkmasını beklemektedir.

Sonuç olarak Çanakkale’nin ihtiyacı polemik, dedikodu ve iç çekişme değil; yatırım, hizmet ve ortak akıldır. AK Parti Çanakkale İl Başkanı Abdurrahman Kuzu’nun da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Çanakkale’deki temsilcisi olmanın sorumluluğuyla hareket ederek bu tartışmalara son verecek adımları atması, parti içindeki birlik ve beraberliği güçlendirmesi beklenmektedir. Çünkü bu süreçte kaybeden yalnızca siyasi aktörler ya da taraflar değil, hizmet bekleyen Çanakkale ve Çanakkaleliler olmaktadır.

Kalın sağlıcakla....