erhantaylan17@hotmail.com
Siyasette bazı isimler vardır; görev yaptıkları makamlarla değil, geride bıraktıkları eserlerle hatırlanır.
Bülent Turan’ın Çanakkale siyasetindeki hikayesine bugün biraz geriden bakıldığında, yalnızca bir milletvekilliği döneminden söz etmek mümkün değil. Bu hikayede Ankara’da güçlü temsil, yatırım takibi, ilçelerin taleplerini gündeme taşıma ve yıllarca süren projelerin sonuçlanması için verilen mücadele var.
1975 yılında Çanakkale’de doğan Bülent Turan, 24. dönemde İstanbul, 25, 26 ve 27. dönemlerde ise Çanakkale milletvekili olarak TBMM’de görev yapan Bülent Turan, 2015-2023 yılları arasında AK Parti Grup Başkanvekilliği görevini üstlendi. 2023 yılında Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan tarafından İçişleri Bakan Yardımcılığı görevine getirildi.
Ancak Çanakkale açısından Bülent Turan’ın siyasi geçmişini yalnızca görev unvanları üzerinden değerlendirmek eksik kalır. Çünkü bugün kentte konuşulan birçok büyük yatırımın geçmişinde onun ve beraber görev yaptığı Çanakkale Milletvekili Jülide İskenderoğlu’nun Ankara’daki takibi, ısrarı ve girişimleri Çanakkale’nin önünü açmıştır.
Çanakkale’nin kaderini değiştiren yatırımlar, onun milletvekilliği döneminde hız kazanarak birer birer hayata geçirildi.
Bugün Çanakkale denildiğinde akla gelen en büyük yatırımlardan biri 1915 Çanakkale Köprüsü. Köprü, yalnızca iki yakayı birbirine bağlayan bir ulaşım projesi değil; Çanakkale’nin turizmden tarıma, sanayiden lojistiğe kadar ekonomik geleceğini etkileyen stratejik bir yatırım olarak öne çıktı. Bülent Turan’ın milletvekilliği ve Grup Başkanvekilliği döneminde bu yatırım sürekli gündemde tutuldu. Bugün köprüden geçen her araç, yıllar önce verilen siyasi ve bürokratik mücadelenin somut sonucuyla karşılaşıyor.
Aynı dönemde Ezine Gıda İhtisas Organize Sanayi Bölgesi de Çanakkale’nin tarımsal üretimini sanayiyle buluşturacak önemli yatırımlardan biri olarak öne çıktı. Çanakkale’nin üretim gücünü katma değere dönüştürmek, tarımsal ürünlerin yalnızca ham madde olarak kalmamasını sağlamak ve yeni istihdam alanları oluşturmak açısından Ezine Gıda OSB, kentin ekonomik geleceği bakımından önemli bir eşik oldu.
Gelibolu için yıllardır beklenen yatırım: Liman
Bülent Turan’ın hizmet döneminde özellikle altı çizilmesi gereken yatırımlardan biri ise Gelibolu Liman Projesi. Çünkü bu proje yalnızca yeni bir iskele veya terminal meselesi değil. Gelibolu’nun yıllardır yaşadığı ulaşım ve trafik yoğunluğuna doğrudan dokunan, ilçenin geleceğini ilgilendiren büyük bir şehircilik yatırımı. Bu noktada dönemin Çanakkale Milletvekilleri Bülent Turan ve Jülide İskenderoğlu’nun birlikte verdiği mücadelenin ayrıca anılması gerektiğine inananlardanım.
Turan, 2023 yılında yaptığı bir açıklamada Gelibolu Limanı konusunda İskenderoğlu ile birlikte ısrarcı olduklarını ve süreci yakından takip ettiklerini açıkça ifade etmişti. Mahkeme süreçleri ve iptal başvuruları nedeniyle uzayan projede altyapının tamamlandığını, ardından üstyapı ihalesinin gerçekleştirileceğini duyurmuştu. Turan aynı açıklamasında hedefin, Gelibolu’nun tarihi dokusunu koruyarak trafik yoğunluğunu ilçe dışına taşımak olduğunu belirtmişti.
Ve bugün o yıllarda konuşulan yatırım artık hayatın içerisinde.
2026 yılında hizmete açılan yeni Gelibolu Feribot İskelesi, 43 bin metrekarelik alan üzerinde 4 yanaşma rampası, 115 TIR ve 340 araçlık park alanı ile Lapseki-Gelibolu hattında önemli bir ulaşım kapasitesi oluşturdu. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, yeni iskelenin araçlı ve yaya yolculara daha hızlı, konforlu ve güvenli hizmet sunacağını açıkladı. Bugün Lapseki ile Gelibolu arasındaki yoğun araç trafiğinin ilçenin merkezindeki baskısını azaltacak bu yatırımın önemini, Gelibolu’da yaşayan vatandaşın günlük hayatında görmek mümkün.
Bir liman yapılması sadece beton, rampa ve terminal inşa etmek değildir.
Bir ilçenin nefes almasını sağlamaktır.
Gelibolu açısından bakıldığında bu yatırımın değeri tam da burada ortaya çıkıyor.
Ankara’daki görev, Çanakkale’ye açılan kapı oldu
Bülent Turan’ın 2015-2023 yılları arasında AK Parti Grup Başkanvekilliği görevini yürütmesi, Çanakkale açısından ayrı bir avantajdı. Çünkü Grup Başkanvekilliği, yalnızca bir milletvekilliği görevi değil; Meclis çalışmalarının yönetiminde ve siyasi gündemin belirlenmesinde doğrudan sorumluluk taşıyan önemli bir görev. Turan’ın bu makamda bulunduğu yıllarda Çanakkale’nin yatırım dosyalarının Ankara’da gündemde tutulması, ilçelerin taleplerinin ilgili bakanlıklara aktarılması ve büyük projelerin takip edilmesi dikkat çekti.
Bülent Turan’ın siyasi anlayışının öne çıkan taraflarından biri de burada kendisini gösterdi;
Bir işi söylemekle bırakmamak, peşine düşmek.
Bir yatırımın temel atma törenine katılmak kolaydır. Asıl mesele, yıllar süren ihale, proje, izin, bürokrasi ve hukuki süreçlerin sonunda o yatırımın kapısını vatandaşa açabilmektir.
Gelibolu Limanı bunun en somut örneklerinden biridir.
İlçeleri Ankara’nın gündemine taşımak
Çanakkale’nin merkezden ibaret olmadığını kabul eden bir yatırım anlayışı da bu dönemin dikkat çeken taraflarından biri oldu.
Gelibolu’dan Lapseki’ye, Biga’dan Ezine’ye, Ayvacık’tan Bayramiç’e, Yenice’den Gökçeada ve Bozcaada’ya kadar kentin farklı noktalarında sağlık, ulaşım, eğitim, sanayi, enerji ve altyapı başlıkları yıllar boyunca yatırım gündeminde yer aldı.
Gelibolu’da doğal gazdan limana, hastanelerden ulaşım yatırımlarına kadar pek çok konu takip edildi. 2019 yılında Çanakkale Valiliği tarafından yapılan yatırım değerlendirme toplantısında da Bülent Turan ve Jülide İskenderoğlu’nun Gelibolu’daki yatırımlarla ilgili çalışmalarda yer aldığı gazete arşivlerine bakıldığında görülüyor. O dönem yenilenen feribot iskelesi ve Gelibolu’daki diğer yatırımlar da gündemin önemli başlıkları arasında bulunuyordu.
Jülide İskenderoğlu’nun TBMM konuşmalarında da Turan ile birlikte Çanakkale’nin ilçelerinde yürütülen sağlık, eğitim, OSB ve ulaşım yatırımlarına ilişkin değerlendirmeler yer aldı.
Bu nedenle Gelibolu Limanı’nı yalnızca tek bir kişinin hanesine yazmak yerine, dönemin siyasi temsilcileri Bülent Turan ve Jülide İskenderoğlu’nun birlikte takip ettiği, devletin ilgili kurumlarının ve çalışanlarının da katkısıyla tamamlanan büyük bir kamu yatırımı olarak değerlendirmek daha doğru olacaktır.
Ama şu da bir gerçek;
Siyasetçinin görevi, şehrin talebini Ankara’da duyurmak ve o talebin peşini bırakmamaktır.
Bugün görev alanına bakıldığında Çanakkale’den sonra şimdi Türkiye var.
2023 yılında İçişleri Bakan Yardımcılığı görevine getirilen Bülent Turan’ın sorumluluk alanı artık yalnızca Çanakkale ile sınırlı değil. Bugün Türkiye’nin iç güvenlik, kamu yönetimi, nüfus ve vatandaşlık hizmetleri, sivil toplumla ilişkiler ve farklı idari alanlarında sorumluluk üstlenen bir bakan yardımcısı olarak görev yapıyor.
Sayın Bülent Turan, Ankara’da yoğun temasların ve önemli sorumlulukların bulunduğu bu süreçte memleketini hiçbir zaman unutmadı. Üstlendiği makamın ve oturduğu koltuğun değil, vatandaşın ve Çanakkale’nin derdiyle dertlenmeyi önceleyen bir anlayışla hareket etti. Çanakkale’nin bir talebi, bir yatırımı, bir beklentisi olduğunda Ankara’daki görevlerinin yoğunluğuna rağmen kentin gündemini takip etmeyi sürdürdü.
Ankara’daki görevinin ve sorumluluklarının genişlemesi, onun Çanakkale ile olan bağının kopması anlamına gelmedi. Tam tersine, son dönemde kente ilişkin yatırım ve proje başlıklarının gündeme geldiği pek çok buluşmada Sayın Bülent Turan’ı yine Çanakkale’nin yanında görmek mümkün. Bir gün bir düğünde, başka bir gün bir dernek programında, bir açılışta, bir hemşehrisinin yanında ya da kentin önemli bir meselesinin konuşulduğu toplantıda… Onu yalnızca protokolde değil, vatandaşın arasında görmek mümkün.
Bence bir siyasetçi açısından asıl kıymetli olan da tam olarak burada başlıyor. Makamlar ve görevler değişebilir; ancak memleketle kurulan gönül bağı değişmiyorsa, o siyasetçinin şehriyle olan ilişkisi de devam ediyor demektir. Bülent Turan’ın Çanakkale ile bağını güçlü tutmasının en önemli göstergelerinden biri de bu; Ankara’da görev yaparken Çanakkale’yi unutmamak, Çanakkale’ye geldiğinde ise vatandaşla arasına makam koymamak.
Bu da bize siyasette memleket bağının makamla değil, bakış açısıyla ilgili olduğunu gösteriyor.
Asıl mesele makam değil, geride kalan eser
Bir siyasetçinin karnesi yalnızca kaç dönem milletvekili olduğuyla ölçülmez.
Kaç kez kürsüye çıktığıyla da ölçülmez.
Asıl ölçü, yıllar sonra vatandaşın hayatında neyin değiştiğidir.
Bugün 1915 Çanakkale Köprüsü var.
Ezine Gıda İhtisas OSB var.
İlçelerde yenilenen hastaneler, yollar, tüneller ve sağlık yatırımları var.
Ve bugün Gelibolu’da yıllarca beklenen liman projesi var.
Özellikle Gelibolu Limanı konusunda yıllar önce söylenen sözlerin bugün sahada karşılık bulması, siyasette takipçiliğin ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. 2023'te “trafik yoğunluğunu şehrin dışına alacağız” denilen proje, bugün yeni iskele ve terminal yatırımıyla birlikte Gelibolu’nun ulaşım geleceğinde somut bir karşılık bulmuş durumda.
Bence Bülent Turan’ın Çanakkale siyasetindeki en önemli mirası da burada aranmalı.
Çünkü siyaset gelip geçer.
Makamlar değişir.
Seçimler yapılır ve biter.
Ama yapılan yol kalır.
Hastane kalır.
Fabrika kalır.
Köprü kalır.
Liman kalır.
Ve en önemlisi, vatandaşın hayatını kolaylaştıran hizmet kalır.
Çanakkale’nin Ankara’daki güçlü sesi
Bülent Turan’ın siyasi hikayesine bugün baktığımda benim gördüğüm tablo şu;
Çanakkale’den çıkan, Ankara’da önemli görevler üstlenen ve bu görevleri sırasında memleketinin yatırım dosyalarını gündemde tutmaya çalışan bir siyasetçi.
Elbette her yatırımın arkasında tek bir isim yoktur. Devletin kurumları, bakanlıklar, bürokratlar, mühendisler, işçiler, yerel yöneticiler ve çok sayıda insanın emeği vardır.
Ancak o yatırımın dosyasını takip edecek, Ankara’da kapıları çalacak, ilgili bakanlıklarla görüşecek, gerektiğinde ısrar edecek siyasi temsilcilere de ihtiyaç vardır.
Bülent Turan’ın Çanakkale açısından öne çıkan tarafı, yıllarca bu siyasi takip görevini üstlenmiş olmasıdır.
Gelibolu Limanı bunun güçlü örneklerinden biri.
Ve bugün Gelibolu’nun trafiğini rahatlatacak, Lapseki-Gelibolu ulaşımını daha düzenli hale getirecek bu yatırımın karşısında durup geçmişe baktığımızda şunu söylemek mümkün;
Bir zamanlar Ankara’da “Bu liman yapılmalı” diye ısrar edilen dosya, bugün Gelibolu’da vatandaşın kullandığı bir hizmete dönüşmüş durumda.
İşte siyasetin gerçek karşılığı da budur.
Sözün esere, talebin yatırıma, yatırımın da vatandaşın hayatına dokunduğu yerde siyaset anlam kazanır.
Bülent Turan’ın Çanakkale hikâyesine bu pencereden bakıldığında geride sadece bir milletvekilliği veya bir Grup Başkanvekilliği dönemi değil; köprüleri, yolları, hastaneleri, OSB’leri, limanları ve Çanakkale’nin geleceğine dair atılmış büyük adımlarıyla hatırlanacak bir hizmet dönemi çıkıyor.
Ve belki de yıllar sonra geriye dönüp bakıldığında, makamların isimleri değil, bugün kullanılan eserler konuşulacak.
Çünkü iyi siyasetçinin en kalıcı imzası, attığı imza değil; memleketinde bıraktığı eserlerdir.
Kalın Sağlıcakla…